08-28-2008, 11:42 AM
Ey iman edenler! (Savaşta) kafirlerle, (onlar) toplu halde iken karşılaştığınız zaman, onlara arka(larınızı) dön(üp kaç)mayın!
Enfal 15
Ey iman edenler! Allah'a ve Rasulü'ne itaat edin. (Kur'an'ı) işittiğiniz halde O'ndan yüz çevirmeyin.
Enfal 20
Ey iman edenler! (Peygamber,) sizi hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah'a ve Rasulü'ne uyun. Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve siz, elbette yalnız O'nun huzurunda toplanacaksınız.
Enfal 24
Ey iman edenler! Eğer Allah'a saygı duyup emrine uygun yaşarsanız, size, iyiyi kötüden ayırt eden bir anlayış/bir nur verir. Kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allah büyük lütuf sahibidir.
Enfal 29
Ey iman edenler! Eğer imana karşı küfrü sevip tercih ederlerse, babalarınızı ve kardeşlerinizi (bile) dost edinmeyin. Sizden kim onları 'dost edinir ve onların velayetleri (idareleri) altına girerse', işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.
Tevbe 23
Ey iman edenler! Muhakkak ki (yahudi) hahamlarından ve (hıristiyan) rahiplerinden birçoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler ve (onları) Allah yolundan uzaklaştırırlar. (Bir de) altın ve gümüşü biriktirip, Allah yolunda sarfetmeyenler var ya, işte onları acıklı bir azap ile müjdele!
Tevbe 34
Ey iman edenler! Size ne oldu da: "Allah yolunda hep birden savaşa çıkın" denildiği zaman yere çakılıp kaldınız? Ahiretten (vazgeçip, yalnız) dünya hayatına mı razı oldunuz? Ama dünya hayatının faydası (ve refahı) ahiretin yanında pek azdır.
Tevbe 38
Ey iman edenler! Allah'ın emirlerine uygun yaşayın/aykırı davranmaktan sakının ve doğru (sadık) olanlarla beraber olun (bireyselleşmeyin).
Tevbe 119
Ey iman edenler! Rüku edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin (emirlerine uygun yaşayın) ve hayır işleyin ki umduğunuza erişesiniz. (Bu ve benzeri ayetlerin tatbiki, dünya ve ahiret için umduğuna kavuşmanın teminatıdır.)
Hac 77
Ey iman edenler! Şeytanın adımlarına uymayın! Kim şeytanın adımları ardınca giderse, şüphesiz ki o hayasızlığı ve kötülüğü emreder. Eğer sizin üzerinize Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, asla hiçbiriniz temize çıkamazdı. Fakat Allah dilediğini temize çıkarır. Allah (her şeyi) işitendir, bilendir.
Nur 21
Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere (ve odalara girerken) izin almadan ve sahiplerine (seslenip) selam vermeden girmeyin. Bu sizin için daha hayırlıdır. Herhalde bunu düşünüp anlarsınız.
Nur 27
Ey iman edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani (Hendek Gazvesi'nde) üzerinize ordular gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgar ve görmediğiniz (meleklerden) ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
Ahzab 9
Ey iman edenler! Allah'ı çok anın (zikredin).
Ahzab 41
Ey iman edenler! Mü'min kadınları nikahlayıp da sonra kendileri ile (cinsi) temastan önce onları boşadığınız zaman, sizin için üzerlerinde sayıp, bekleyeceğiniz bir iddet hakkı yoktur (hemen başkasıyla evlenebilirler). Bu taktirde onlara nikah haklarını verin ve kendilerini güzel bir şekilde salıverin.
Ahzab 49
Ey iman edenler! (Rasule karşı tıpkı) Musa'yı (iftira ile) incitenler gibi olmayın. Nihayet Allah onu, dediklerinden temize çıkardı. O, Allah yanında yüzü (itibarı) olan idi.
Ahzab 69
Ey iman edenler! 'Allah'a saygılı olun/emirlerine uyun' ve doğru söz söyleyin ki, (Allah) işlerinizi düzeltsin ve sizin günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve Rasulü'ne itaat ederse, muhakkak ki en büyük bir başarıya/kurtuluşa ermiş olur.
Ahzab 70-71
Ey iman edenler! Eğer siz Allah'a (O'nun dininin yayılmasına ve hayata geçmesine) yardım ederseniz, (O' da) size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam tutar (güç ve sebat verir).
Muhammed 7
Ey iman edenler! (Bütün işlerinizde) Allah'a itaat edin, Peygambere de itaat edin ve amellerinizi boşa çıkarmayın.
Muhammed 33
Ey iman edenler! (işlerinizde, söz ve hükümlerinizde) Allah'ın ve Rasulü'nün önüne geçmeyin. Allah'a saygılı olun, emirlerine uygun yaşayın. Çünkü Allah, (her şeyi) hakkıyla işitendir, bilendir.
Hucurat 1
Ey iman edenler! Şayet bir fasık (yalancı/günahkar) size bir haber getirirse, doğruluğunu araştırın. (Yoksa) bilmeyerek bir kavme kötülük eder de, yaptığınıza kesinlikle pişman olursunuz.
Hucurat 6
Ey iman edenler! Zandan çok sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli kusurunu (casus gibi) araştırmayın ve biriniz, diğerini çekiştirmesin. Herhangi biriniz ölmüş kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte bundan iğrendiniz (değil mi?). O halde Allah'a saygı duyup emrine uygun yaşayın. Şüphesiz Allah tövbeleri kabul edendir, çok merhametlidir.
Hucurat 12
Ey iman edenler! Allah'ın emirlerine uygun yaşayın/aykırı davranmaktan sakının! O'nun (son) Rasulü'ne de inanın ki, rahmetinden size iki pay versin; size hem (imanınızdan dolayı) ışığı ile yürüyeceğiniz bir nur lütfetsin, hem de sizi bağışlasın. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.
Hadid 28
Ey iman edenler! (Aranızda) fısıldaştığınız/gizli konuştuğunuz zaman, günahı, düşmanlığı ve Peygamber (s.a.v.)'e karşı gelmeyi fısıldaşmayın. İyiliği/iyi olanı, takvayı fısıldaşın ve huzurunda toplanacağınız Allah'a saygılı olup emrine uyun.
Mücadele 9
Ey iman edenler! Toplantılarda size: "(Gelenlere) yer açın" denildiği zaman, hemen yer açın (genişletin) ki, Allah da size genişlik ver(ip darlığınızı gider)sin. "Kalkın (yer verin)" denildiğinde kalkın ki, Allah sizden iman edenlerle, kendilerine ilim verilmiş olanları derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Mücadele 11
Ey iman edenler! Allah'ın emirlerine uygun yaşayın ve herkes yarın için ne (yapıp) gönderdiğine baksın. Allah'ın emirlerine aykırı davranmaktan sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Haşr 18
Ey iman edenler! Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir güruhu dost edinmeyin. (Çünkü) inkarcıların kabir ehlin(in dirilmesin)den ümitlerini kestikleri gibi, onlar da ahiretten (öyle) ümit kesmişlerdir.
Mümtehine 13
Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi Allah'ın zikrinden (ibadet ve itaatinden) oyalayıp alıkoymasın. Kim bunu yaparsa (onlar yüzünden Allah'ın zikrinden/kulluk görevlerinden gaflet ederse) işte onlar, hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
Münafikun 9
Ey iman edenler! Şüphesiz eşlerinizden ve evlatlarınızdan (sizi Allah yolundan alıkoymakla) size düşman(lık etmiş olanlar) da vardır. Onlardan sakının (kendinizi tamamen kaptırmayın). Eğer (onları) affeder, kusurlarına bakmaz ve bağışlarsanız, şüphesiz Allah da çok bağışlayan, çok merhamet edendir.
Teğabun 14
Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz?
Saf 2
Ey iman edenler! Sizi acıklı bir azaptan kurtaracak bir ticaret (şeklini) size göstereyim mi?
Saf 10
Allah'a ve Rasulü'ne iman edersiniz, Allah yolunda mallarınız ve canlarınızla savaşırsınız. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.
Saf 11
(Böyle yaparsanız, Allah) sizin günahlarınızı bağışlar, sizi alt tarafından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki çok güzel meskenlere (köşklere) koyar. İşte bu, en büyük kurtuluş ve saadettir.
Saf 12
Hoşunuza gidecek bir diğer husus da Allah'tan bir yardım ve yakın bir zaferdir. (Rasulüm! Bunları) mü'minlere müjdele!
Saf 13
Ey iman edenler! Allah'ın (dininin) yardımcıları olun. Meryemoğlu isa'nın havarilere: "Allah (davasın)da benim yardımcılarım kim (olacak)?" deyip de Havarilerin de: "Allah (davasın)ın yardımcıları biziz" dedikleri gibi (ey mü'minler! Siz de öyle deyin). Sonuçta İsrailoğulları'ndan bir zümre (böyle) iman etti, bir zümre de inkar etti. Biz de iman edenleri, düşmanlarına karşı destekledik de galip geldiler.
Saf 14
Ey iman edenler! (Beraberce İslam'a uygun yaşayın da böylece) Kendinizi ve çoluk-çocuğunuzu, yakıtı insanlar ve (yanıcı) taşlar olan ateşten koruyun. Onun üzerinde (görevli) iri yapılı, haşin tabiatlı, Allah'ın kendilerine emrettiği şeylere başkaldırmayan ve emredildikleri şeyleri yapan (9 zebani) melekler vardır.
Tahrim 6
Ey iman edenler! Tam ve kesin (örnek olacak) bir tövbe ile Allah'a yönelin. (Böyle yaparsanız) umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter ve sizi alt tarafından ırmaklar akan cennetlere koyar. O gün Allah, Peygamberi(ni) ve onunla beraber olan mü'minleri utandırmayacaktır. Onların nuru (o gün Sırat'ta) önlerinde ve sağlarında koşacak (aydınlatacak)tır. (Mü'minlerin nurları birbirlerinden farklı olduklarından) diyecekler ki: "Ey Rabbimiz! Bizim nurumuzu tamamla (cennete kadar devam ettir, söndürme) ve bizi bağışla, doğrusu sen her şeye kadirsin."
Tahrim 8
