Sivas - Sivasliyiz.Com

Tam Görünüm: GERÇEK SİVASLI OLMAK
Şu Anda Hafifleştirilmiş Görüntüleme Modundasınız. Tam Görünüm Modu için, Buraya Tıklayın
Sivas’lı olmak başkaları için ne anlam ifade ediyor bilemem ama benim için en azından; mertliğin, yiğitliğin sembolü olan, düşenin elinden tutan, az ile yetinmeyi bilen, ikbal peşinde koşarken insani değerlerin ayaklar altına alınmasına rıza göstermeyen, onurunu, gururunu her şeyin üzerinde tutan, aldanan ama aldatmayan, belki biraz sert, belki biraz saf, devletine ve milletine son derece sadık, kaderine razı, kendinin olmayana el uzatmayan göz koymayan, vefakâr ve cefakâr sessiz çoğunluğun hâkim olduğu, her görüş ve inanca sahip insanların huzurla yaşadığı, pek çok devlet adamı yetiştiren, âşıkların, velilerin harman olduğu, yetiştirdiği bürokrat, işadamı, bilim ve fikir adamlarıyla tüm ülkesine gururla hizmet eden, saygının, sevginin ve hoşgörünün hâkim olduğu, Cumhuriyet’ in temellerinin atıldığı şirin bir vatan toprağında yaşamaktır Sivas’ lı olmak.

Sivas’ lı olmak, Sivas’ lı olmakla gurur duymak çok güzel. Bu gururu yaşamaya herkesin hakkı var. Sivas’a ve Sivas’ lıya hizmet edenlerin ise elbette ki daha fazla…

Sivas’ lı hep mazlum ve mağdur olarak yaşamış uzun yıllar. Zulme uğrayan, pek çok konuda mağdur edilen Sivas’ lı hiçbir zaman ne devletine ne de milletine isyan etmemiş, kendisine reva görülen her şeye tam bir teslimiyet içinde rıza göstermekten öte, kendisinin olan elinden alındığında dahi sesini çıkart(a)mamıştır…

Bugün terör nedeniyle gündemden düşmeyen Güneydoğu Anadolu yöresindeki pek çok il Sivas’ tan ekonomik anlamda daha geride değildir. Ekonomik yönden geri kalmışlık teröre mazeret olamaz. Olsa olsa sadece bir bahane olabilir. Terörün sebeplerini başka yerlerde aramak lazım…

Buraya kadar Sivas’ lı olmanın haklı gururunu sizlerle paylaşmak istedim. Ancak şunu da kabul etmek gerekir ki; Sivas’ lı olmanın insanlara yüklediği bir takım sorumluluklar da olmalı… Bence Sivas insanı bu sorumluluklarını tam olarak yerine getirebilmiş değil. Eğer biz bu sorumlulukların bilinci ile hareket etmiş olsaydık bir Kayseri’ den bu kadar geri kalmamamız gerekirdi. Elbette ki bu sözlerimin asıl muhatapları, Sivas’ ın bugününe ve geleceğine karar ve yön verenlerdir. Neyimiz eksik, nerde yanlış yapıyoruz; üzerinde çok ama çok düşünülmesi gerekir…

Bize düşen görev ise; en azından, hakkımıza razı olmayı ama daha önemlisi hakkımızı aramayı öğrenmemiz gerekir…

Eğer birileri Sivas’ ı görmezden geliyorsa (geçmişte uzun yıllar Sivas bu sıkıntıyı yaşamadı mı?) ya da Sivas’ a hizmet ve yatırım için gönderilen ödenekler burada gereği gibi değerlendirilemiyor veya birilerine peşkeş çekiliyorsa, burada hepimizin ama daha çok bizleri idare edenlerin vebali yok mu? Hak aramaya buralardan başlanmalıdır… Yoksa olan hep Sivas’ a ve Sivas’ lıya olmuştur ve olacaktır. Kaynakların doğru yerlerde ve doğru şekilde kullanılmaması hem Sivas’ ın hem de ülkemizin kalkınmamışlığının birinci nedeni değil midir? Tamam, terör belasına onca masraf ediyoruz da, vurgunu, soygunu, talanı ne yapacağız? Sivas ve bu ülke ne çekmişse işin ehli olmayan liyakatsiz idarecilerden çekmemiş midir? Sivaslılar olarak elbette ki bu konuda bizim de yapmamız gereken çok şey var… İşte hak aramak dediğim şey budur; sadece senin olana sahip çıkmak yetmez. Yapılan her yanlış yatırım, ödenen her haksız fatura sonuçta bizim geri kalmamız demek, dolayısıyla terör demek değil midir?

Bir ülke düşünün; her şeyin doğru planlandığı, devlet gelirlerinin doğru yerlerde harcandığı, vergi ve gelir dağılımında adaletin sağlandığı, hak ve hukukun hâkim olduğu vatandaşının karnı tok, sırtı pek yaşadığı, geleceğine umutla bakan, yüzleri gülen toplumlarda bu tür kavgalar yaşanır mı? En azından mutlu ve huzurlu, insani ihtiyaçlarını yeterince karşılayabilen, geleceğine umutla bakabilen toplumlarda teröre prim tanınmayacağı sosyolojik bir gerçek değil mi?

O halde, bu ülkeyi idare edenler de, millete hizmet etmek için görev yapan bürokratlar da; IMF’ den binbir güçlükle alınan borç paraları harcarken bu gerçeği kesinlikle göz ardı etmemeliler. Hamasi nutukların kimseye faydası yok, bizimki el atıyla hava atmaya benziyor… Yerinde harcanmayan her kuruş bir taraftan ülkemizin kalkınmasını engellerken diğer taraftan sürekli dışa bağımlılığımızın artmasından başka bir şeye yaramıyor. Büyük Atatürk’ ün “Yorulmadan, çalışmadan refah içinde yaşayanlar; önce istiklallerini sonra da istikballerini kaybederler” sözü bugün yaşadıklarımızı yeterince anlatıyor sanırım. Öyleyse herkesin bu gerçeği yeterince kavraması ve gerek ülkemizde gerekse Sivas’ta neler oluyor ilgisiz kalmaması gerekir. “Neme lazım başkası düşünsün” dersek bugün olduğu gibi çeşitli sömürü ve güç odakları oluşur, bizlerde seyretmekten başka bir şey yapamayız. Birileri birilerinin hakkını yer, birileri açlığa ve sefalete mahkûm edilirken birileri har vurup harman savurur, birileri de ensemizde boza pişirmeye kalkışır… Hiç kimsenin bu fakir halkın bir kuruşunu dahi israf etmeye, ona buna peşkeş çekmeye hakkı yoktur, ama sen hakkına sahip çıkmayı, hakkını aramayı bilirsen…

Sen hakkını aramaz, hakkına sahip çıkmazsan; senin olan, sana hizmet amacıyla var olan milyonlar ona buna peşkeş çekilir, israf, savurganlık, vurgun, soygun, talan ayyuka çıkar, sen sefalet içinde yüzerken birileri gününü gün eder, sana da seyretmek düşer… Bu ülkede yaşayan herkes hakkına sahip çıkmayı öğrenemediği sürece bu böyle devam edecektir. Hakkına sahip çıkmayı bilen insanların çoğalması bir nevi otokontrolü de beraberinde getirecektir ki; o zaman kimse kimsenin hakkını yemeye, başkasına peşkeş çekmeye cesaret edemez. Bence bu ülkenin kalkınmasındaki birinci adım bu olmalıdır. Bunun için de belki, belli bir kültür düzeyini yakalamamız gerekir. Ama hiç değilse bunu sade vatandaş adına bu işlerle görevli devlet kurumlarının yapması gerekmez mi? Maalesef bu konuda da yeterli olduğumuz söylenemez…

Bugün bazı devlet kurumlarında halka hizmet için kullanılması gereken milyonlar ona buna peşkeş çekiliyor, israf ediliyorsa sen de buna ses çıkartmıyorsan kabahat sadece onların mı? Bizlerin hiç mi kabahati, sorumluluğu yok? Yapanın yaptığı yanına kar kalan bir ülkede kimseden daha fazlasını bekleyemezsiniz eğer Allah korkusu yoksa.

Sivas’ lı olmak Sivas’ lı olmakla gurur duymak bu kadar ucuz olmamalı. Kişisel menfaatler uğruna kamu menfaatini görmezden gelenler gerçek Sivas’ lı olamazlar. Gerçek Sivas’ lı Sivas’ına, Sivas’ ının sorunlarına sahip çıkan, her zaman ve zeminde bu uğurda gerekirse tekme yiyen, tokat yiyen, itilip kakılsa da, pek çok zarar görse de ikbal hesabı yapmadan Sivas için mücadele verenlerdir.

Gelin artık rol yapmaktan, kendimizi ve Sivas’ ımızı ucuza satmaktan vazgeçelim. Sadece Sivas’ ta yaşayan değil, gerçek Sivas’ lı olalım...

Zeki ÖZ
herkez SİVASLI olamaz ...
e.saglık çok güzel
süper.emeğinize sağlık
sivasLiyız seqLımız yeter...kraLına deeL aLayına qider...
Referans Adresler