
Sivas İli Haliminhanı ve Hayranlı Yörelerinde devam eden fosil kazısı ve buluntuları konusunda Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Doç. Dr. Abdullatif ŞENER, Vali Veysel DALMAZ, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erksin GÜLEÇ tarafından bir basın toplantısı düzenledi.
Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıda yapılan kazılar hakkında bilgiler veren Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullatif ŞENER, kazıların Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erksin GÜLEÇ başkanlığında devam ettiğini hatırlattı. Mesleki bilgilerini Sivas’ta değerlendiren Prof. Dr. Erksin GÜLEÇ’e teşekkür eden Bakan ŞENER Sivas’ta 16 tane kazı yapılabilecek alan olduğunu ve en çok Hayranlı-Haliminhanı civarında kazılara yoğunlaşıldığını söyledi. Bölge kazılarında eserlerin yüzeye yakın olması nedeniyle kolay çalışılabildiğini ancak korunma riskini de beraberinde getirdiğini dile getiren Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Doç. Dr. Abdullatif ŞENER, “Yapılan kazılarda Anadolu’da yaşamayan pek çok hayvan iskeletine ulaşıldı. Bugün Dünya’da hiç bulunmayan 3 toynaklı atların yanı sıra zürafaların ataları ile filler, sırtlanlar, gergedanlar yörede bulunan fosiller” dedi. Bu hayvanların Sivas yöresinde yaşadığına dair ilk bulguların burada ortaya çıktığını vurgulayan Bakan ŞENER, fosil kalıntılarının Sivas Arkeoloji Müzesi’nde sergileneceğini kaydetti.
Eskiden yaşamış olan canlıları bir anlamda tekrar canlandırdıklarını ifade eden Prof. Dr. Erksin GÜLEÇ, zamanımızdan 10 milyon yıl önceki faunanın özelliklerini tanımak amacıyla kazılar yaptıklarını ve Haliminhanı’nın düzgün, korunmuş olan fosilleri bünyesinde barındırdığını söyledi. Kazı çalışmaları için uydu fotoğraflarından faydalandıklarını ve fosil potansiyelini araştırarak nokta saptama ile Haliminhanı, Hayranlı alanında çalışma başlattıklarını belirten Prof. Dr. Erksin GÜLEÇ, 10-15 kişilik ekiple 70’e yakın buluntu alanında çalışmalarının devam ettiğini dile getirdi. Fazla yağış olan ve sele kapılan alanda fosilleşme, taşlaşma imkanı bulan fil, zürafa, at, gergedan gibi hayvan kalıntılarının ülkede pek rastlanmayan fosiller olduğunu vurgulayan Prof. Dr. GÜLEÇ, enteresan bilgilere ulaştıklarını da söyledi. Bölgede zürafa, gergedan gibi kalıntıların olmasının şaşırtıcı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Erksin GÜLEÇ, en şaşırtıcı olan bulgunun ise üç toynaklı at olduğunu kaydetti. [/align]