Sivas - Sivasliyiz.Com

Tam Görünüm: Padisahin kizi icin kirk gun ALLAH dedim...
Şu Anda Hafifleştirilmiş Görüntüleme Modundasınız. Tam Görünüm Modu için, Buraya Tıklayın
Padisahin kizi icin kirk gun
ALLAH
dedim...


Henuz yirmisinde olan genc bir delikanli- Bir kiza gonlunu kaptirmis, o derece asik olmus ki, sevdiginden baska bir sey dusunemez, derdiniz kimseye anlatamaz olmustu.
-Ne haldesin, sana ne oldu? diyenlere mahzun bir tebessumle bakar, hicbir sey soylemezdi. Onun bu hali cevresinde bulunan herkesi merak icinde birakmisti. Onun derdini birlikte cobanlik yaptiklari yakin arkadasindan baska kimse bilmezdi. iki arkadas gunduzleri koyun koyunlarini guder, geceleri de kaldiklari tek oda bir kulubede yasarlardi.
Gunlerden bir gun, gunluk islerini yapmis, kulubelerine donmuslerdi. usik olan coban her zamanki gibi kulubelerinin az ilerisindeki bir kaya parcasinin uzerine oturmus, yasli gozlerle gunesin batisini izlemektedir. Diger coban da aksam yemegi icin hazirlik yapmaktadir. Tam bu esnada kulubelerinin onune gelen bir ihtiyarin sesi duyulur.
-Hey delikanli!
usik coban ihtiyari duyacak durumda degildir. ihtiyar birkac defa seslenir ama asik cobanin duyacagi yoktur. Disaridan gelen sesi isiten diger coban kulubeden disari cikinca ihtiyar bir adam karsilasir.
-Buyrun efendim! Bir sey mi istediniz?
ihtiyar:
-Evladim! Ben yolcuyum, susadim, bana icecek bir su verir misin?
Genc iceri girer, su kabini eline alarak ihtiyara verir. ihtiyar bir yandan suyu yudum yudum icerken,bir yandan da ileride duran genc dikkatini cekmistir. Birkac defa seslenmesine ragmen sesini duyuramadigindan sagir midir diye de merak eder.
ihtiyar sorar:
-Arkadasin hasta midir?
Genc:
-O gecelerini uykusuz gecirmektedir. Kendine bakmiyor, yemegi, beslenmesi cok duzensiz- Kizdan baska hicbir dusuncesi yok. Uykusu kiz, yemesi kiz, icmesi kiz, cevresi kiz, onun her seyi kiz olmus- Ask bu olsa gerek.
Genc cobani dikkatle dinleyen ihtiyar sorar:
-Arkadasin kime asik olmus?
uoban:
-Padisahin kizina.
ihtiyar saskindir, az ileride konusmalardan habersiz bir kaya parcasinin uzerinde oturan gence bakti. Saci sakali birbirine karismis, zayif celimsiz bir genc hali vardi.
usik cobanin arkadasi:
-Efendim! Ben ona cok soyledim. Sen kim, padisahin kizi kim? Senin neyine padisahin kizina asik olmak, ama dinletemedim.
ihtiyar:
-uagir bakalim su asik cobani da bir de onunla konusalim.
Genc coban arkadasinin yanina gider ve birlikte ihtiyarin yanina donerler. usik coban ihtiyarin yanina gelince, durumun cok daha vahim oldugu gozlerden kacmamistir. Genc cobanin ayakta duracak takati yoktur.
ihtiyar:
-Evladim bu halin nedir? uzulme, caresi olmayan dert, sifasi olmayan hastalik yoktur, dedikten sonra derin dusuncelere dalar gider. Kisa bir sessizlikten sonra, ihtiyar, cobanlara yere oturmalarini soyledikten sonra anlatmaya baslar.
Kapilarina kadar gelen bu ihtiyar, devrin padisahinin danismanlarindan biriymis. Uzun yillardir, padisah her sikintiya dustugu meselede ilk danistigi bu ihtiyar olurmus. Padisah bu ihtiyari cok sevmis, onu kendine danisman yaparken bir istekte bulunmustu: \"Benim danismanim oldugunu kimseye soylemeyeceksin, falanca dagin eteginde bir kulubede yasayacaksin, ben seni cagirinca geleceksin.\" O zamanlar genc olan bugunun ihtiyari, padisahin talebini kabul etmis ve yilladir dagin etegindeki kulubesinde tek basina yasiyor, bos zamanlarini da gul satarak geciriyordu. Padisahin onu sevdigi gibi o da padisahi cok seviyordu. Bu yasantiya sirf padisahi sevdigi icin katlanmisti.
ihtiyari dinleyen gencler saskindir, hele asik coban saskinlikla birlikte icinde umit isiklari yanmaya baslamistir. Nihayet padisahla yakinligi olan birine rastlamistir.
usik genc sorar:
-Benim derdime bir care bulabilir misin?
ihtiyar:
-Benim kaldigim kulubenin ust kisminda bir magara var, sen oraya cekileceksin. Kirk gun hic disari cikmadan Allah, Allah diye zikirde bulunacaksin. Sonra talebine kavusacaksin.
usik genc iyice sasirmistir, bu kadar kolay midir?
usik genc:
-Gercekten bu kadar kolay mi? Ben simdi elime tespihimi alacagim, magarada kirk gun Allah lafzi celili ile zikir cekecegim, sonra sevdigime kavusacagim, oyle mi?
ihtiyar:
-Evet, benim dediklerimi yaparsan, kirk gunun sonunda sevdigine kavusacaksin.
uoban sabahi beklemeden, arkadasiyla vedalasarak ihtiyarla birlikte hemen yola koyulur. Birlikte yol alirken cobanin morali yukselmis, yuzune renk, ayaklarina kuvvet gelmisti. ihtiyar, cobana magaranin kapisina kadar eslik eder. Kapida coban ile ihtiyar vedalasirlar. uoban hemen iceri girer ve Allah zikrine baslar. Niyetini padisahin kizina, dilini de Allah'in zikrine yoneltir.
Aradan birkac gun gecmistir, coban zaruri ihtiyaclarinin disinda sadece zikirle mesgul olmaktadir. uoban magarada zikirle mesgul olurken, civar koylerde bir soylenti kulaktan kulaga dolasmaya baslar. Herkes birbirine soyle diyordu: \"su dagdaki magaraya keramet ehli bir dervis yerlesmis, gece gunduz zikirle mesgul olmaktadir.\" Soylenti artarak devam etmis, sadece yakin koylere degil, zamanla kasabaya, oradan da ulkenin her tarafina yayilmis. Soylenti her yayilista, bire bin katarak abartilip cobana bircok kerametler izafe edilir.
uobanin magaraya cekilmesinin uzerinden bir ay gecmisti ki, bir gun arkadasi coban onu ziyarete gelir. Magaradaki kendini zikre o kadar vermisti ki, arkadasinin geldigini fark etmemistir. Seslendikten sonra ancak kendine gelebilmistir. Kisa bir hasret gidermeden sonra, arkadasi magaradan ayrilir ve coban zikre devam eder.
Kirk gunun dolmasina uc-bes gun kalmisti ki, cobanin sohreti butun ulkeye yayildi. O kadar duyuldu ki; sarayda bile konusulur olmustu. Derken padisah da dervis haberini duyar. Bir gun padisah vezir ile bu meseleyi konusur.
Padisah:
-Boyle Allah dostlarinin yanimizda olmasi bize cok buyuk faydalar saglar.
Vezir:
-Sultanim! Elimizi cabuk tutalim, zikir ehli bir yerde fazla durmaz, onlar dunyayi dolasirlar, bu dervisi saraya alip, burada ikamet ettirelim.
Padisah:
-Guzel dusundun, var git dervisi al saraya getir.
Padisahtan talimati alan dervis dogruca dagin yolunu tutar. Yanindakilerle birlikte cobanin yanina varir. Durumu cobana anlatir, coban teklifi kabul etmez. uoban direkt olarak padisahin kizini kendisine teklif edilecegini bekliyordu. Vezir, cobani padisaha goturmek icin her ne teklif yaptiysa, kabul edilmez. uzgun bir sekilde saraya doner.
Padisah, vezirinden olanlari ogrenince uzulur.
Vezir:
-Sultanim! Allah dostlari dunya malina deger vermez. Dervis Efendi de bunun en guzel ornegi oldu, der.
Vezirini dinleyen Padisah, bir de kendisi gitmeye karar verir. Hazirlik yaptirir ve yola cikarlar. Padisah dagdaki cobana giderken ihtiyar danismanina haber salmis, onu da yanina almisti. Padisah mahiyeti ile cobanin bulundugu magaranin kapisina gelir.
Tevafuk bu, padisahin magaraya geldiginde coban inzivadaki kirkinci gununun icindeydi. Padisah, zikir halindeki cobana tekliflerini yapar. uoban sessizce dinler, padisah bitirince, coban zayif ve kisik bir sesle \"hayir istemem\" der.
Padisah da, mahiyeti de saskindir. Bu teklifler oyle kolay kolay reddedilecek teklifler degildir. Orada bulunanlarin hicbiri bu ise bir anlam veremez. Herkes bu durumu asik cobanin maneviyatinin yuksekligine baglar. Padisahi reddetmesi, cobanin itibarini kat kat arttirmistir. Orada bulunanlarin icinde isin ozunu bilen, sadece ihtiyardir. ihtiyar danisman padisaha der ki:
-Padisahim! Bu dervis Efendiyi kizinizla evlendirirseniz, amaciniza ulasirsiniz.
Padisah:
-Kabul eder mi?
ihtiyar:
-Edebilir, bir deneyelim, der.
Bu oneri padisahin hosuna gider. O sirada padisahin magaradaki dervisi ziyaret ettigi haberi cevre koy ve beldelere ulasmis, haberi duyan daga akin eder. Kisa zamanda dagda kalabalik bir insan toplulugu meydana gelir.
Padisah ile ihtiyar danismani arasinda bu konusma gecerken, gun aksam olmus, gunes batmak uzeredir. usik cobanda husu icinde zikrine devam etmektedir. Padisah ve danismani dervise dogru ilerlerler.
Magaranin kapisinda cobana oneriyi yapar:
-Dervis Efendi, seni kizimla evlendireyim.
Padisah bu teklifi yaparken, asik cobanin coban arkadasi da magaranin kapisina kadar gelebilmis, sevinci yuzunden okunuyordu. Arkadasi kac yildir hasretini cektigi sevdigine kavusacakti. ihtiyar da umutluydu, cobanin bu magaraya hangi gaye icin kapandigini biliyor, zaten bu oneriyi ona kendisi yapmisti.
Padisah bu teklifi yaptiginda gunes batmis, ufukta batan gunesin biraktigi kizillik vardi. uoban elindeki tespihi cebine koydu. Magaranin kapisina gelerek cevabini verir:
-Hayir padisahim, kizinizla da evlenmek istemiyorum.
sasirmak sirasi, ihtiyar danismanda ve cobanin arkadasindaydi. Nasil olur? uoban bu magaraya padisahin kizini alabilmek icin kapanmisti.
Dag derin bir sessizlige burunmustu. Herkes hayret icindeydi, bu dervisin gercek manada Allah dostu olduguna kimsenin suphesi kalmamisti. uunku ona yapilan teklifleri kimse reddedemezdi. Bu sessizligi birisi bozdu.
uobanin arkadasi:
-Sen ne yaptiginin farkinda misin? Sen padisahin kizini elde edebilmek icin neler cektin, neredeyse hayatini kaybedecektin. simdi bunu elde ettin, ama kabul etmiyorsun. Sen kendinde degilsin.
usik coban guldu. Padisaha, kalabaliga ve ozellikle de ihtiyar danismana donerek soyle der:
-Ben kirk gun padisahin kizina kavusmak icin Allah dedim. Rabbim de padisahi, mahiyetini, su kadar insani ayagima getirdi, imkanlarini onume serdiler. Ben eger padisahin kizi icin degil de, Allah icin Allah demis olsaydim......


EsSelam Aleykum...
seyfofen Yazılan:[size=24Ben kirk gun padisahin kizina kavusmak icin Allah dedim. Rabbim de padisahi, mahiyetini, su kadar insani ayagima getirdi, imkanlarini onume serdiler. Ben eger padisahin kizi icin degil de, Allah icin Allah demis olsaydim......


EsSelam Aleykum...[/color][/size]

Crying or Very sad Crying or Very sad Crying or Very sad

emeginize;yureginize saglik...
EMEgiNE SAgLIK SEYFOFEN
[Resim: cooltext42851829py0.gif]
cok cok guzeldi..tesekkurler


[Resim: gullukizsd0.gif]
[Resim: avauser13887tibf5ij7.gif]
Referans Adresler