Sivas - Sivasliyiz.Com

Tam Görünüm: akreple yelkovan....harika bir hikaye okunmaya deger bence
Şu Anda Hafifleştirilmiş Görüntüleme Modundasınız. Tam Görünüm Modu için, Buraya Tıklayın
Yelkovanin hizina yetisemiyor cokca zaman zavalli akrep. Yelkovan hizla kosup done dursun cemberi, akrep bir arpa boyu yol alamiyor bu zaman yarisinda. Ona hicbir zaman yetisemeyecegini anlayinca, iyice bir savsakliyor akrep, kizdiriyor yelkovani- Yelkovan bu, durmak nedir yorulmak nedir bilmez! ittirmeye basliyor arkasindan akrebi. Bir muddet sonra sirtliyor onu. Tasiyor bir an icin- O an, yelkovanla akrebin kucaklasma anidir iste- Birbirlerine muhtacliklarini, ayri dustuklerinde yoksunluklarini ve aslinda birbirlerini tamamladiklarini anladiklari an- Biri olmazsa digerinin hicbir anlam tasimayacagi gercegiyle yuzlestikleri an- Zaten dogru degil midir ki hep calisan, magrur yelkovandansa, yorgun, tembel, yavas akrebin isminin daha bir siklikla zikredildigi? Birbirlerine bagli olmasalar, kiskancliktan birbirlerinin gozunu oyarlardi herhalde. Ama ne mutlu ki farkindalar; Akrep olurse yelkovan da olecek, yelkovan olurse akrep de can verecek- Akreple yelkovanin asksa aski; sadakatse sadakati; mecburiyetse mecburiyeti boyle bir sey iste- Dogru bir ifadeyle; "VARLIgI YAKAN, YOKLUgU YOK EDEN" bir baglilik-

***

Tam karsimdaki masada oturuyordun. Yanindakiler durmaksizin bir seyler anlatiyorlardi sana. ilgini toplayip onlari dinleyemiyor gibiydin- Gozlerin saga sola kayiyor, ara sira soyle derin bir nefes alip icini cekiyordun. O gun bambaskaydin. Bambaska bir hava esiyordu etrafinda. Bambaska, tarifsiz bir sihirle cepecevre kusatilmis gibiydin. iste o an, gozlerin benden yana cevrildiler. Bakislarimiz bulusup kenetlenmisti. Bu cekim alanindan kendimi kurtarmak istiyor ama tutsak gozlerime sozumu geciremiyordum. Bir hipnoz, bir buyu ya da daha ote bir gizli guc-sonrasi sonsuzluk olan- Kiliseden yukselen can sesi, bir yildirim dusmesi ya da bir lisenin teneffus zili, fark eder mi, bir tanesi sonlandirmisti bu yogunlugu. Kalkip ayri kapilara yonelmistik. Bizim secimimizdi farkli yollari secmek- Bizim secimimizdi konusmadan anlasmak- Boyle olmasi gerektigine inaniyorduk. Boyle olmaliydi- Yalana ne gerek!- Buna mecburduk! Belki farkli zamanlarda goz acisimizdan hayata, belki yanlis bir yerde bakislarimizin kesismesinden, belki digerlerinin bizden guclu oldugunu bilmektendi vuslatsizlik- Dupeduz korkuyorduk. Ondandi benim kekeleyislerim, ondandi senin her daim mahcup edan- Baglanmistik ama gunahti birlesmemiz. Baglanmistik ama golgesi olamiyorduk birbirimizin. Teget geciyordu siluetlerimiz. Yasakti. imkansizdi.
Nasil ki akreple yelkovan el ele verip uzaklasamazlarsa bu diyarlardan, mecburiyet varsa, canlarinin bir kosesi mizrakla delinmis ve baglanmisken birbirlerine, yine de kavusamiyorlarsa; oyle bir seydi yasadigimiz- Karanlik gecelerde yalnizca seslerimiz bulusabiliyordu kuytularda, biz refakat edemiyorduk onlara. Ben umudun sarkisini mirildaniyordum, sen imkansizligin- Cesur olan bendim galiba. Sen sondurdukce, ben kullerinden doguruyordum umit kivilcimlarini- Sen yine sonduruyordun sonra onlari. Atesten korkuyordun. Atesimden korkuyordun! Ortacagdaki hapishanelerin yahut mahzenlerdeki zindanlarin duvarlarini susleyen, gorkemli lakin urkutucu mesalelere benzetiyordun atesimi. Atesi icinde hissetmenin, prangalara vurulmak, dahasi linc edilmek anlamina geldigini biliyordun. Oysa prangalara da vurulsak, umudu var edebilirdik dogan yeni gunlerde- Sevmenin suc olmadigi, esaret gerektirmedigi ulkeleri de yaziyordu kitaplar. Kitaplar ki sayfalarca okudugum, adindaki harflerin mukemmelligini ve tilsimini cozmeye calistigim yegane kaynakcam- Raziydim ben prangalara da, tutsakliga da, giyotine de- Ya da bir omur boyu kacak hayati surmeye raziydim; her daim o digerlerinin baskisini ve solugunu hissetmek pahasina omzumda- Kacsak, belki bulabilirdik cenneti. Belki takip etsek o beyaz kuslari, erebilirdik huzura-
Uykusuzlugu, sarkilari, sairin bahsettigi mecburlugu, aci kahveleri, mimozalari, "yesili" ya da ruyalari paylasabilirdik, buna benim kadar inansan-
Ama yenememistin bir turlu gelecek kaygisini, golgelerimizin uymadigini soyleyenlerin sozlerine kulak tikayamamistin ve vazgecememistin parmaklarini kuturdetmekten- Ben seni hic ozleyememistim yahut cildirmistim ozlemekten- Sen, bir elinde uzak diyarlara seyahat belgen -ya da kacisin, dikildigin vakit karsima, fark ettiysen "elveda" dememistim sana. uunku yelkovanla akrep ayrilamazdi birbirinden- Yelkovan uzaklastigini sana dursun, volta atmaktan otesini yapamazdi akrebin etrafinda. Ve sevgi, gecmise isik tutmaktansa, gelecekle ilgilenirdi. Yelkovan bir bunu bilemedi- Oysa akrebin tek istedigi, yelkovanin "belki yine gelirim" demeyecegi bir gelecekti-
uunku yelkovan, er gec gelecekti-
Referans Adresler