11-11-2008, 09:57 AM
> > Atatürk'ün başyaveri Salih Bozok anlatıyor :
> >
> > Baskumandan, dusmandan kurtardigi Izmir'de gecirecegi ilk geceyi
> > yasiyordu.
> >
> > Mustafa Kemal Pasa İzmir'de ilk gecesini calisarak gecirdi. Zengin
> > bir
> > sofra hazirlandigi halde ufak tefekle karnini doyurdu ve gec
> > vakitlere
> > kadar calisti.
> >
> >
> > Ertesi sabah erkenden uyandik.
> > Hafif bir kahvaltidan sonra vilayet konagina gittik.
> > Vali, Ingiliz konsolosu ile konusuyordu.
> > Biz gelince vali ayaga kalkti ve konsolos ile Mustafa Kemal Pasa'yi
> > tanistirdi. Konsolos iyi Turkce biliyordu.
> >
> > Pasa valiye sordu:
> > -"Konu nedir ?"
> >
> > Vali anlatti:
> > -"Sayin konsolos, ingiliz tebasi vatandaslarla rum ve ermeni
> > azinligin
> > guven altinda olup olmadigindan endiseleniyorlar. Ben kendilerine
> > herkesin guven altinda oldugunu bildirdim".
> >
> > Mustafa Kemal Pasa konsolosun turkce bildigini biliyordu, buna ragmen
> > kendisine valiyi muhatap aldi:
> > - "Ee, peki daha ne istiyormus ?"
> >
> > Bu soruya konsolos turkce cevap verdi:
> > -"Tebamiz icin hukumetinizden yazili teminat istiyorum !"
> >
> > Pasa:
> > -"Ne yani, Yunanlilar zamaninda siz tebanizi daha emniyette mi
> > goruyordunuz ?"
> >
> > Konsolos, kasilarak:
> > -"Evet" dedi, "Yunanlilar buradayken tebamizi daha emniyette
> > goruyorduk."
> >
> > -"Oyleyse buyrun, tebanizla birlikte Yunanistan'a gidin, efendim !"
> >
> > Konsolos sinirlenerek sesini yukseltti:
> > -"Yani majestelerimin hukumetine savas mi aciyorsunuz ?"
> >
> > Pasa:
> > -"Siz kiminle neyi konustugunuzu biliyor musunuz ?
> > Ben Millet Meclisinin baskani ve Turk ordulari baskomutaniyim.
> > Savas acmaya da
> > baris yapmaya da tam yetkiliyim. Peki siz kimsiniz ?!
> > Hukumetiniz
> > adina savas ve baris gorusmeleri yapmaya yetkili misiniz ?
> > Boyle bir yetkiniz varsa goruselim. Yoksa (eliyle kapiyi gosterdi)
> > buyurunuz disariya !.."
> >
> > Konsolos, Mustafa Kemal Pasa'nin son sozleri uzerine sapsari kesildi
> > ve tek bir kelime soylemeden kapidan cikti gitti.
> >
> > Mustafa Kemal Pasa, adamın arkasindan valiye dondu:
> >
> > -"Bunlara yuz vermeyin vali bey !
> > Bir donanma onunde apisacak, bir blof karsisinda yelkenleri suya
> > indirecek bir devletcik saniyorlar bizi !
> > Kustahlik derecesine bakin, bana 'savas mi aciyorsunuz ?' diye
> > soruyor. Barut kokan bir odada adamin sordugu seye bak !..
> > Savas halinde degiliz sanki !"
> >
> > Birkac saat sonra, Ingiliz donanmasi komutani hukumet konaginin
> > kapisindan girerek Mustafa Kemal Pasa'nin odasina yoneldi. Nazik
> > fakat
> > ofkeli bir hali vardi. Rusen Esref kendisine ne istedigini sordu.
> >
> > -"Baskomutan Mustafa Kemal Pasa ile gorusmek istiyorum !.."
> >
> > Birlikte odaya girdiler, kapi kapandi.
> >
> > Amiral:
> > -"Cok guc kosullar altinda bir savas kazandiniz, sizi asker olarak
> > ictenlikle kutlarim. Canakkale'deki basarinizi rastlantiya borclu
> > olmadiginiz kanitlandi boylece. Buyuk bir askerle tanistigim icin
> > memnunum." diyerek ovguler yagdirmaya basladi.
> >
> > Pasa, bikkin bir ifadeyle:
> > -"Bunlari gecin amiral. Cok isimiz var. Asil konuya gelin" dedi..
> >
> > Amiral bu tavir karsisinda bocalayarak konuya girdi:
> >
> > -"Izmir'de tebamiz ve sizin azinliklariniz ermeniler, rumlar var.
> > Yeni askeri yonetim altinda bu insanlarin statusu nedir? Guvende
> > midirler ?.."
> >
> > -"Hic kuskunuz olmasin amiral. Tebaniz ve azinliklar hukumetimizin
> > korumasi altindadir. Suc islemeyenler, kendilerini guvende
> > sayabilirler"
> >
> > -"Peki suc isleyenler ?"
> >
> > -"Suc isleyenler sayin amiral, muhtemelen sizin ulkenizde de oldugu
> > gibi, adaletin huzuruna cikar. Suclu olanlar, cezalarini cekerler."
> >
> > -"Fakat Pasa Hazretleri, fevkalade gunler gecirdik. Yunan ordusundan
> > cesaret alan rumlar simariklik yapmis olabilir. Bugun bu insanlar
> > yerli halkin dusmanligi ile yuz yuzedirler. Ermenilerin biliyorsunuz
> > buyuk bir bolumu goce zorlandi ve onemli bir bolumu hayatlarini
> > kaybetti. Bu ruh haliyle Yunan ordusu ile isbirligi yapmis, bazi
> > Turklere zor gunler gecirtmis olabilirler. Bunlar, fevkalade gunlerin
> > olaylaridir, bagislanmasi, hos gorulmesi gerekir. Eger bu kisiler
> > halkin husumetine birakilacak olursa, butun dunya aleyhinize kiyameti
> > koparir !.."
> >
> > Son cumleye kadar amirali sakince dinleyen Mustfa Kemal Pasa,
> > "dunyanin koparacagi gurultu" ile tehdit edilince amiralin sozunu
> > kesti:
> >
> > -"Ustunluk pozunuzu derhal bir kenara koyunuz amiral !
> > Milletleri tehdit etmekten de vazgeciniz. Ingiltere ve
> > muttefiklerinin kiyamet koparip koparmayacagini dusunmem bile !
> > Bunlar memleketin dahili isleridir ve de sizin bu islere karismaniza
> > musaade etmem.
> > Majestelerinin devleti bizim azinliklarla ugrasmaktan vazgecsin.
> > Kim ki bize saygi beslemez, bizden de saygi beklemeye hakki olmaz"
> >
> > Amiralin yuzu bembeyaz oldu:
> >
> > -"Ingiliz hukumetinin tebasini her yerde koruma hakki devletler
> > hukuku
> > teminati altindadir. Avrupa devletleriyle birlikte arkaladigimiz rum
> > ve ermenilerin guven icinde bulundurulmasini sadece rica ettik.
> > Yoksa biz bu guvenligi saglayacak gucteyiz..."
> >
> > Pasa:
> > -"Arkaladiginiz Yunan ordusunun denizde yuzen cesetlerini herhalde
> > gormus olmalisiniz. Ordumuz asayisi saglamistir. Izmir limanini
> > donanmaniza kapatiyorum. Isterseniz, tebanizi gemilerinize
> > doldurabilirsiniz. Donanmanizin en kisa zamanda limani terk etmesini
> > istiyorum !"
> >
> > Sert sozler karsisinda amiral ne yapacagini sasirdi:
> >
> > -"Ingiltere'ye savas mi aciyorsunuz ?"
> >
> > Pasa:
> >
> > -"Savas acmak mi ? Siz yoksa Sevr antlasmasinin halen yururlukte
> > oldugunu mu saniyorsunuz?
> > Biz onu coktan yirtip attik bile. Karsimda serbestce oturusunuzu,
> > sizi konuk saymama borclusunuz !
> > Fakat nezaketimizi kotuye kullanmaniza musaade edemem. Su anda
> > hukuken
> > "baris antlasmasi yapmamis" iki devletiz. Savas hukuku halen
> > yururluktedir. Gemilerinizi derhal karasularimizdan cekmenizi size
> > tekrar ve son defa ihtar ediyorum !..."
> >
> > Bir balmumu heykeline dondu amiral....
> >
> > Sert adimlarla girdigi Mustafa Kemal Pasa'nin odasinda oturdugu
> > sandalyede kuculdukce kuculdu ve sonunda kekeleyerek: "
> > - Affedersiniz !" dedi, yerlere kadar egilerek geri geri kapiya gidip
> > disari cikti.
> >
> > Olay kisa sure icinde sehirde duyuldu...
> >
> > Ingiliz ve Fransizlar kendi uyruklarini gemilere bindirmeye
> > basladilar.
> >
> > Birkac saat sonra da sessizce cekilip gittiler...
> >
> > --
> > Türkiye Atatürk'tür, Atatürk Türkiye'dir.
alıntı
> >
> > Baskumandan, dusmandan kurtardigi Izmir'de gecirecegi ilk geceyi
> > yasiyordu.
> >
> > Mustafa Kemal Pasa İzmir'de ilk gecesini calisarak gecirdi. Zengin
> > bir
> > sofra hazirlandigi halde ufak tefekle karnini doyurdu ve gec
> > vakitlere
> > kadar calisti.
> >
> >
> > Ertesi sabah erkenden uyandik.
> > Hafif bir kahvaltidan sonra vilayet konagina gittik.
> > Vali, Ingiliz konsolosu ile konusuyordu.
> > Biz gelince vali ayaga kalkti ve konsolos ile Mustafa Kemal Pasa'yi
> > tanistirdi. Konsolos iyi Turkce biliyordu.
> >
> > Pasa valiye sordu:
> > -"Konu nedir ?"
> >
> > Vali anlatti:
> > -"Sayin konsolos, ingiliz tebasi vatandaslarla rum ve ermeni
> > azinligin
> > guven altinda olup olmadigindan endiseleniyorlar. Ben kendilerine
> > herkesin guven altinda oldugunu bildirdim".
> >
> > Mustafa Kemal Pasa konsolosun turkce bildigini biliyordu, buna ragmen
> > kendisine valiyi muhatap aldi:
> > - "Ee, peki daha ne istiyormus ?"
> >
> > Bu soruya konsolos turkce cevap verdi:
> > -"Tebamiz icin hukumetinizden yazili teminat istiyorum !"
> >
> > Pasa:
> > -"Ne yani, Yunanlilar zamaninda siz tebanizi daha emniyette mi
> > goruyordunuz ?"
> >
> > Konsolos, kasilarak:
> > -"Evet" dedi, "Yunanlilar buradayken tebamizi daha emniyette
> > goruyorduk."
> >
> > -"Oyleyse buyrun, tebanizla birlikte Yunanistan'a gidin, efendim !"
> >
> > Konsolos sinirlenerek sesini yukseltti:
> > -"Yani majestelerimin hukumetine savas mi aciyorsunuz ?"
> >
> > Pasa:
> > -"Siz kiminle neyi konustugunuzu biliyor musunuz ?
> > Ben Millet Meclisinin baskani ve Turk ordulari baskomutaniyim.
> > Savas acmaya da
> > baris yapmaya da tam yetkiliyim. Peki siz kimsiniz ?!
> > Hukumetiniz
> > adina savas ve baris gorusmeleri yapmaya yetkili misiniz ?
> > Boyle bir yetkiniz varsa goruselim. Yoksa (eliyle kapiyi gosterdi)
> > buyurunuz disariya !.."
> >
> > Konsolos, Mustafa Kemal Pasa'nin son sozleri uzerine sapsari kesildi
> > ve tek bir kelime soylemeden kapidan cikti gitti.
> >
> > Mustafa Kemal Pasa, adamın arkasindan valiye dondu:
> >
> > -"Bunlara yuz vermeyin vali bey !
> > Bir donanma onunde apisacak, bir blof karsisinda yelkenleri suya
> > indirecek bir devletcik saniyorlar bizi !
> > Kustahlik derecesine bakin, bana 'savas mi aciyorsunuz ?' diye
> > soruyor. Barut kokan bir odada adamin sordugu seye bak !..
> > Savas halinde degiliz sanki !"
> >
> > Birkac saat sonra, Ingiliz donanmasi komutani hukumet konaginin
> > kapisindan girerek Mustafa Kemal Pasa'nin odasina yoneldi. Nazik
> > fakat
> > ofkeli bir hali vardi. Rusen Esref kendisine ne istedigini sordu.
> >
> > -"Baskomutan Mustafa Kemal Pasa ile gorusmek istiyorum !.."
> >
> > Birlikte odaya girdiler, kapi kapandi.
> >
> > Amiral:
> > -"Cok guc kosullar altinda bir savas kazandiniz, sizi asker olarak
> > ictenlikle kutlarim. Canakkale'deki basarinizi rastlantiya borclu
> > olmadiginiz kanitlandi boylece. Buyuk bir askerle tanistigim icin
> > memnunum." diyerek ovguler yagdirmaya basladi.
> >
> > Pasa, bikkin bir ifadeyle:
> > -"Bunlari gecin amiral. Cok isimiz var. Asil konuya gelin" dedi..
> >
> > Amiral bu tavir karsisinda bocalayarak konuya girdi:
> >
> > -"Izmir'de tebamiz ve sizin azinliklariniz ermeniler, rumlar var.
> > Yeni askeri yonetim altinda bu insanlarin statusu nedir? Guvende
> > midirler ?.."
> >
> > -"Hic kuskunuz olmasin amiral. Tebaniz ve azinliklar hukumetimizin
> > korumasi altindadir. Suc islemeyenler, kendilerini guvende
> > sayabilirler"
> >
> > -"Peki suc isleyenler ?"
> >
> > -"Suc isleyenler sayin amiral, muhtemelen sizin ulkenizde de oldugu
> > gibi, adaletin huzuruna cikar. Suclu olanlar, cezalarini cekerler."
> >
> > -"Fakat Pasa Hazretleri, fevkalade gunler gecirdik. Yunan ordusundan
> > cesaret alan rumlar simariklik yapmis olabilir. Bugun bu insanlar
> > yerli halkin dusmanligi ile yuz yuzedirler. Ermenilerin biliyorsunuz
> > buyuk bir bolumu goce zorlandi ve onemli bir bolumu hayatlarini
> > kaybetti. Bu ruh haliyle Yunan ordusu ile isbirligi yapmis, bazi
> > Turklere zor gunler gecirtmis olabilirler. Bunlar, fevkalade gunlerin
> > olaylaridir, bagislanmasi, hos gorulmesi gerekir. Eger bu kisiler
> > halkin husumetine birakilacak olursa, butun dunya aleyhinize kiyameti
> > koparir !.."
> >
> > Son cumleye kadar amirali sakince dinleyen Mustfa Kemal Pasa,
> > "dunyanin koparacagi gurultu" ile tehdit edilince amiralin sozunu
> > kesti:
> >
> > -"Ustunluk pozunuzu derhal bir kenara koyunuz amiral !
> > Milletleri tehdit etmekten de vazgeciniz. Ingiltere ve
> > muttefiklerinin kiyamet koparip koparmayacagini dusunmem bile !
> > Bunlar memleketin dahili isleridir ve de sizin bu islere karismaniza
> > musaade etmem.
> > Majestelerinin devleti bizim azinliklarla ugrasmaktan vazgecsin.
> > Kim ki bize saygi beslemez, bizden de saygi beklemeye hakki olmaz"
> >
> > Amiralin yuzu bembeyaz oldu:
> >
> > -"Ingiliz hukumetinin tebasini her yerde koruma hakki devletler
> > hukuku
> > teminati altindadir. Avrupa devletleriyle birlikte arkaladigimiz rum
> > ve ermenilerin guven icinde bulundurulmasini sadece rica ettik.
> > Yoksa biz bu guvenligi saglayacak gucteyiz..."
> >
> > Pasa:
> > -"Arkaladiginiz Yunan ordusunun denizde yuzen cesetlerini herhalde
> > gormus olmalisiniz. Ordumuz asayisi saglamistir. Izmir limanini
> > donanmaniza kapatiyorum. Isterseniz, tebanizi gemilerinize
> > doldurabilirsiniz. Donanmanizin en kisa zamanda limani terk etmesini
> > istiyorum !"
> >
> > Sert sozler karsisinda amiral ne yapacagini sasirdi:
> >
> > -"Ingiltere'ye savas mi aciyorsunuz ?"
> >
> > Pasa:
> >
> > -"Savas acmak mi ? Siz yoksa Sevr antlasmasinin halen yururlukte
> > oldugunu mu saniyorsunuz?
> > Biz onu coktan yirtip attik bile. Karsimda serbestce oturusunuzu,
> > sizi konuk saymama borclusunuz !
> > Fakat nezaketimizi kotuye kullanmaniza musaade edemem. Su anda
> > hukuken
> > "baris antlasmasi yapmamis" iki devletiz. Savas hukuku halen
> > yururluktedir. Gemilerinizi derhal karasularimizdan cekmenizi size
> > tekrar ve son defa ihtar ediyorum !..."
> >
> > Bir balmumu heykeline dondu amiral....
> >
> > Sert adimlarla girdigi Mustafa Kemal Pasa'nin odasinda oturdugu
> > sandalyede kuculdukce kuculdu ve sonunda kekeleyerek: "
> > - Affedersiniz !" dedi, yerlere kadar egilerek geri geri kapiya gidip
> > disari cikti.
> >
> > Olay kisa sure icinde sehirde duyuldu...
> >
> > Ingiliz ve Fransizlar kendi uyruklarini gemilere bindirmeye
> > basladilar.
> >
> > Birkac saat sonra da sessizce cekilip gittiler...
> >
> > --
> > Türkiye Atatürk'tür, Atatürk Türkiye'dir.
alıntı
