|
TuRKLER
|
|
12-02-2005, 01:19 AM
Mesaj: #1
|
|||
|
|||
|
TuRKLER
Turklerden daha faziletli bir toplum gormedim. Oyuna ve eglenceye
vakitleri yoktur. (...) Yemeklerini cabuk ve konusmaksizin yerler. Yemek isteyen kim varsa; tanidik, yabanci ayrilmaz, sofraya cagrilir. (...) Askerler dahil sehirde silah tasimak yasaktir. Duello bilmezler; dovusmeyi medenu® terbiyeden mahrumiyet sayarlar. Arada kavga edenler cikar; fakat kavgayi devam ettirmeleri mumkun degildir; ilk gorenler derhal mudahale edip sustururlar. Zaten sehirlerde buyuk sukunet vardir. Kumar ve ickinin dinlerinde yasak olmasi kavga cikmamasinin sebeplerindendir. Ama icki icen, esrar ceken Turklere tesaduf edilir; cogu sosyal durumlarini bu sebeple kaybetmislerdir. Karaborsa ve tefecilik gunah ve mechuldur. (Cristobal de Villalon, s. 160-161) Bundan baska sunu soylemek istiyorum ki Turkler bir satoyu veya kaleyi aldiklari zaman her seyi ve resimleri bulduklari gibi aynen birakiyorlar, onlari tahrip etmek gibi bir u¢detleri asla yoktur. (Belon, s. 90) Turkler iyi niyetli insanlardir. Birbirlerine baglidirlar. Birbirlerine iyilik yapmaktan hoslanirlar. Bunlari Tanri-nin serefi icin yaziyorum; yoksa Turklerin bizim imanimizin disinda kaldiklarini biliyorum. (...) Turkler sozlerinin esiridirler. Ancak olu bir Turk sozunu tutmayabilir. Samimi ve sadik insanlardir. (Bertrandon de la Broquiu¨re) Turkler sokakta rastladiklari yazili kagida ve gule basmazlar; yerden alip bir duvarin ustune veya dibine koyarlar. (Busbecq) Turkler kimseyi Turk usulunce yasamaya zorlamazlar. Herkesin kendi mevzuati ile yasamasina musaade eder ve izin verirler. (Geoffroy, c.II, s. 180) isteyen Turk, gerek cuma, gerekse bayram namazinda, cami icinde veya avlusunda, cemaat ortasinda, dusmani kim ise ondan af diler. Affi yas ve makamca kucuk olan ister. Muhatabi, kesin sekilde ve cemaat onunde affettigini soylemeye mecburdur. Sonra elini opturur ve kucaklasirlar. Bir kere barismis olan iki dusman, eski anlasmazliklarindan dolayi birbirlerine kotuluk edemezler. Boyle bir seye cesaret eden kisi, hem toplumla, hem Allah-la alay etmis sayilir ve lanetlenir; fena muamele gorur, kendisine inanilmaz. (Villamont, s. 252) Sozu uzatmayalim; Sayin Yilmaz uztuna-nin Tarih Sohbetleri-nden (s. 286-290) derledigimiz yukaridaki satirlar XVI. yuzyilda Turkler arasinda bulunup da anilarini veya raporlarini yazan kimi seyyah, kimi diplomat, kimi asker, kimi esir gayrimuslimlere aittir. Dusmani olduklari bir toplum hakkinda kendi milletlerine karsi durust davranip sahih bilgiler vermeleri, hic suphesiz Turkler hakkinda iyi niyet beslemelerinin degil, objektif davranmalarinin bir sonucudur. Nitekim ayni yazarlar kitaplarinin bazi yerlerinde garazku¢r ifadelere de yer vermekten kacinmamislardir. Burada dikkatinizi cekmek istedigimiz husus, Turk milletinin toplumsal ahlak ve sosyal duzeninden bahsedilirken, hemen butun kaynaklarin ittifak ederek benzer seyleri soylemek zorunda kalmalaridir. simdi, soz konusu ettigimiz alintilar uzerinde ayri ayri dusunuldugunde, her bir uygulamanin XVI. yuzyili, yine Batililarin adlandirmasiyla neden Turk Asri yaptigi daha iyi anlasilir. O halde bu dedigimizi soyle okumak da mumkun: Nerede ve ne zaman olursa olsun, butun gelismeler, butun askeri ve siyasi basarilar, butun zenginlik ve refah, butun... butun... hep guzel ahlak ile ivme kazaniyor, onun sayesinde insanlik icin katma deger uretiyor. Peki o halde soru su: XVI. yuzyilda imrenilerek izlenen bu millet daha sonraki yuzyillarda ceste ceste nasil da inhirafa ugrayip toplumsal desenlerini kaybetti; nasil da asaletinden tavizler verip ahlak anlayisini degistirdi?!.. Faraza bu satirlari birer kez daha okuyup kendimizi tek tek degerlendirmeye alsak, acaba bizim hakkimizda yazilan bunca seyi yalanlamak icin cirpindigimiz sonucuna mi ulasiriz! Veya bir yabanci bu satirlardan yola cikarak Turkiye-ye gelse, yanlis bir seyahat yaptigina mi kanaat getirir!.. Eger oyleyse, Turk milletine, yerde buldugu kagidi veya gulu, ustune basilmasin diye bir duvar kovuguna koydurtan o rafine anlayisin neset ettigi ahlaku® degerlere ve irfanu® gelenege ne oldu?!.. Ben kendi hesabima cevreme bakiyorum, insanlari gozluyorum, haberlere kulak veriyorum ve sonra supheye dusuyorum; acaba atalarimiz hakkindaki butun bu yazilanlar mi yalan; yoksa biz mi onlarin torunlari degiliz?!.. Lutfen yukaridaki satirlari bir kez daha ve uzerine basa basa okuyun; cook farkli seyler bulacak, cook ayri yolculuklara cikacaksiniz!.. |
|||
|
12-05-2005, 12:10 PM
Mesaj: #2
|
|||
|
|||
|
sende en az bizim kadar biliyorsun yinede tekrarlamak istedim
bu gun medeniyet olarak kendini gosteren ve refeh icinde yoz bir hayati yasayan toplumlar bu refahi senelerce somurdukleri toplumlarin sayesinde elde etmislerdir. eskiden kolaydi savasip bir somurge elde edersin sanrada iliklerine kadar herseylerini alirsin simdilerde yontem degisti savasmak artik cok pahali bulunuyor yeni yontem kendi kulturunu ve yasam tarzini sisirirsisin buna ozenen toplumlara is yaramaz herturlu seyi oldukca pahaliya satarsin bunu yapmak icinde once toplumu yozlastirman gerekir bu isin baslangic noktasida herzaman dil olur |
|||
|
08-18-2008, 06:57 PM
Mesaj: #3
|
|||
|
|||
|
RE: TuRKLER
valla neydik ne olduk hep bu avrupalılk sevdası bizi yıktı işlerimize yabancı ülekleri karıştırnca onlarda bizi istedikleri gibi yönlndirdiler
uyan türk titre ve kendine gel... |
|||
|
|





