|
HAYIRLI CUMALAR
|
|
01-04-2008, 08:46 AM
Mesaj: #19
|
|||
|
|||
|
Cvp: HAYIRLI CUMALAR
Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-dan rivâyet olunduğuna göre Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-Efendimiz Hazretleri buyurmuşlardır ki: "Cum'a gününde bir saat vardır. 'ın kullarından bir müslim namazda ve kıyamda iken Teâlâ'dan niyâz ile bir şey isteyip duâsı o saate tesadüf ederse teâlâ Hazretleri o kimsenin dileğini verir." Böyle buyurduktan sonra mübarek küçük parmağının ucuna işaret buyurdu. (11) Cum'a gününün içindeki saat, küçük parmağına nisbetle parmağın ufak ucu ne kadar ise, güne nis-betle o kadar az bir müddetdir ki o saat içinde her halde duâ müstecâb olur demektir. Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretleri: - 'Cum'a günü, ibâdet ve ezkâr ile mü'minle-rin kalbi mesrûr olacak bir bayram günüdür' (12) buyurmuşlardır. -"Size bir sûre haber vereyim mi ki, azameti semâ ile arz arasını doldurmuş, onu yetmişbin melek teşyî' etmiştir? O sûre Kehf süresidir. Kim cum'a günü bu sûreyi okursa onu öteki cum'aya kadar bu sûre ile mağfiret eder, sonunda üç gün de ziyâdesi vardır. Ve semâya ulaşan bir nûr verilir ve Deccal'in fitnesinden muhafaza edilir. Yatacağı vakit bu sûrenin sonundan beş âyet okuyan hıfz olunur ve gecenin istediği vaktinde kaldırılır." (13) "Ey Rabbim! Perşembe günü ümmetimin erkenden yaptığı işleri bereketli kıl." (14) Hadîsin şerhinde deniliyor ki, bugünün evvelinde bir ihtiyacını tedarik etmek, nikâh akdetmek ve bunun gibi mühim işler sünnettir. "Cum'a gününde; Yani perşembeyi cumaya bağlayan gece iki rek'at namaz kılıp Fâtiha'dan sonra onbir defa Zilzâl Sûresini okuyan kimseyi Teâlâ kabir azâbından ve kıyâmet korkularından emin kılar. " (15) "Şu duâ ile cum'a günü herhangi bir saatte dua edilirse sâhibine muhakkak icâbet olunur." (16) "Cum'a gününde bir saat vardır, mü'min bir kul namazda duâ ederken 'dan bir şey ister ve o saate denk gelirse muhakkak ona icâbet eder. Ashab-ı kirâm: 'Bu saat hangi saatdir yâ Resûlellah" dediklerinde: "İkindi namazı ile güneş batması arasındaki vakittir." buyurdular |
|||
|
01-04-2008, 08:52 AM
Mesaj: #20
|
|||
|
|||
|
Cvp: HAYIRLI CUMALAR
Cuma yazısı... Dedim: Çok yalnızım. Dedin: ... فَإِنِّي قَرِيبٌ Ben ki sana çok yakınım. Bakara-186. Dedim: Evet biliyorum sen bana yakınsın ama ben senden uzağım, keşke ben de sana yakın olabilseydim. Dedin: وَاذْكُر رَّبَّكَ فِي نَفْسِكَ تَضَرُّعاً وَخِيفَةً وَ دُونَ الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ بِالْغُدُوِّ وَالآصَالِ Rabbini sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Araf-205 Dedim: Buda senin yardımını ister Dedin: أَلَا تُحِبُّونَ أَن يَغْفِرَ اللَّهُ لَكُمْ ’ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Nur-22 Dedim: Tabii ki, beni affetmeni çok isterim. Dedin: وَاسْتَغْفِرُواْ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُواْ إِلَيْهِ (Öyleyse)Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin. Gerçekten benim rabbim, esirgeyendir, sevendir. Hud-90 Dedim: Çok günahkârım, bu kadar günahla ben ne yaparım? Dedin:أَلَمْ يَعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ هُوَ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِهِ 'ın, kullarının tövbesini kabul edeceğini.. ve 'ın tövbeyi çok kabul eden ve pek esirgeyen olduğunu hâlâ bilmezler mi? Tevbe-104. Dedim: Defalarca tövbe edip tövbemi bozdum, artık yüzüm kalmadı. Dedin: اللَّهِ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ (2) غَافِرِ الذَّنبِ وَقَابِلِ التَّوْبِِ aziz ve bilendir, o günahları bağışlayan ve kullarının tövbesini kabul edendir. Ğafir-2/3. Dedim: Bunca günahım var,hangisinin tövbesini yapayım?! Dedin: إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًا bütün günahları bağışlayandır. Zümer-53. Dedim: Yani yine gelsem yine beni bağışlar mısın? Dedin: وَ مَن يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ اللّهُ ’tan başka günahları bağışlayacak olan yoktur. Ali İmran-135. Dedim: Ne kadar güzelsin ’ım! Bilmiyorum bu sözlerin karşısında niçin böylesine içim içime sığmıyor ve erimeye başlıyorum, seni çok seviyorum. Dedin: إِنَّ اللّهَ يُحِبُّ التَّوَّابِينَ وَ يُحِبُّ الْمُتَطَهِّرِينَ Şüphesiz ki tövbe edenleri ve temizlenenleri sever. Birden “İlahım ve Rabbim benim senden başka kimim var” dedim. Sen de أَلَيْسَ اللَّهُ بِكَافٍ عَبْدَهُ “ kuluna yetmez mi?” (Zümer-36) dedin. Dedim: Sen ki beni bu kadar çok seviyorsun ve bana karşı bu kadar iyisin ben ne yapabilirim? Dedin: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اذْكُرُوا اللَّهَ ذِكْرًا كَثِيرًا (41) وَسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَأَصِيلًا (42) هُوَ الَّذِي يُصَلِّي عَلَيْكُمْ وَمَلَائِكَتُهُ لِيُخْرِجَكُم مِّنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ وَكَانَ بِالْمُؤْمِنِينَ رَحِيمًا Ey inananlar! 'ı çokça zikredin. Ve O'nu sabah-akşam tesbih edin. Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için üzerinize rahmetini gönderen Odur. Melekleri de size istiğfar eder. , müminlere karşı çok merhametlidir. Ahzap-41/43. Kendi kendime dedim: ’ım seni çok seviyorum |
|||
|
01-04-2008, 08:59 AM
Mesaj: #21
|
|||
|
|||
|
Cvp: HAYIRLI CUMALAR
Gül, aşkın mihrâbıdır Akrebin kıskacındaki” yelkovan yıllar yılı yüreğimizi hançerledi... Yelkovanla kol kola giren akrebin zehri “ruh kökümüze” kast etmek için kanımıza işlerken, zamana yenik düşmekten gözlerimiz terledi... Geceler gündüzleri işgal etti, kanadı kırık sevdalarımız umudunu yitirdi... Bütün bunlar, iç ve dış dünyamızda; ya Gül’ün hiç olmamasından veya “nesne” addedilip “özne” olma fonksiyonunun kalmamasından, ya da O’nun hayatımızda şeklî olarak bulunmasındandı... Hebâ olmuş dünlerin, katledilmiş bugünlerin yüzünü Gül’den ilhâm alarak yarınlarda güldürmek için “O”nu anlamaya ve hayatımıza taşımaya mecbûruz... Ertelenmiş hayâlleri, ipe çekilmiş ideâlleri, âşinâ olduğumuz melâlleri yeniden İslâm’ın cennet-âsâ iklimine erdirmek için Gül’e muhtâcız... Dalları kırılmış, ufku karanlıklarla sarılmış, yollarına tuzaklar serilmiş, umutları yorulmuş bir medeniyeti yeniden aşka getirmek için O’nu anlamaya mahkûmuz. Çünkü O, bizim için en doğru istikameti belirleyen yegâne rehber, dünya ve ukbâ saadetini bahşeden Tek Önder’dir... Çünkü O, doğruluğun ölçüsü ve Hakîkat’in öncüsüdür... Bu sebeple; O’nun her sözü, her hareketi ve her hedefi ümmet-i Muhammed’e istikamet belirleyen bir pusula olmalıdır... Hayatın mânâsını ve dînin muhtevâsını idrâk etmek isteyen O’nun sünnetine sarılmalıdır... Duâların müstecâp olmasını dileyen O’nun diliyle ve hâliyle Hakk’a yalvarmalıdır... Gül’le hemhâl olmak isteyen O’nun gölgesinde kalmalı, O’na dil-beste olanlar Muhabbetullah deryâsına dalmalı ve yaşayan ölüler Gül’ün aşkıyla canlanıp nefes almalıdır.. Çünkü O, “Âlemlere Rahmet” olması hasebiyle; bütün zamanları ve mekânları nurlandıran, kıyamete kadar ışık membaı olan bir îmân güneşidir. O’nun nûru; her çağda “yaşayan”, her devirde “yaşanan”, her mekânı “yaşatan” ve insanlığın bahtını aydınlatan bir sevgi ummânıdır... O; nûruna pervâne olduğumuz, hüzzamdan Hicaz’a yol bulduğumuz kâinatın en güzel bestesidir... O, vahyin canlı tefsiridir... O, Kur’ân’ın en doğru müfessiridir... O, İlâhî vahyi bizlere tebliğ eden, tebliğini en mükemmel bir biçimde davranışlarıyla temsil eden ve en doğru bir üslûpla telaffuz eden eşsiz bir ahlâk âbidesidir... Gül yaratanı kâinâta îlân eden birer îlân namedir, birer mektûptur, birer mektûbât-ı Samedâniyedir, güzele âşık insanoğluna birer rahmet mesajıdır, cemalperest insanlara gülen birer âyettir. Güller ve çiçekler, topraktan yürüyen ve ağacın bünyesinde derhal hayatla tanışan hayat sıfatına mazhar unsurların meyveye durmadan önceki son gülümseyişidir. Her gül bir mühür, imzâdır. Her bir gül, insan oğluna dostça uzatılmış, ’ın güzelliğini haykıran güler yüzlü birer şahâdet parmağıdır. Her bir gül, rahmet-i Rahmân’ın birer gülümsemesi, bir nakşı, bir mührüdür. Gül, İlâhî inşâ projesinin; mîmarı, mühendisi, mübelliği, mübeyyîni, mürebbîsi ve muâllimidir.... Bu sebeple; O’nu Hakk’ın işâret buyurduğu kıstaslarla idrâk etmemiz bir zarûret, O’nu doğru ölçülerle kavramamız bir mükellefiyet, O’nu hakkıyla anlamamız ise şartın ötesinde bir mecbûriyettir... Yâni Gül’ü anlamak; “akleden kalbimiz” için vazgeçilmez bir istikâmettir... Gül’ü anlamak; aklımızı kalbimize, kalbimizi de emr-i İlâhiye tâbî kılıp, akl-ı selîm, kalb-i selîm ve zevk-i selîm zâviyesinden hayata bakmaktır... Gül’ü anlamak; îmanla tenvîr edilmiş bilgiyle hâdiseleri yorumlamak ve çağın problemlerine yeni çözümler üretmektir... Gül’ü anlamak, “Oku” emrini kâmilen idrâk edip; irâdemizi, zihnimizi ve gönlümüzü nurlandırmak; insanı, eşyayı, hayatı, zamanı, varlığı “(cc) adıyla” ve “(cc) adına” Gül’ün baktığı gibi okumaktır... Gül’ü anlamak, hâl-i pür melâlimizin kemâlini zevâle döndürmek ve gözü yaşlı Hilâl’in zevâlini yeni bir müjdeli şafakla kemâle erdirmek için, madde ve mânâ planında her türlü zevâlden kemâle yol bulmaktır... O’nu anlamak; en olumsuz şartlarda bile fetih rüyâları görmek, şartlara teslim olmadan şartları teslim almaktır... Gül’ü anlamak, O’nun fizikî güzelliklerinin çok daha fevkinde olan ve O’nun esas farklılığını oluşturan; ahlâk ve karakterini, tâvır ve davranışlarını, akıl ve irâdesini, şuur ve muhâkemesini, düşünme ve kavrayışını rehber edinmektir. Çünkü O; Müslümanlar için; hem örnek, hem önder, hem ölçü, hem de öncüdür... Başkaları Gül’ü bir çiçek diye sever belki de... Ama biz, Gülü “Gül” olduğu için severiz... Bizim için; Gül sevgilidir, Gül güzelliktir, Gül coşkudur... Gül, esmânın eşyâya tecellisinin esrârıdır... Gül aşktır, Gül sevinçtir, Gül bahar muştusudur... Gül, ezelle ebet arasındaki bütün zamanların “En Güzeli”nden yansımalar taşıdığı için güzeldir... Ve katmer Gül; rengini şehit kanından, kokusunu Efendimiz(sav)’in mübârek teninden aldığı için çiçekler sultânıdır... Bu sebeple olsa gerek, Gül’ün kokusuyla kendimizden geçeriz... Gideriz bir başka âleme... Yol buluruz mâverâya... Biz Gül’e, Gülistanda açan katmer Güllere “Peygamberlik Gülzârının Eşsiz Gülü”nün remzi olduğu için vurgunuz... Gül’ü her kokladığımızda salavat getiririz, O’nun terinin kokusundan bir zerreyi teneffüs ettiğimizden... Gül’ü târife ne hâcet, Gül Sevdâyı Muhammedî’dir... Gül’ün sevdâsı kalbimizin hafî tepelerinde, ahfâ zirvelerinde sancak açmıştır... Ve bizler, gönlü Gülşen olan insanlara meftûn oluruz, Kainatın Solmayan Gülü’nün aşkıyla... Efendimiz’in sarığına ve sakalına verdiğimiz önem ve muhabbetin kat be kat fazlasını O’nun ahlâkını yaşamaya, tavsiyelerine uymaya ve muazzez hayatlarını örnek almaya hasretmemiz gerekirken, bunu yap/a/madığımız gibi hak etmeden şefaât beklemek ve şeklen taklit etmek kolaycılığına duçâr olduk asırlardır. Halbûki bizler, sâdece Efendimiz Aleyhisselâtü Vesselâm’ın tek bir emrine tâbî olabilseydik; “İki günü birbirine müsâvî olan Müslüman zarardadır” hadisini hayat düsturumuz hâline getirip O’nun gösterdiği hedefleri kavrayabilseydik ve O’nu gerçekten anlayabilseydik aslâ bugünkü halde olmazdık...alinti |
|||
|
01-04-2008, 09:01 AM
Mesaj: #22
|
|||
|
|||
|
Cvp: HAYIRLI CUMALAR
Ey tohumu açan ve içinden hayatı yeşillendiren Rabbim. Bizden tuba- i cennet olmayacak hiç bir tohum bırakma geriye. Geceyi gündüze dönüştürdüğün gibi cehennem zakkumlarını netice verecek anlarımızı mağfiretinle cennet ağacını netice veren tohumlar eyle. Huzurunda yüzümüzü kızartacak bir şey bırakma ki sana bakmaya yüzümüz olsun. Amin… |
|||
|
01-04-2008, 09:02 AM
Mesaj: #23
|
|||
|
|||
|
Cvp: HAYIRLI CUMALAR
Mezardakilerin pisman olduklari şeyler icin dünyadakiler birbirlerini yiyorlar |
|||
|
01-04-2008, 09:03 AM
Mesaj: #24
|
|||
|
|||
|
Cvp: HAYIRLI CUMALAR
Yemin olsun kıyamet gününe Yemin olsun kendini kınayan nefse ... İnsan zanneder mi ki başıboş bırakılacak ... Bütün bunları yapan ölüleri yeniden diriltemez mi? (Kıyamet: 1-2...36...40) |
|||
|
|
| Benzeyen Konular | |||||
| Konu: | Yazar | Cevaplar: | Görüntüleyenler: | Son Mesaj | |
| İŞTE JAPON KLİBİYLE TÜRKÇE ŞARKI GÖRMEZ OLSUN..... | ASİ MELEK | 5 | 82 |
10-03-2008 06:01 PM Son Mesaj: tariksizolmaz |
|
| kadir geceniz mübarek olsun | Güneş | 8 | 58 |
09-26-2008 09:51 PM Son Mesaj: naturel |
|
| İşte en yeni sıfır kilometre Kamyon Arkası Yazıları; | Emrullah | 8 | 235 |
09-19-2008 02:39 PM Son Mesaj: ASİ MELEK |
|
| 40 insan 700 bin karınca;nasiiiiiiiiiiii | namyelüs | 5 | 161 |
09-16-2008 11:19 AM Son Mesaj: kocak58 |
|
| sitemize yeni katılan arkadaşlar hoşgeldiniz.... | foruMeleği | 36 | 278 |
08-25-2008 01:48 PM Son Mesaj: imren |
|
| İnsan gibi insan olmak için. | KAFKASKAR | 9 | 185 |
08-05-2008 10:40 AM Son Mesaj: murti |
|
| MiRaÇ KAnDiLİnİz mÜbAreK OLSuN=)=)=) | manyaxız | 11 | 69 |
07-29-2008 09:04 PM Son Mesaj: slybey |
|
| Benzetmek gibi olsun | xxfiratxx | 0 | 40 |
07-26-2008 11:28 PM Son Mesaj: xxfiratxx |
|
| geçmiş olsun bjk_sivas | manyaxız | 9 | 178 |
06-29-2008 01:56 PM Son Mesaj: bjk_sivas |
|
| BABALAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN | Sabiha Serin | 7 | 96 |
06-15-2008 02:11 PM Son Mesaj: murti |
|





