03-14-2007, 10:23 PM
TASAVVUFUN ASLI
iSLAM DERGiSi ARALIK 83
Prof.Dr. M.Es'ad COsAN (K.S.)
Tasavvuf, ahlak ilmidir; nefsi terbiye ilmidir; Allahu Teala'yi dosdogru bilip (ki buna marifetullah denir), O'na rizasina uygun, halisane kulluk etme ilmidir. Binaenaleyh ilimlerin en sereflisi ve islam'in ozu, hakikatidir. Zaten de bu sebepten sevilmis, saygi gormus, yayilmis ve gunumuze kadar dipdiri gelmistir.
Bugun icte ve dista bircok tasavvuf muhibbi, dervis ve sofi goruyor, cesit cesit tarikat ve mesrepler taniyoruz. Avrupa ve amerika'da da tasavvufa karsi buyuk ilgi duyuluyor. Musluman olan bazi garplilarin, bir tarikata baglanmayi da ihmal etmedigini, hatta ismine "sufi" lakabini ekledigini ve bununla iftihar eyledigini duyuyoruz. Acaba bu kadar cesidi gorulen tasavvufun en dogrusu hangisidir; asli, koku esasi nedir?
Sik sik sorulan ve cidden merak edilen bu hususu acikliga kavusturmak icin ana kaynagina bas vurmaliyiz: Dogru cevabi, islam'in ozunun unutuldugu, dini ve manevi konulardaki cehaletin yayginlastigi, istismarci ve sahtekarlarin cogaldigi, bilen-bilmeyen herkesin ileri-geri konustugu, buhranlarla dolu cagimizdan degil; islami ilimlerin zirvede oldugu, TAKLiD'in degil, TAKiK'in hakim bulundugu, BATIL'in sinip silindigi, HAKiKAT gunesinin piril piril parladigi ilk devirlerden cikarmaga calismaliyiz. Bu konuda, gercek mutasavviflari, buyuk mursidleri, herkesin saydigi, dini ilimleri hakkiyla bilen ciddi alimleri delil getirmeliyiz.
Biz bu yazimizda, iste boyle yuksek sahsiyetlerden birinin: Ebu'l-Kasim ibrahim-i Nasr-abadi'nin, bu mevzu uzerindeki goruslerini okuyucularimiza arzetmek istiyoruz:
Mezkur Ebu'l-Kasim ibrahim en-Nasr-abadi, tasavvuf sahasinin meshur ve maruf simalarindan biri olup, hicri 367 (miladi 978/979) senesinde Mekke-i mukerremede mucavir iken vefat eylemisti. Aslinda Horasan'in Nisapur sehirde dogmus ve yetismisti ki bu sehir cok onemli bir dini kultur merkeziydi, bircok buyuk mutasavvif oradan nes'et etmistir:
Tabakatu s-sufiyye yazan Ebu Abdi'r-Rahman es-Sulemi, Tezkiretu'l-evliya muellifi Feridu'd-din el-Attar ve daha nice degerli zat.. Bizim Haci Bektas-i Vel'mizin de orada dogup, sonra Anadolu'ya gelmistir.
Nasr-abada, zamanin -ilim ve hal yonunden- en gozde mesayihinden idi; cesitli dini ilimlerde engin bilgisi ile temayuz etmisti. Siyer, Tarih ve Tasavvuf ilimlerine vakif idi; ayrica cok hadis-i serif yazmis ve riyayet etmis sika- guvenilir bir hadis alimi olarak taninmistir.
Tasavvufun asli, esaslari hakkindaki sozlerini, daha net anlasilmasini saglayacagi icin arapca metnini de kaydederek sunuyoruz:
1) .. :Tasavvufun asli Kur'an-i Kerim'e ve Resulullah (s.a.s.)'in sunnetine simsiki sarilmaktir..
2) ..: ve nefsani arzulari ve bid'atleri terketmek..
3) ...: ve Mursid ve murebbi olan seyhlere hurmet itina etmek.. (Bu sevgi ve sayginini manevi ilerlemede tasidigi ehemmiyeti kavramak; edepsizlige dusup feyz ve terakkiden mahrum kalmamaga buyuk onem vermek)
4) ...: ve halkin cahilligini mazur oldugunu gorup, kusurlarina bakmamak (hatalarini bagislamak, onlara aciyip sefkatli davranmak)
5) ...: ve dostlar ve ihvan ile hosca gecinmek (usulunce, edep dairesinde, fedakarlikla, sabirla dostluk ve muaseret eylemek) 6) ..: ve o dostlarin hizmetini gormek (onlara her hususta, malca, bedence yardimda gayretli olmak)
7) ..: ve guzel huylulukla, iyi ahlak ile amil olmaga calismak (Huylarini duzeltmek, kotulleri birakmak, iyileri tatbik etmek)
8 ..: ve tarikatinin gunluk evradina mudavim olmak... (vurdlerini, zikir ve tesbihlerini cekmege devam etmek, ihmal ve tembellik yapmamak)
9) ...: ve RUHSATLARLA amel etmeyi, dini ahkami fevillerle cigirindan cikarmayi birakmaktir. uunkudindeki ruhsatlar zayif muslumanlara gosterilen kolaylik ve hafifletmelerdir, yuksek himmetli olmasi sart kosulan dervislere o gibi kolayliklara temayul yakismaz, dinin ahkamini sabir ve tahakkumle yerine getirmek, himmetli ve gayretli kimselerin siari olmak gerekir.
Yuce Rabbimiz bizleri de sayilan bu guzel hasletlere sahip, ozu sozune uygun, himmetli, gayretli, suurlu, sevimli, samimi, sabirli, vefali muslumanlardan eylesin, aman, bi-hurmeti Seyyidi'l-murselin ve alihi ve sahbihi ve men tebiahu bi-ihsanin ecmain.
iSLAM DERGiSi ARALIK 83
Prof.Dr. M.Es'ad COsAN (K.S.)
Tasavvuf, ahlak ilmidir; nefsi terbiye ilmidir; Allahu Teala'yi dosdogru bilip (ki buna marifetullah denir), O'na rizasina uygun, halisane kulluk etme ilmidir. Binaenaleyh ilimlerin en sereflisi ve islam'in ozu, hakikatidir. Zaten de bu sebepten sevilmis, saygi gormus, yayilmis ve gunumuze kadar dipdiri gelmistir.
Bugun icte ve dista bircok tasavvuf muhibbi, dervis ve sofi goruyor, cesit cesit tarikat ve mesrepler taniyoruz. Avrupa ve amerika'da da tasavvufa karsi buyuk ilgi duyuluyor. Musluman olan bazi garplilarin, bir tarikata baglanmayi da ihmal etmedigini, hatta ismine "sufi" lakabini ekledigini ve bununla iftihar eyledigini duyuyoruz. Acaba bu kadar cesidi gorulen tasavvufun en dogrusu hangisidir; asli, koku esasi nedir?
Sik sik sorulan ve cidden merak edilen bu hususu acikliga kavusturmak icin ana kaynagina bas vurmaliyiz: Dogru cevabi, islam'in ozunun unutuldugu, dini ve manevi konulardaki cehaletin yayginlastigi, istismarci ve sahtekarlarin cogaldigi, bilen-bilmeyen herkesin ileri-geri konustugu, buhranlarla dolu cagimizdan degil; islami ilimlerin zirvede oldugu, TAKLiD'in degil, TAKiK'in hakim bulundugu, BATIL'in sinip silindigi, HAKiKAT gunesinin piril piril parladigi ilk devirlerden cikarmaga calismaliyiz. Bu konuda, gercek mutasavviflari, buyuk mursidleri, herkesin saydigi, dini ilimleri hakkiyla bilen ciddi alimleri delil getirmeliyiz.
Biz bu yazimizda, iste boyle yuksek sahsiyetlerden birinin: Ebu'l-Kasim ibrahim-i Nasr-abadi'nin, bu mevzu uzerindeki goruslerini okuyucularimiza arzetmek istiyoruz:
Mezkur Ebu'l-Kasim ibrahim en-Nasr-abadi, tasavvuf sahasinin meshur ve maruf simalarindan biri olup, hicri 367 (miladi 978/979) senesinde Mekke-i mukerremede mucavir iken vefat eylemisti. Aslinda Horasan'in Nisapur sehirde dogmus ve yetismisti ki bu sehir cok onemli bir dini kultur merkeziydi, bircok buyuk mutasavvif oradan nes'et etmistir:
Tabakatu s-sufiyye yazan Ebu Abdi'r-Rahman es-Sulemi, Tezkiretu'l-evliya muellifi Feridu'd-din el-Attar ve daha nice degerli zat.. Bizim Haci Bektas-i Vel'mizin de orada dogup, sonra Anadolu'ya gelmistir.
Nasr-abada, zamanin -ilim ve hal yonunden- en gozde mesayihinden idi; cesitli dini ilimlerde engin bilgisi ile temayuz etmisti. Siyer, Tarih ve Tasavvuf ilimlerine vakif idi; ayrica cok hadis-i serif yazmis ve riyayet etmis sika- guvenilir bir hadis alimi olarak taninmistir.
Tasavvufun asli, esaslari hakkindaki sozlerini, daha net anlasilmasini saglayacagi icin arapca metnini de kaydederek sunuyoruz:
1) .. :Tasavvufun asli Kur'an-i Kerim'e ve Resulullah (s.a.s.)'in sunnetine simsiki sarilmaktir..
2) ..: ve nefsani arzulari ve bid'atleri terketmek..
3) ...: ve Mursid ve murebbi olan seyhlere hurmet itina etmek.. (Bu sevgi ve sayginini manevi ilerlemede tasidigi ehemmiyeti kavramak; edepsizlige dusup feyz ve terakkiden mahrum kalmamaga buyuk onem vermek)
4) ...: ve halkin cahilligini mazur oldugunu gorup, kusurlarina bakmamak (hatalarini bagislamak, onlara aciyip sefkatli davranmak)
5) ...: ve dostlar ve ihvan ile hosca gecinmek (usulunce, edep dairesinde, fedakarlikla, sabirla dostluk ve muaseret eylemek) 6) ..: ve o dostlarin hizmetini gormek (onlara her hususta, malca, bedence yardimda gayretli olmak)
7) ..: ve guzel huylulukla, iyi ahlak ile amil olmaga calismak (Huylarini duzeltmek, kotulleri birakmak, iyileri tatbik etmek)
8 ..: ve tarikatinin gunluk evradina mudavim olmak... (vurdlerini, zikir ve tesbihlerini cekmege devam etmek, ihmal ve tembellik yapmamak)
9) ...: ve RUHSATLARLA amel etmeyi, dini ahkami fevillerle cigirindan cikarmayi birakmaktir. uunkudindeki ruhsatlar zayif muslumanlara gosterilen kolaylik ve hafifletmelerdir, yuksek himmetli olmasi sart kosulan dervislere o gibi kolayliklara temayul yakismaz, dinin ahkamini sabir ve tahakkumle yerine getirmek, himmetli ve gayretli kimselerin siari olmak gerekir.
Yuce Rabbimiz bizleri de sayilan bu guzel hasletlere sahip, ozu sozune uygun, himmetli, gayretli, suurlu, sevimli, samimi, sabirli, vefali muslumanlardan eylesin, aman, bi-hurmeti Seyyidi'l-murselin ve alihi ve sahbihi ve men tebiahu bi-ihsanin ecmain.