03-30-2007, 04:11 PM
Resul-i Ekrem-in (a.s.m.) vefat edecegi gun sabah vakti, kendisinde bir hafiflik goruldu. Yanindakiler sevinerek, iyidir diye ayrilip islerine gittiler. Yaninda yalniz kadinlar kaldi. Boyle umitle ferahlik arasinda iken Resul-i Ekrem (a.s.m.):
- Kadinlar ciksin, bu melek yanima girmek istiyor, dedi.
Herkes cikti, yalniz Hz. Aise kalmisti. Resul-i Ekrem-in (a.s.m.) basi onun kucagindaydi. Melegi karsilamak uzere Efendimiz (a.s.m.) oturdu. O da evin bir kosesine cekilmisti.
Bir muddet melekle konustuktan sonra tekrar uise Validemizi cagirdi ve basini onun kucagina koydu. Kadinlara da iceri girmelerini soyledi. Hz. Aise, Resul-i Ekrem-e (a.s.m.):
- Bu melek, Hz. Cebrail-e (a.s.) benzemiyordu, dedi.
Resul-i Ekrem (a.s.m.) soyle buyurdu:
- Evet, ya Aise, bu, olum melegi idi. Bana geldi ve -Allahu Teala beni sana gonderdi ve iznin olmadan yanina girmememi emretti. izin vermezsen geri donerim, izin verirsen girerim. Ve yine sen musaade etmeden ruhunu almamami bana emretti. Emrin nedir?- diye sordu. Ben de kendisine -Cebrail gelinceye kadar benden uzaklas- dedim. iste simdi Cebrail-in gelme saatidir.
Hz. Aise bunun uzerine, -Ne bir fikir yurutecek ne de bir cevaba muktedir olacak durumda idik. Buyuk bir felaketle karsilasmis olarak dehset icinde kaldik. isin onemine binaen kimsenin agzindan ses cikmiyor, ehl-i beyt dehset icinde bekliyordu. Tam bu sirada Hz. Cebrail-in (a.s.) kapiya geldigini anladim. Selam verdi, kadinlar cikti. Hz. Cebrail (a.s.) girdi ve Resul-i Ekrem-e:
- Allah Teala-nin sana selami vardir, kendini nasil buldugunu sana soruyor. suphesiz O, senin nasil oldugunu daha iyi bilir, ancak senin kerem ve serefini artirmayi ve ummetin arasinda ornek olmayi kast etmistir, dedi.
Resul-i Ekrem (a.s.m.):
- Kendimi sancilar icinde buluyorum, dedi. Hz. Cebrail de (a.s.):
- Sana mujde olsun! Allah Teala seni vaat ettigi mevkilere yukseltmek icin bu aci ve sancilari sana vermistir, dedi. Resul-i Ekrem (a.s.m.):
- Ey Cebrail, olum melegi yanima girmek icin izin istedi, dedi ve olayi anlatti. Hz. Cebrail (a.s.):
- Ya Resulallah, Rabbin sana mustaktir, senden baska hic kimseden boyle bir musaade istememis ve istemeyecektir. Allah Teala boylece senin serefini tamamlamak istiyor, dedi. Resul-i Ekrem:
- O halde Azrail gelinceye kadar ayrilma, dedi. Kadinlarin iceri girmesine izin verildi. Resul-i Ekrem, Hz. Fatima-ya:
- Yaklas, diye buyurdu. Hz. Fatima Resul-u Ekrem-e dogru egildi. Efendimiz (a.s.m.) ona gizlice bir seyler soyledi ve gozleri yasli olarak basini kaldirdi. Resul-i Ekrem tekrar Hz. Fatima-ya:
- Yaklas, diye buyurdu. Bu defa da kulagina bir seyler fisildadi ve Hz. Fatima gulumseyerek basini kaldirdi.
Tabii bu durum, Hz. Aise basta olmak uzere odadaki kadinlari meraklandirdi. Hz. Aise sonra bir firsatinda Hz. Fatima-ya bu durumu sordu. O da:
- Birinci seferinde Resul-i Ekrem (a.s.m.) bana, -Ben bugun oluyorum- diye buyurdu ve ona agladim. ikinci seferinde, -Ben Allah-a dua ettim; ehl-i beytimden ilk olarak seni bana ulastirmasini ve seni benimle bir arada bulundurmasini istedim- seklinde buyurdu, buna da guldum, dedi ve ogullarini kendisine cekerek baslarini kokladi.
Tam bu sirada olum melegi geldi, selam verdi ve iceri girmek icin izin istedi. izin verildi, iceri girdi ve:
- Ya Muhammed, ne emrediyorsun, diye sordu. Resul-i Ekrem (a.s.m.):
- su anda beni Rabbime ulastir, buyurdu. Hz. Azrail de (a.s.):
- Olur, seni bugun Rabbine ulastiririm, cunku Rabbin sana mustaktir. Senin disinda hic kimse hakkinda boyle bir tereddude meydan vermedi. Senden baska kimseden izin almami emretmedi. Fakat senin saatin yakindir, dedi ve ayrildi. Bu sirada Hz. Cebrail (a.s.) gelerek selam verdi ve:
- Vahiy duruldugu gibi dunya da benim icin durulmus oldu. Artik ne dunyanin bende bir ihtiyaci ve ne de benim dunyada bir ihtiyacim kaldi. Bu, benim yeryuzune son inisimdir, dedi.
Kimsenin ses cikaracak durumu yoktu. Hz. Aise, Efendimizin (a.s.m.) mubarek basini gogsu arasina aldi ve Efendimizin (a.s.m.) gogsunu tuttu. Bu sirada Efendimiz kisa bir bayginlik gecirdi. Sonra alnindan inci tanesi gibi terler akmaya basladi. Hz. Aise terini sildi ve soyle dedi:
- Boyle guzel koku hic almis degilim. Sonra ayilinca:
- Anam babam sana feda olsun, bu terler ne idi, dedi. Resul-i Ekrem (a.s.m.):
- Mu-minin ruhu ter ile, kafirin ruhu ise merkebin cani gibi agiz ve burun deliklerinden cikar, buyurdu. iste ancak o zaman Hz. Aise ve yanindaki kadinlarin akli basina gelmisti, korku dolu bir halde hemen erkekleri cagirdilar.
ilk gelen erkek, Hz. Aise-nin babasinin ona gonderdigi, kardesi Abdurrahman-di. Ne yazik ki o bile Resul-i Ekrem-in hayatina yetisememisti. Allah Teala, Cebrail ve Mikail-i gorevlendirdigi icin vazifeyi onlar uzerlerine almislardi da hicbir erkek olumu aninda yaninda bulunamamisti. Resul-i Ekrem (a.s.m.) kendinden gecip bayginlik gecirdigi sirada da, sanki -Hangisini tercih ediyorsun?- diye bir muhayyerlik icinde, -Hayir, Refik-i u-la-yi istiyorum- buyurmustu. Dili acildigi ve bayginligi gectigi vakit kadinlara dondu:
- Namaz, namaz; zira siz namaza devam ettiginiz muddetce dine baglisiniz. Onun icin hepiniz namaza devam ediniz, buyurdu ve -namaz, namaz- diye diye ruhunu teslim etti.
Namazi Yasayanar/Said Demirtas/Nesil Yayinlari
![[Resim: 618pxazizefendimuhammaduv2.jpg]](http://img469.imageshack.us/img469/8428/618pxazizefendimuhammaduv2.jpg)
- Kadinlar ciksin, bu melek yanima girmek istiyor, dedi.
Herkes cikti, yalniz Hz. Aise kalmisti. Resul-i Ekrem-in (a.s.m.) basi onun kucagindaydi. Melegi karsilamak uzere Efendimiz (a.s.m.) oturdu. O da evin bir kosesine cekilmisti.
Bir muddet melekle konustuktan sonra tekrar uise Validemizi cagirdi ve basini onun kucagina koydu. Kadinlara da iceri girmelerini soyledi. Hz. Aise, Resul-i Ekrem-e (a.s.m.):
- Bu melek, Hz. Cebrail-e (a.s.) benzemiyordu, dedi.
Resul-i Ekrem (a.s.m.) soyle buyurdu:
- Evet, ya Aise, bu, olum melegi idi. Bana geldi ve -Allahu Teala beni sana gonderdi ve iznin olmadan yanina girmememi emretti. izin vermezsen geri donerim, izin verirsen girerim. Ve yine sen musaade etmeden ruhunu almamami bana emretti. Emrin nedir?- diye sordu. Ben de kendisine -Cebrail gelinceye kadar benden uzaklas- dedim. iste simdi Cebrail-in gelme saatidir.
Hz. Aise bunun uzerine, -Ne bir fikir yurutecek ne de bir cevaba muktedir olacak durumda idik. Buyuk bir felaketle karsilasmis olarak dehset icinde kaldik. isin onemine binaen kimsenin agzindan ses cikmiyor, ehl-i beyt dehset icinde bekliyordu. Tam bu sirada Hz. Cebrail-in (a.s.) kapiya geldigini anladim. Selam verdi, kadinlar cikti. Hz. Cebrail (a.s.) girdi ve Resul-i Ekrem-e:
- Allah Teala-nin sana selami vardir, kendini nasil buldugunu sana soruyor. suphesiz O, senin nasil oldugunu daha iyi bilir, ancak senin kerem ve serefini artirmayi ve ummetin arasinda ornek olmayi kast etmistir, dedi.
Resul-i Ekrem (a.s.m.):
- Kendimi sancilar icinde buluyorum, dedi. Hz. Cebrail de (a.s.):
- Sana mujde olsun! Allah Teala seni vaat ettigi mevkilere yukseltmek icin bu aci ve sancilari sana vermistir, dedi. Resul-i Ekrem (a.s.m.):
- Ey Cebrail, olum melegi yanima girmek icin izin istedi, dedi ve olayi anlatti. Hz. Cebrail (a.s.):
- Ya Resulallah, Rabbin sana mustaktir, senden baska hic kimseden boyle bir musaade istememis ve istemeyecektir. Allah Teala boylece senin serefini tamamlamak istiyor, dedi. Resul-i Ekrem:
- O halde Azrail gelinceye kadar ayrilma, dedi. Kadinlarin iceri girmesine izin verildi. Resul-i Ekrem, Hz. Fatima-ya:
- Yaklas, diye buyurdu. Hz. Fatima Resul-u Ekrem-e dogru egildi. Efendimiz (a.s.m.) ona gizlice bir seyler soyledi ve gozleri yasli olarak basini kaldirdi. Resul-i Ekrem tekrar Hz. Fatima-ya:
- Yaklas, diye buyurdu. Bu defa da kulagina bir seyler fisildadi ve Hz. Fatima gulumseyerek basini kaldirdi.
Tabii bu durum, Hz. Aise basta olmak uzere odadaki kadinlari meraklandirdi. Hz. Aise sonra bir firsatinda Hz. Fatima-ya bu durumu sordu. O da:
- Birinci seferinde Resul-i Ekrem (a.s.m.) bana, -Ben bugun oluyorum- diye buyurdu ve ona agladim. ikinci seferinde, -Ben Allah-a dua ettim; ehl-i beytimden ilk olarak seni bana ulastirmasini ve seni benimle bir arada bulundurmasini istedim- seklinde buyurdu, buna da guldum, dedi ve ogullarini kendisine cekerek baslarini kokladi.
Tam bu sirada olum melegi geldi, selam verdi ve iceri girmek icin izin istedi. izin verildi, iceri girdi ve:
- Ya Muhammed, ne emrediyorsun, diye sordu. Resul-i Ekrem (a.s.m.):
- su anda beni Rabbime ulastir, buyurdu. Hz. Azrail de (a.s.):
- Olur, seni bugun Rabbine ulastiririm, cunku Rabbin sana mustaktir. Senin disinda hic kimse hakkinda boyle bir tereddude meydan vermedi. Senden baska kimseden izin almami emretmedi. Fakat senin saatin yakindir, dedi ve ayrildi. Bu sirada Hz. Cebrail (a.s.) gelerek selam verdi ve:
- Vahiy duruldugu gibi dunya da benim icin durulmus oldu. Artik ne dunyanin bende bir ihtiyaci ve ne de benim dunyada bir ihtiyacim kaldi. Bu, benim yeryuzune son inisimdir, dedi.
Kimsenin ses cikaracak durumu yoktu. Hz. Aise, Efendimizin (a.s.m.) mubarek basini gogsu arasina aldi ve Efendimizin (a.s.m.) gogsunu tuttu. Bu sirada Efendimiz kisa bir bayginlik gecirdi. Sonra alnindan inci tanesi gibi terler akmaya basladi. Hz. Aise terini sildi ve soyle dedi:
- Boyle guzel koku hic almis degilim. Sonra ayilinca:
- Anam babam sana feda olsun, bu terler ne idi, dedi. Resul-i Ekrem (a.s.m.):
- Mu-minin ruhu ter ile, kafirin ruhu ise merkebin cani gibi agiz ve burun deliklerinden cikar, buyurdu. iste ancak o zaman Hz. Aise ve yanindaki kadinlarin akli basina gelmisti, korku dolu bir halde hemen erkekleri cagirdilar.
ilk gelen erkek, Hz. Aise-nin babasinin ona gonderdigi, kardesi Abdurrahman-di. Ne yazik ki o bile Resul-i Ekrem-in hayatina yetisememisti. Allah Teala, Cebrail ve Mikail-i gorevlendirdigi icin vazifeyi onlar uzerlerine almislardi da hicbir erkek olumu aninda yaninda bulunamamisti. Resul-i Ekrem (a.s.m.) kendinden gecip bayginlik gecirdigi sirada da, sanki -Hangisini tercih ediyorsun?- diye bir muhayyerlik icinde, -Hayir, Refik-i u-la-yi istiyorum- buyurmustu. Dili acildigi ve bayginligi gectigi vakit kadinlara dondu:
- Namaz, namaz; zira siz namaza devam ettiginiz muddetce dine baglisiniz. Onun icin hepiniz namaza devam ediniz, buyurdu ve -namaz, namaz- diye diye ruhunu teslim etti.
Namazi Yasayanar/Said Demirtas/Nesil Yayinlari
![[Resim: 618pxazizefendimuhammaduv2.jpg]](http://img469.imageshack.us/img469/8428/618pxazizefendimuhammaduv2.jpg)
![[Resim: 123263zp3.jpg]](http://img126.imageshack.us/img126/5760/123263zp3.jpg)
![[Resim: emeklere20saygi19am4xs9gx2.gif]](http://img378.imageshack.us/img378/1716/emeklere20saygi19am4xs9gx2.gif)