|
Öyle çok pazarlık ettimki seninle EY Rabbim!...
|
|
09-24-2008, 07:12 PM
Mesaj: #1
|
|||
|
|||
|
Öyle çok pazarlık ettimki seninle EY Rabbim!...
Öyle çok pazarlık ettim ki Seninle ey Rabb’im. Sen çağırınca, kendime >ayırdığım vakitlerden çalındığını düşündüm. Ezan okununca, sevdiklerimle >geçirdiğim zamanların azalmasından korktum. Vakit girince, içim “cız” etti >hep. Odamdan uzaklaştım, bıraktım işimi, bozdum keyfimi; öylece namaza >durdum. Ayak diredim, “az sonra kılsam da olur!” dedim. “Az sonra”larım >“çok sonralar”a döndü, geç kaldım, geç kalmaktan utanmadım. Sonunda >ayaklarımı sürüye sürüye vardım huzuruna. Pazarlığımı vaktin daralmışlığını >bahane ederek yeniden ileri sürdüm. Kaçıyordu namaz ya; o yüzden çabucak >kıldım, selam verdim, hemen kalktım, rahatladım. Oysa rahatlığı Sana >borçluyum. Ağrımayan her bir dişim kadar huzur borçluyum Sana. Damarlarımın >her bir noktasında pıhtılaşmayan kanım kadar sükûnet borçluyum Sana. >Tenimin kaşınmayan her bir >noktası kadar rahatlık borçluyum Sana. Dişlerim ağrıyacak olsa her biri >için harcayacağım zaman Senin. Kanım pıhtılaşıp damarlarım tıkanacak olsa, >her defasında ızdırap ve korkuyla geçireceğim saatlerin hepsi Senin. Tenim >her noktasında yırtılacakmış gibi acıyacak olsa, kendi kendime dar >geleceğim huzursuz günler Senin. >Gün oldu; usandım. Sabrımı tükettim; tükendim. Kendimi yontmaya >heveslendim. Benden istediğin zamanı çok gördüm. Benden istediğini, benim >için istediğini bile bile, huzurunda huzursuz durdum. Fazla buldum namazın >rekatlarını; kısaltmak için bahaneler aradım. Günümü delik deşik etmeni, >işimin arasına kesintiler sokmanı, hayatımın ortasına duraklar koymanı, >uykumu bölmeni lüzumsuz gördüm. “Beni bana bırak!”larla durdum huzuruna; >içim başka bir yerlerin türküsünü söylerken, ben seccadende, belki sadece >bedenimle, mıhlı kaldım. Oysa Sen, dileseydin dar edebilirdin zamanı >bana! Bir uçurumun dibine savrulmuş bir arabada çaresizce Sana yalvartıyor >olabilirdin beni. Korkulu bir savaşın orta yerinde ateş ve kan kusan >bombaların altında günümü de, işimi de, uykumu da, hatta rüyalarımı da >delik deşik etmelerini takdir edebilirdin. Düşmeyen bombalar kadar, uçuruma >savrulmayan arabalar kadar genişlik borçluyum Sana. >İçten pazarlıktı benimkisi. Öyle içten ki kendime bile söyleyemedim. >Gözlerimle birlikte gönlümü de secdene kilitlemeyi çok gördüm. Kendimi >sıfırlamayı, benliğimi hiçe indirgemeyi beceremedim. Ensemde kaderin >sıcacık nefesini hissedecek o teslimiyetin vadisine inemedim. Acelem vardı; >alnımı koyduğum gibi kaldırdım seccadeden. Bütün benliğimle aşağı inemedim. >İşim vardı, secdemi işime zaman kazandım. Secdeye kalbimi de sığdırmaya >çalışmadım. Uykum vardı, secdemi sığ bırakıp uykumu derinleştirdim. >İtirafımdır: Bencilliğimi de sırtıma alıp >rükûlarda eritemedim. Bedenim eğilirken huzurunda, “emrolunduğum gibi >dosdoğru olma”nın ağırlığını sırtıma almayı erteledim. “Sırası değil!”di; >“hele dur; sonra da olur!”du. En Sevgili’ni bir gecede ihtiyarlatan emri >üzerime alınmadım. >Sen dileseydin, çocuğumun cılız nabızlarının eşliğinde, loş ve neşesiz bir >yoğun bakım odasında, gözümü de gönlümü de, umutsuzca, çaresizce, >ürpertiyle, korkuyla bir monitörün ekranına kilitleyebilirdin. Dileseydin, >yeryüzünün sükûnetini bir anda kesip, küçücük bir duvar kıpırtısının >gölgesinde, mini mini bir sarsıntının beklentisi içinde saçlarıma aklar >düşürebilirdin. >İçten pazarlık mı denir buna? Sen bilirsin Seninle ettiğim pazarlığı. >Kendime sakladığım ve hatta kendimden de sakladığım sır bu. Dilime bile >değdirmekten korktuğum, ağzıma almaktan utandığım öyle bir sır işte. >Fısıldaması bile acı veriyor ya… Meselâ, uzayınca Fatiha, uzayınca sûre, >heceler sanki özgürlüğe giden yolu taşlar gibi kestikçe, “bitmez şimdi bu >namaz!” dediğim çok oldu. Ama içimden. Kimseler duymadı. >Bir Sen duydun beni ey Rabb’im. Sırrımı bir Sen bildin. Kendimi lüzumsuz >hissederken seccadenin üzerinde, dudağım anlamına yetişemediğim kelimeler >için oynarken, Sen beni söylediğimden fazlasıyla duydun, söyleyemediğimi >de, dile getiremediğimi de bildin. Ruhumu alıp uzaklara gittiğim halde, bir >bedenimi bıraktığım halde huzurunda, kovmadın beni, yakınlığında tuttun. >İtirafımdır; öyle anlatıldığı gibi özleyebilmeyi beceremedim henüz namazı… >“Aradan çıkarmaya çalıştığım” oldu namazı. Geçiştirdim namazı. Bir >“sorun”du çözdüm, hallettim. Selam verip sonra yaşamaya başladım… Yaşamayı >namazın içinde aramalıydım. Namazı yaşamanın içine sızdırmalıydım oysa. >Bilemedim. >Kafa tuttum, ayak diredim, pazarlık ettim; ama Sen utandırmadın, yine yine >yine huzuruna >aldın beni. Her secdede rahmetinle okşadın alnımı. Her rükûda “aferinler” >fısıldadın gönlüme. Her vakitte yeni bir sayfanın aklığına çağırdın ruhumu. >Yüzüme vurmadın. Azarlamadın. Aşağılamadın. Hepten umut kesmedin benden. >Yok saymadın. Utandırmadın. >Pazarlık ettiğimi Seninle bir Sen bildin ey Rabb’im. Kimselere söylemedin. >Sırdaşım Sensin, bir Sana açabilirim içimi, bir Senin beni ayıplamandan >korkmam. Ben işte böyleyim; yine “bana ait”lerin hesabındayım. Başka kime >söyleyeyim? Başka kimin anlayışından medet umayım? SENAİ DEMİRCİ |
|||
|
09-24-2008, 07:14 PM
Mesaj: #2
|
|||
|
|||
|
RE: Öyle çok pazarlık ettimki seninle EY Rabbim!...
Kafa tuttum, ayak diredim, pazarlık ettim; ama Sen utandırmadın, yine yine
>yine huzuruna >aldın beni. Her secdede rahmetinle okşadın alnımı. ........................................................................................................................ ALLAH Razi olsun agabey sinai beye ve size tesekkürler. |
|||
|
09-24-2008, 10:34 PM
Mesaj: #3
|
|||
|
|||
RE: Öyle çok pazarlık ettimki seninle EY Rabbim!...
(09-24-2008 07:14 PM)Mehmet kocsan Yazılan: Kafa tuttum, ayak diredim, pazarlık ettim; ama Sen utandırmadın, yine yine çok sağol mehmet kardeşim ALLAH senden de razı olsun |
|||
|
|
| Benzeyen Konular | |||||
| Konu: | Yazar | Cevaplar: | Görüntüleyenler: | Son Mesaj | |
| Yüreğim seninle mühürlensin | KAFKASKAR | 2 | 20 |
11-23-2008 10:48 PM Son Mesaj: KAFKASKAR |
|
| Güzeli Seven Güzel! Sana Feda Edeceğim Güzellikler Ver! | KAFKASKAR | 5 | 30 |
11-05-2008 08:45 PM Son Mesaj: KAFKASKAR |
|
| Güzel Ahlak Sahibi Olmalıyız | SABRİ KÖNTEK | 0 | 32 |
10-30-2008 12:39 AM Son Mesaj: SABRİ KÖNTEK |
|
| Kainatin en guzel ogretmeni! (a.s.v) | seyfofen | 4 | 125 |
10-26-2008 08:59 AM Son Mesaj: seyfofen |
|
| Allahın İkramına Talip Olmak Güzel Amelle Mümkündür | SABRİ KÖNTEK | 1 | 22 |
10-19-2008 09:47 PM Son Mesaj: O.K |
|
| Pir Sultan Da Namaz İbadeti | KAFKASKAR | 18 | 150 |
10-01-2008 11:28 PM Son Mesaj: KAFKASKAR |
|
| Beni kalbimin ellerine bırakma Ya Rabbi… | KAFKASKAR | 0 | 28 |
09-26-2008 10:16 AM Son Mesaj: KAFKASKAR |
|
| Biri Bizi Gözetliyor | KAFKASKAR | 0 | 40 |
09-21-2008 09:31 AM Son Mesaj: KAFKASKAR |
|
| güzel ahlak | BALACAN | 3 | 107 |
09-17-2008 11:26 PM Son Mesaj: bjk_sivas |
|
| PEYGAMBERİMİZ’İN GÜZEL AHLAKI | SABRİ KÖNTEK | 0 | 62 |
09-16-2008 11:58 PM Son Mesaj: SABRİ KÖNTEK |
|





