|
küçük kız
|
|
11-15-2007, 02:30 PM
Mesaj: #1
|
|||
|
|||
|
küçük kız
> >
> > > > > >Bülent, avucunu açmış kendisine doğru elini uzatan adama ters ters baktı. > > > > > >Elli yaşlarında gösteren adam, görmeye alıştığı hırpani kıyafetli > >dilencilere benzemiyordu. Üzerindeki giysiler eski fakat temizdi. Eli yüzü > >temiz ve sağlıklı görünüyordu. "Sapa sağlam adam gidip çalışacağına > > > > > >dileniyor, belki benden daha zengindir" diye düşündü. Zaten canı çok > >sıkkındı, birde sinirlenmişti. > > > > > > > > > > > >Alaycı bir ses tonuyla: > > > > > > > > > > > >- Ekmek parası mı istiyorsun ? diye sordu. > > > > > > > > > > > >- Hayır çikolata parası lazım! > > > > > > > > > > > >Bülent'in kızgınlığı şaşkınlığa döndü. Espri yeteneği olan dilencinin > >hali de başka oluyor diye düşündü. > > > > > > > > > > > >- Niye siz ekmek bulamayınca çikolata mı yiyorsunuz? > > > > > > > > > > > >- Hayır. Ekmek bulamadığımız günler genellikle bulgur pilavı yeriz, > >onu da bulamadıysak aç yatarız. > > > > > > > > > > > >Bülent adamın ciddi mi konuştuğunu yoksa dalga mı geçtiğini > >anlayamamıştı. > > > > > > > > > > > > > > >- Bu gün karnınız doydu üstüne tatlı mı istedi canınız? > > > > > > > > > > > >- Fakirin canı mı olur ki, tatlı istesin beyim. > > > > > > > > > > > >- Bu bir kamera şakası mı yoksa sen iş bulamamış stendapçı mısın? > > > > > > > > > > > >- Hiçbiri değil. Sadece fakirim. Bugün karımın doğum günü, ona > >çikolata götürmek istiyorum. > > > > > > > > > > > >- Doğum gününde yaş pasta alınır bildiğim kadarıyla. > > > > > > > > > > > >- O bizim için değil zenginler için. Otuz yıllık evliliğimiz boyunca > >ona bir kez bile yaş pasta alamadım. Ama her doğum gününde mutlaka > >çikolata götürdüm. Çikolatayı çok sever. > > > > > > > > > > > >Adamın söyledikleri Bülent'in dikkatini çekmişti. O akşam karısıyla > >kavga etmiş, kapıyı çarpıp kendini sokağa atmıştı. Arabasına da binmemiş > >sahile kadar yürümüştü. Denizi seyretmek de onu rahatlatmamıştı. Oysa > >eskiden denizi seyrederken çok rahatlardı. Dalgalar sıkıntısını alıp > >götürürdü. > > > > > > > > >Fakat karısının evde ağlıyor olduğunu bildiği için olsa gerek, hiçbir > >şey onu rahatlatmıyordu. > > > > > > > > > > > >Dilenciyle konuşurken biraz kafası dağılmıştı. "Acaba söyledikleri > >gerçek mi, yoksa uyduruyor mu" diye düşündü. > > > > > > > > > > > >- Cebinde bir çikolata alacak para yok mu şimdi? > > > > > > > > > > > >Bülent'in sorusu üzerine adam ceplerini boşalttı, bir nüfus > >cüzdanından başka bir şey çıkmadı. > > > > > > > > > > > >- Ben dilenci değilim. İşim yok. Günlük çalışırım, ne iş bulursam > >yaparım. Fakat bu gün bütün gün iş aradım, aksilik bu ya, hiçbir iş > >bulamadım. > > > > > > > > > > > >Bülent oturduğu bankı işaret ederek yer gösterdi. > > > > > > > > > > > >- Oturun biraz dertleşelim bari, dedi. > > > > > > > > > > > >Adam çekingen çekingen oturdu yanına. > > > > > > > > > > > >- Yokmu eşin dostun, borç alacak akraban? > > > > > > > > > > > >- Fakirin akrabaları da fakir olur beyim. Bulurlarsa kendi karınlarını > >doyururlar. > > > > > > > > > > > >- Dilenecek kadar çok mu seviyorsun karını ? > > > > > > > > > > > >- Hem de çok seviyorum. Otuz yılımı aydınlattı o benim. > > > > > > > > > > > >- Hımmmm. Aşk hemde otuz yıl süren aşk. Hayret doğrusu! Aşkın ömrü en > >fazla üç yıl diyorlar oysa. Sen otuz yıldan bahsediyorsun. > > > > > > > > > > > >- Evet. Geçen yıllar sevgimi azaltmadığı gibi artırdı. > > > > > > > > > > > >- Söyle o zaman nedir evlilikte mutluluğun sırrı? > > > > > >Söylediklerine bakılırsa sen mutluluğun formülünü bulmuş gibisin. > > > > > > > > > > > >- Ben ilkokulu bile bitirmedim. Öyle formül falan bilmem. > > > > > > > > > > > >- Formül dediysem kimya formülü sormuyorum canım. Bende altı yıllık > >evliyim. Sevdiğim kadınla evlendim, fakat mutlu değilim. Sürekli kavga > >ediyoruz. Daha iki saat önce kapıyı çarptım çıktım. > > > > > >Evimiz, arabamız, işimiz, gücümüz, her şeyimiz var, ama mutlu değiliz. > >Senin hiçbir şeyin yok, ama mutlusun. Para mı acaba bizi mutsuz eden? > > > > > > > > > > > >- Hiçbir şeyim yok mu? Hayır benim her şeyim var. Benim karım her > >şeyim. Sevgilim, eşim, arkadaşım, hayat yoldaşım. Hayatımı paylaştığım > >insandan daha değerli ve daha önemli ne olabilir ki dünyada? > > > > > >Sizin ev, araba, iş diye her şey dediğiniz şeylerdir aslında hiçbir > >şey olan. > > > > > > > > > > > >- Öyle deme, şu kadar varlığın içinde bile karım her şeyden şikayet > >ediyor. Bir de fakir olsam kim bilir ne olur? > > > > > > > > > > > >- Altın tasın, kan kusana faydası yoktur beyim. Sen kadın ruhunu hiç > >anlamamışsın. Hiçbir kadın iyi bir evde oturduğu, hergün çeşit çeşit > >yiyecekler yediği için mutlu olmaz. Bir kadın, kocasının her şeyi olduğunu > >bildiğinde ancak mutlu olur. > > > > > > > > > > > >- Sizin mutluluğunuzun sırrı bumu ? > > > > > > > > > > > >- Olabilir. Ben karıma değerli şeyler alamıyorum ama ona benim için ne > >kadar değerli olduğunu hissettiriyorum. O da çok mutlu oluyor. > > > > > > > > > > > >- Bir kadına değerli olduğunu nasıl hissettirilir? > > > > > > > > > > > >- Küçük kızı severek. > > > > > > > > > > > >- Küçük kız mı ? Hangi küçük kız ? > > > > > > > > > > > >- Yaşı kaç olursa olsun her kadının içinde hiç büyümeyen bir küçük kız > >vardır. O kızı ne kadar çok sever, ne kadar çok mutu edersen, o kadını da > >o kadar mutlu edersin. > > > > > > > > > > > >- Nasıl yani ? > > > > > > > > > > > >- Küçük kız neleri sever, nelerden hoşlanır bir düşünün. Küçük kızlar > >hep beğenilmek, ilgi görmek isterler. Güzel olduklarını duymaya > >bayılırlar. Kendilerine prensesmiş gibi davranılmasını beklerler. Küçük > >kızlar hep prenses olmayı hayal ederler. Sürprizlerden hoşlanırlar. Biraz > >şımartılmak isterler. Sevilmek ve sevildiklerini hep duymak isterler. > >İltifata doymaz küçük kızlar. Öyle değil mi? > > > > > > > > > > > >- Haklısın. Benim dört yaşımda bir kızım var. Adı Aylin. Her akşam > >boynuma sarılır "babacığım beni ne kadar seviyorsun?" diye sorar. > >Giysisini değiştirdiği zaman etrafımda "Baba güzel olmuş muyum?" diye > > > > > >sorar durur. Güzelsin demem de yetmez ona. " Harikasın prenses gibi > >olmuşsun" demeliyim. Dünyanın en güzel kızı demeliyim. > > > > > > > > > > > >- İşte kadınlar bir ömür boyu bunu duymak isterler. Ben elli yaşındaki > >karıma böyle davranıyorum. Ömrümüz olurda seksen, doksan yıl da yaşarsak > >ben ona böyle davranmaya devam edeceğim. Ona > > > > > >"bebeğim" diye hitap ediyorum çok hoşuna gidiyor. "Bebeğim bana bir > >çay yapar mısın?" dediğimde çay yapmak için nasıl koşturduğunu > >görmelisiniz. > > > > > > > > > > > > > > >- Hiç kavga etmezmisiniz siz? > > > > > > > > > > > >- Kavga evliliğin tadı tuzu. Arada biz de tartışırız. Küsüp barışmanın > >tadı ayrıdır. Benim karım bir keçi kadar inatçıdır. Onunla barışmak için > >uğraşmak ayrı bir keyif verir bana. > > > > > > > > > > > >- Benim eşim çok ciddi kadındır. Hiç küçük kız havası yok onda. > > > > > > > > > > > >- Küçük kızlar büyüdükleri zaman artık sevgi, ilgi istemeye utanırlar. > >En ciddi yada en yaşlı kadının bile o küçük kız mutlaka vardır. Yeter ki > >sen o tatlı kızı sevindirmeyi, mutlu etmeyi bil. Ve o küçük kızı asla > > > > > >aldatma. Yoksa bir daha sana güvenmez ve ne yaparsan yap hep kuşkuyla > >bakar. Küçük kızlar hem çabuk mutlu olurlar hemde çabuk kırılırlar. Çok > >narindir onlar. Hoyrat elleri sevmezler. Yumuşak > > > > > >dokunuşları severler. > > > > > > > > > > > >- Bu tavsiyeni deneyeceğim. Fakat her zaman yapabilir miyim > >bilmiyorum. Bazen işlerim çok yoğun oluyor o zaman eve çok yorgun > >gidiyorum. > > > > > > > > > > > >- Bu sadece bir bahane. O küçük kızı mutlu etmek dünyanın en kolay > >işi. Çoğu zaman birkaç tatlı söz yeterli olur. Sen o küçük kızı mutlu > >ettiğinde karşılığını fazlasıyla alırsın. Artık o seni rahat ettirmek > > > > > >için elinden gelen gayreti gösterir. Karısı mutlu olmayan erkek mutlu > >olamaz. Mutlu olmak isteyen erkek önce hayat arkadaşını mutlu etmelidir. > >Düşünsene somurtkan, mutsuz, sürekli söylenen biriyle yolculuğa çıksan ne > >kadar mutlu olabilirsin. > > > > > > > > > > > >- Haklısında bende bütün gün ailem için çalışıp yoruluyorum. > > > > > > > > > > > >- Yine para, yine dış sebepler. Evet para önemli ve gerekli ama > >kadınlar para için erkekleri sevmezler. Para geçici mutluluklar verir. > >Kadınlar hediye almayı severler. Paran varsa hediye al tabi. Ama > > > > > >hediyeyle mutlu olmasını bekleme. Hediyenin yanına sevgini katmazsan > >hediyenin bir anlamı yoktur. Benim hiçbir zaman çok param olmadı. Günlük > >kazandım günlük yedik. Bazen aç kaldığımız günler oldu. > > > > > >Hiçbir zaman karımın kulaklarına altın küpe takamadım ama her zaman > >aşk sözleri fısıldadım. Hiçbir zaman boynuna pırlanta gerdanlık alamadım > >ama hep öpücüklerle sevdim boynunu. Hiçbir zaman ona ipek elbiseler > > >giydiremedim ama kendi bedenimle ipek elbise gibi yumuşacık sardım > >bedenini ve mutlu ettim onu. > > > > > > > > > > > >Adam ayağa kalktı. > > > > > > > > > > > >- Bana müsaade, artık gitmeliyim, karım merak eder. Sende git evine > >küçük kızın gönlünü al, belki o küçük kız şimdi evde ağlayıp duruyordur. > > > > > > > > > > > >- Bülent de ayağa kalktı. Kuvvetlice elini sıktı. > > > > > > > > > > > >- Sizi tanıdığıma çok memnun oldum. > > > > > > > > > > > >Elini bıraktı koluna girdi. Yolun karşısındaki pastaneyi gösterdi. > > > > > > > > > > > >- Hadi gel eşin için şuradan çikolatalı pasta alalım, dedi. > > > > > > > > > > > >Pastayı aldılar. Adam hayatında ilk defa karısına yaş pasta götürmenin > >mutluluğuyla, bin > > > > > >bir teşekkür ederek evginin yolunu tuttu. Bülent de pastanenin > >yanındaki manavdan karısının en sevdiği meyvelerden aldı. > > > > > > > > > > > >Evine geldiğinde karısı şişmiş gözlerle mutfak masasında oturmuş su > >içiyordu. Bülent hiç konuşmadan meyveleri büyükçe bir tabağa döküp > >yıkadı., sonra eşinin önüne koydu. > > > > > > > > > > > >- Bunlar dünyanın en şanslı meyveleri, dedi. > > > > > > > > > > > >İnci hiç konuşmadı. > > > > > > > > > > > >- Sorsana "niye" diye. > > > > > > > > > > > >İnci kızgın kızgın: > > > > > > > > > > > >- Niye? Diye sordu. > > > > > > > > > > > >- Çünkü dünyanın en güzel ve en tatlı kadının midesine gidecek, dedi > >gayet ciddi bir ses tonuyla. İnci şaşırmıştı. Bir anda yüzünün ifadesi > > >yumuşamıştı. > > > > > > > > > > > >- Bunlar senin sevdiğin meyveler, senin için aldım. > > > > > > > > > > > >- Hayret bir şey! Her zaman kendi sevdiğin meyveleri alırdın. Benim > >hangi meyveleri sevdiğimi iyi hatırlamışsın. Aslında bu beklediğim > >istediğim bir şeydi. "bak senin sevdiğin meyveleri aldım" > > > > > >Ama şimdi kıymeti yok. Çünkü sana çok kırgınım, meyve alarak gönlümü > >alamazsın. > > > > > > > > > > > >- Özür dilerim seni kırdığım için. > > > > > > > > > > > >Sonra Bülent yere diz çöktü. > > > > > > > > > > > >- Cezam neyse razıyım. Ama bir tek şey istiyorum senden. Seni delice > > > > > >seven bu adamı senden mahrum etme. > > > > > > > > > > > >- Bülent yere çömelmiş, boynu bükük bir vaziyette çok komik görünüyordu. > > > > > > > > > > > >İnci kıkır kıkır gülmeye başladı. > > > > > > > > > > > >- Affetmek o kadar kolay değil. Bakalım hangi cezalara > >katlanabileceksin, dedi. > > > > > > > > > > > >Bülent işte o zaman ona muzip muzip bakan eşinin içinde sakladığı > >küçük kızı gördü. > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > >Bundan sonra her şey > > >daha farklı olacak diye düşündü. > > > |
|||
|
11-15-2007, 06:23 PM
Mesaj: #2
|
|||
|
|||
|
RE: küçük kız
Harıkaydı gercekten ellerıne saglık
|
|||
|
11-15-2007, 06:24 PM
Mesaj: #3
|
|||
|
|||
|
RE: küçük kız
vayyyyyy güzelmiş .... umarım içimdeki kücük kız hıc buyumez
|
|||
|
11-15-2007, 06:31 PM
(Bu Mesaj 11-15-2007 07:27 PM değiştirilmiştir. Değiştiren : dejavu_58_.)
Mesaj: #4
|
|||
|
|||
|
RE: küçük kız
Abi paylaşım icin tesekkür etmiştim bide biz erkeler icin uydurup bişy yaparsan
o zaman kulun kölen olurum![]() ![]()
|
|||
|
11-15-2007, 06:35 PM
Mesaj: #5
|
|||
|
|||
Cvp: küçük kız
dejavu_58_ Yazılan:Abi paylasım ıcın tesekkur etmıstım ama bıde bız erkekler ıcın boyle bısy uydursana ![]() ![]() |
|||
|
11-21-2007, 08:46 AM
Mesaj: #6
|
|||
|
|||
|
Cvp: küçük kız
teşekür ederim arkadaşlar
|
|||
|
|
| Benzeyen Konular | |||||
| Konu: | Yazar | Cevaplar: | Görüntüleyenler: | Son Mesaj | |
| Tarihte Bugün | imren | 0 | 5 |
Bugun 02:49 PM Son Mesaj: imren |
|
| Türklerin ahlakı üzerine çok güzel bir yazı | kadirhan58 | 3 | 61 |
11-01-2008 05:46 PM Son Mesaj: qönüL.yoRquNu |
|
| KAYBEDECEK KADAR BÜYÜK DEGİLSEN, KAZANACAK KADAR DA BÜYÜK DEGİLSİN | imren | 16 | 141 |
10-22-2008 10:03 AM Son Mesaj: imren |
|
| Asker kızından güzel bir yazı ... | kadirhan58 | 2 | 48 |
10-21-2008 07:54 PM Son Mesaj: candy |
|
| Bir kucak odun küçük bir ateşi söndürür büyük bir ateşi canlandırır. | KAFKASKAR | 4 | 37 |
10-20-2008 04:08 PM Son Mesaj: KAFKASKAR |
|
| Biz nebilek beyim büyükler bilir | O.K | 4 | 39 |
10-09-2008 08:09 PM Son Mesaj: O.K |
|
| 24 Oğuz boyu ve dört (büyük) kulüp ! | KAFKASKAR | 2 | 139 |
10-04-2008 06:43 AM Son Mesaj: KAFKASKAR |
|
| Kızıl Elma Ülküsü Nedir Ne Değildir | KAFKASKAR | 2 | 73 |
10-03-2008 07:57 PM Son Mesaj: KAFKASKAR |
|
| Büyük Önder Ayaklarinin ALTINI Öpüyorum | Mehmet kocsan | 0 | 28 |
09-03-2008 12:46 PM Son Mesaj: Mehmet kocsan |
|
| Tarihte Bugün | candy | 2 | 26 |
08-29-2008 08:41 AM Son Mesaj: candy |
|








o zaman kulun kölen olurum