| Yazar |
Mesaj |
BALACAN
Posting Freak
    
Mesajlar: 4,015
Grup: Kayıtlı
Katılım: Feb 2008
Statü:
Çevrimdışı
Karma Puanı: 17
|
ÇOCUKLSARDA GÖRÜLEN PSİKOLOJİK SORUNLAR
Gece-gündüz altına kaçırmalardan tırnak yemeğe, okul fobisinden saç çekiştirmeye dek, çocuklarda karşılaşılan sorunlar...
NTV — Çocuklarda değişik dönemlerde görülen psikolojik sorunlar birçok aileyi ne yapması gerektiği konusunda çaresiz bırakıyor. Tırnak yemek, saç koparmak, yalan söylemek, saldgırganlık, altını ıslatmak gibi problemlerin zamanında tanısının konulması ve tedavisi gerekiyor.
İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalı’ndan Klinik Psikolog Doç. Dr. Tülin Yurtbay, çocuklarda görülen uyum sorunları konusunda bilgiler verdi.
Doç. Dr. Tülin Yurtbay, gece-gündüz işemelerinin, çocuklarda en sık görülen uyum problemlerinin başında geldiğini söyledi. Doç. Yurtbay şunları söyledi: “Çocukta kesilmesi gereken yaşta işeme halen sürüyorsa, hiçbir gerekçe olmadan... Biz bunlara krimer işemeler diyoruz. Seconder olanlarda belli bir gerekçe nedeniyle çocuğun tuvalet kontrolünü kazandıktan sonra tekrar işemeye başlaması... Gece ya da gündüz işemeleri organik ve psikolojik nedenlerle oluşuyor. Psikolojik nedenlerine baktığımızda organik nedenler dışında eğer çocukta önce bir organik neden olup olmadığını araştırmak. Eğer organik bir nedeni yoksa, olayın psikolojik olduğunu düşünüp, bu yönde araştırmaya girişmekte yarar var. Kısaca özetlemek gerekirse, psikolojik nedenleri anneden ayrılma, yeni bir kardeş doğumu, katı tuvalet eğitimi, okula ya da yuvaya başlama veya çok sevdiği bir yakınından ayrılma, kazalar, operasyonlar gerekçeler arasındadır.”
DAYAKLA EĞİTİM OLMAZ...
Çocuğun altını kirletmemesi gereken yaş sınırı hakkında bilgi veren Tülin Yurtbay, şunları söyledi: “Çocuk işeme kontrolünü 3 yaş sonundan itibaren kazanmış oluyor. Altını kirletmeye baktığımızda ya da kaka kaçırma dediğimiz şeye, onu da iki yaş sonundan itibaren çocuk bu kontrolü kazanmış oluyor. Fakat 4-5 yaşına kadar zaman zaman çocukların gece ya da gündüz işemelerinin olduğunu görebiliyoruz. Olmaması için ailenin katı bir eğitim vermemesi gerekiyor. Çok erken yaşta tuvalet eğitimine başlamaması gerekiyor. Dayakla ya da bağırarak çocuğu cezalandırmaması gerekiyor.”
OKUL FOBİSİ
Okul korkusunun da çocuklarda görülen önemli problemler arasında yeraldığını belirten Tülin Yurtbay, şunları söyledi: “Okul korkusu genelde okuldan korkma, öğretmenden korkma gibi anlaşılıyor. Çocuk, kendisinin de bilmediği bir şeyden korkuyor adeta. Fakat genelde çocuğun anneden ayrılma sıkıntısı diyoruz biz buna. Ve bunun dışında daha başka şeylere baktığımızda çocuğun ailesiyle olan ilişkilerinde anne ya da babanın başına bir felaket gelebilir diye evden ayrılmamak. Bu yüzden sıkıntı çekmek, okula gitmek istememek. Kendi başına dışarıya çıktığı zaman bir felaket gelebilir diye kormak. Veya, çocuk dışarıya çıktığında panik halinde tekrar dışarıya çıkmak istememek, kendi başına bir felaket gelebileceğinden endişelenmek.”
TIRNAK YEME...
Ailelerin sık sık yakındığı diğer problemlerin de, çocukların, saç çekiştirme, tırnak yeme, yalan söyleme, arkadaşlarının eşyalarını izinsiz alma gibi davranışları olduğunu belirten Tülin Yurtbay, bunlara neden olan faktörler konusunda şöyle konuştu: “Saç yolma, tırnak yeme s aldırganlığa, agresyona giriyor aslında. Saldırganlık insanın doğuştan getirdiği bir davranış şekli. Fakat tabi ki biz insanlar ya da çocuklar diyelim, bunu yapıcı bir şekilde kullanabilirler. Fakat bazen bu saldırganlığın, dışa ya da kendine yöneldiğini görebiliyoruz. Ki, buna da biz ben’e yönelmiş ya da otoagresyon diyoruz, kendine yönelmiş bir saldırganlık. Burada tırnak yeme, daha küçük çocuklarda rastlanabilir fakat bu yetişkinliğe kadar sürdüğünde geriye dönüp baktığımızda, anne-çocuk ilişkisindeki bozukluğu görüyoruz. O zaman anne-çocuk ilişkisi yeterli duygusal iletişim kuramıyorsa çocuk annesiyle o zaman genelde bir güvensizlik duygusu oluşabiliyor.Bunun daha çok sıkıntıya girdiği zaman, diyelim ki sınavlar sırasında benzeri stres yaratan ortamlarda bu tırnak yemeyi sürdürüyor. Onun dışında saç yolma da pek sağlıklı olmayan bir süreç.”
SAÇ ÇEKİŞTİRME
Doç. Yurtbay, saç yolmaya ise özellikle kız çocuklarda rastlandığını söyledi. Yurtbay, şunları söyledi: “Bu çocukların büyük bir kısmının bunları bükerek çekerek koparıp, hatta yuttuğunu görüyoruz. Bu yutma neticesinde, bazı gastro sorunların ortaya çıktığını görebiliyoruz. Tabi bu çocukta uyum sırasında aşılamadığından, uyum bozuklukları diye adlandırdığımız safhada aşılamayıp, daha ileri yaşlara sarktığında, şizofreni başlangıcı olarak düşünebiliyoruz. Daha ağır bir sorun meydana çıktığında, ileri yaşlarda da bu sürüyor.”
BOŞANMANIN ÇOCUĞA ETKİSİ
Boşanmanın çocuklar üzerinde etkileri konusuna da değinen Tülin Yurtbay, şu bilgileri verdi: “Küçük yaşlardaki, 3-4 yaşındaki çocuk bunu algılayamıyor, gerçek olduğunu bilemiyor. Ve bu yaşlarda çocuk kendini suçluyor. Yani bu ayrılmanın ne olduğunu anlayamıyor. Fakat ileri yaşlarda, çocuk 9-12 yaşlarına geldiğinde kesinkes bu ayrılığın ne olduğunu anlayabiliyor. Fakat maalesef bu boşanmanın çocuklarda pek sağlıklı olmayan etkileri olabiliyor. Özellikle kız çocuklar, eş değişiminden, boşanmış anne babanın bir başkasıyla evlenmesinden daha çok etkileniyorlar. Genelde boşanma süreci ya da boşanma gerçekleştiğinde erkek çocuklar da bundan daha çok etkileniyor. Bu çocuklar, okulda başarısız, okuldan firar eden, toplum yaşamlarında içine kapanık ya da tamamen bunun tersi şekilde davranış bozukluğu gösteren çocuklar olarak görüyoruz.”
alıntı
HER KÖTÜ GÜNÜN SONU
İYİ GÜNÜN BAŞLANGICIDIR,
HAYATTA ÖYLE BİR YAŞAMALISIN Kİ
MEZAR KAZICI BİLE YASINI TUTMALI
En son düzenleme: 05-15-2008 01:36 PM KAFKASKAR.
|
|
| 02-07-2008 06:19 PM |
|
 |
BALACAN
Posting Freak
    
Mesajlar: 4,015
Grup: Kayıtlı
Katılım: Feb 2008
Statü:
Çevrimdışı
Karma Puanı: 17
|
Cvp: ÇOCUKLSARDA GÖRÜLEN PSİKOLOJİK SORUNLAR
okula yeni başlayan çocukta görülen karın ağrısı...
--------------------------------------------------------------------------------
Okula yeni başlayan çocuğunuz karın ve baş ağrısı, mide bulantısı gibi sorunlar yaşıyorsa, şikâyetlerinin nedeni fiziksel değil tamamen psikolojik olabilir..
Okula adapte olamayan çocukların bazılarında "okul korkusu" diyebileceğimiz bir sorun ortaya çıkar. Çocuk okula gitme konusunda isteksizlik gösterebilir. Hatta, kimi çocuklarda çok sık ağlamalar veya sabah okula giderken huysuzlanma, inatçılık yapma gibi şikayetler görülebilir. Okul korkusu bazı çocuklarda kusma, mide bulantısı, karın ağrısı, baş ağrısı ya da uykusuzluk gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Anne-babaların okula yeni başlayan çocuklarında gördükleri bu tip belirtileri yalnızca fiziksel bir rahatsızlık olarak değerlendirmemeleri, bunun okula adaptasyon güçlüğü nedeniyle ortaya çıkabilen psikolojik bir sorun da olabileceğini göz önünde bulundurmaları gerekir.
KURALLARA UYMAMA
Bunun dışında, okula gitme konusunda bir sorun yaşamadığı halde, okuldaki düzene uyum sağlamak konusunda sorun yaşayan çocuklar da vardır. Bu tip çocuklar okuldaki kurallara uyum sağlamada sorun yaşarlar. Bu davranışlarının altında aileye karşı öfke ve güvensizliği ifade etme isteği yatıyor olabilir. Ancak, gerek okul korkusu gerekse okul uyumsuzluğu konularında aile bir uzmandan yardım almalıdır. Çünkü okul yaşamının başlangıç döneminde bu tip sorunlar yaşayan çocukların tüm öğrenim yaşamları olumsuz etkilenebilir. Ayrıca, tamamen bu soruna bağlı olarak bir takım psikolojik sorunlar da ortaya çıkabilir...
HER KÖTÜ GÜNÜN SONU
İYİ GÜNÜN BAŞLANGICIDIR,
HAYATTA ÖYLE BİR YAŞAMALISIN Kİ
MEZAR KAZICI BİLE YASINI TUTMALI
|
|
| 02-07-2008 06:23 PM |
|
 |
BALACAN
Posting Freak
    
Mesajlar: 4,015
Grup: Kayıtlı
Katılım: Feb 2008
Statü:
Çevrimdışı
Karma Puanı: 17
|
Cvp: ÇOCUKLSARDA GÖRÜLEN PSİKOLOJİK SORUNLAR
HASTALIK DURUMUNDA ÇOCUKLARDA GELİŞEN PSİKOLOJİK SORUNLAR
Akut hastalık durumunda bedensel hastalığın şiddetine göre çocukta ağrı, uyku ve iştah bozuklukları oluşacaktır. Uygulanan tedavi çocuk için hoş olmayabilecek, çocukta tedirginlik, sinirlilik ve huy değişimi ortaya çıkacaktır. Bedensel hastalığı olan bebek, çocuk, ergen ve ailesinin ruhsal açıdan değerlendirilmesi ve desteklenmesi konsültasyon liyezon psikiyatrisinin ilgi alanına girmektedir.
Uzun süreli fiziksel hastalık; çocuğun içinde bulunduğu bilişsel, sosyal ve ruhsal gelişim evrelerine göre farklı etkiler yapar. Hastalık tanısını öğrenen çocuk değişik evrelerden geçer. İlk evrede şaşkınlık ve inkar, ikinci evrede ise kızgınlık ve içerleme görülür. Kendini suçlama, uyum sorunları ve depresyona kadar uzayan tepkiler ortaya çıkabilir. Gelişim dönemlerine göre hastalığa ve hastaneye yatışa tepkiler değişmektedir:
Bir yaşına kadar; anneden ayrılmaya, düzen değişikliklerine tepkiler, yeme ve uyku düzensizlikleri, anaklitik depresyon.
1-3 yaş; ayrılma anksiyetesi ile ilgili belirtiler (ağlama, tepinme, karşı koyma, aşırı uyum, içe kapanma ve psikosomatik belirtiler).
3-6 yaş; hasta olma, hastaneye yatma suçluluk, ceza, hastalık ve ölümle ilgili gerçekdışı fantezi ve korkulara neden olur, bedenlerine zarar verileceği kaygısı, terkedilme duyguları, regresyon ve saldırgan davranışlar görülebilir.
6-12 yaş; hasta olma, hastaneye yatma ilgilerinin azalmasına, ders başarılarının düşmesine neden olur. Hastalık ve sakat kalmayla ilgili kaygılar kendini beceriksiz ve farklı hissetme, tedaviye direnç ve saldırgan tutumlar, arkadaş ilişkilerinde soyutlanma, içe kapanma, depresyon, tikler, kekemelik gibi belirtiler görülebilir.
Ergenlik döneminde; hastaneye yatış bağımsızlığın engelenmesi olarak değerlendirilmekte, güvensizlik, yetersizlik, güçsüzlük duyguları, daha sonra da şiddetli depresyon ortaya çıkmaktadır.
Çocuğun hastaneye yatırılma zorunluluğu ortaya çıktığında çocuğun ruhsal gereksinimleri açısından, bebekler ve küçük çocuklar anneleri ile yatırılabilmelidir, ziyaret saatleri sınırlanmamalı, aile ile çocuğun birlikte olduğu süre artırılmaya çalışılmalıdır. Çocuğa yapılacak ağrılı işlemler anlayacağı bir dille anlatılmalı ve tepkisi hoş karşılanmalıdır. Bu sırada ailenin hastanede olması yeğlenmelidir. O anda olmasalar bile işlemden önce ya da sonra çocukla birlikte olmalıdırlar. Ailesi uzakta olan, ziyaretçisi olmayan çocuklar için telefon ile iletişim kurmaları sağlanabilir ya da sağlık çalışanlarından çocuğa yakın olan birinin ziyaretçi yerini alması istenebilir. Hastanede kalan ya da sık sık hastaneye gelen annelerin birbirleri ile görüşmelerine olanak sağlanmalıdır. Bu grup toplantıları biçiminde duygu ve deneyimleri paylaşmak şeklinde de olabilir.
Bir çocuğun ya da gencin diabet ya da kronik böbrek hastalığı gibi uzun süreli bir sağlık sorunu, yalnız kendisini değil; ailesini, okulunu, arkadaşlarını, öğretmenlerini ve hatta komşularını bile etkileyecek bir soruna dönüşebilmektedir. Bu nedenle doktor-hasta-aile işbirliği yanında hastanın eğitimi önem kazanmaktadır. Bu eğitim programlarında amaç hastalığın nedenleri ve tedavinin gereklilikleri hakkında hasta çocuğa bilgi vermek ve hastalığı boyunca ortaya çıkacak sorunlarla başa çıkma yollarını öğretmektir.
Bebeklerin ve küçük çocukların hastalık ve tedaviye ilişkin olayları akıllarında tutması söz konusu değildir. Yalnızca deneyimin izlenimlerini hatırlarında tutabilirler. Özellikle hastalığa ilişkin deneyim çok etkileyici ve yineleyici olduğunda bebeğe ve küçük çocuğa olumsuz etkileri olabilecektir.
Dokuz yaş altındaki çocuklar uzun süreli konuşmaları dinleyemezler. Bu nedenle destekleme gruplarında çocuklara resim çizdirilir, kukla oyunları gösterilir, eğitim amaçlı eğlenceli sahne oyunları düzenlenir. Hastalığın teknik yönleri grup içinde oyun şeklinde yaşatılır. "İçinde çok şeker olan yiyecekleri çizelim", "İçinde hiç şeker olmayanları çiz" gibi eğitim ve duyguların ifadesi için fırsatlar yaratılır. Çocukların yaşı büyüdükçe grubun niteliği değişir. Daha az oyun havasına bürünür.
Çocuklarında bir hastalık belirlenen anne baba da etkilenmekte ve belirli evreler geçirmektedirler. Başlangıçta çocuklarını hastalık nedeniyle kaybedecekleri kaygısı ile belirginleşen şok, akut korku ve anksiyete görülmektedir. Özellikle çocuğun dış görünüşünde hastalığa ilişkin bir belirti yoksa başlangıçtaki bu şok durumunu, tanıya inanmama ya da inkar etme izlemektedir. Bu belirtileri kızgınlık ve içerleme duygusu izlemekte, ardından da eşi ya da kendini suçlama ortaya çıkmaktadır. Sonuçta genel olarak durum kabullenilmekte, ancak çocuğun durumuna göre bir evreden diğerine gidip gelmeler olmaktadır.
Bu süreçte beklenen anne babanın bu evreleri kısa sürede atlatabilmesi ve çocuklarının tedavisi için hekimle işbirliğini sürdürmesidir. Tedavi ekibinin de çocuk ve ailenin ruhsal durumunun farkında olması gerekmektedir. Çocuğun ön plana alındığı ve önemsendiği hizmetlerde verim ve işbirliği artmaktadır
HER KÖTÜ GÜNÜN SONU
İYİ GÜNÜN BAŞLANGICIDIR,
HAYATTA ÖYLE BİR YAŞAMALISIN Kİ
MEZAR KAZICI BİLE YASINI TUTMALI
|
|
| 02-07-2008 06:27 PM |
|
 |
KAFKASKAR
Moderatör
    
Mesajlar: 13,286
Grup: Moderatörler
Katılım: Nov 2007
Statü:
Çevrimdışı
Karma Puanı: 26
|
Cvp: ÇOCUKLSARDA GÖRÜLEN PSİKOLOJİK SORUNLAR
ÇOK GÜZEL KONULAR EMEĞİNE SAĞLIK
TEYZOŞŞŞŞ
______________
Yalnız kurt’ların tunçtan göğüsleri nurlu iman dolu,
Yolları Sancaktar Kafkas Kartalı Şeyh Şamil’in yolu.
Kafkas halklarının haklı özgürlük davası adına,
Yok mu duası kabul olunacak bir Allahın kulu.
http://www.metinemlak.net
|
|
| 02-07-2008 06:45 PM |
|
 |
Forum sistemimiz
MyBB Grup tarafından kodlanmıştır ve
MyBB tarafından Türkçe'ye çevrilmiştir.