07-09-2008, 10:29 PM
Tirentez
Rahmetli Ahmet amca(Ahmet Çankaya) Ankara da çalışmaktadır.Kendisinin bir atı vardır fakat iyice yaşlanmış güçden düşmüştür.Satacaktır ama at yem yiyip su içmez.Ata bir müşteri çıkar.Ahmet amca da müşteriye derki:
-Benim at eyidir,hastır emme birez tirentezdir.Eyle hele hüle yemi yemez
Ali Dayı( Ali Özvatan)
Ali Dayıya mal edilen bazı rekorlar vardır.Lakin bunların bir çoğu kendinsin değil çevresindekilerin abartmasıyla yayılmış ve duyulmuştur.İşte birkaç örnek
- İstanbul’a geldiğinde çizmelerini çekerek boğazı geçmiş
- Dama torpah atarken yanlışlıkla bulgur daşını dama atmış (yaklaşık 100 kg dir)
- Lalek puarında Guvali dayıyı tek eliyle yıkmış
- İstanbul boğazını çizmeyle geçtiği gibi
Muska
Rahmetli Duran dayının (Turan Çatlaş) eşi Ziynep bacı hastelenir.Akrabası Emin dayıya hocadan bir muska getir diye yalvarıp yaharır.O da tamam der ama gitmeye üşenir,hocanın nazını çekmek istemez.Alır eline bir kağıt,Elif Cüzüne baharahbişeyler yazar.Daha sonra muska gibi üçgen şeklinde katlar,Ziynep bacıya getirir,üzerine de deri kılıf dikmesini söyler.Ertesi gün baharki Zeynep bacı iyileşmiş hocaya dua ediyo.Dayanamaz “yav yenge onu ben yazdım” dese de Ziynep bacı “süs kele Emin ağa” der inanmaz.
Halil Ağa
Çütlüklü Halil Ağa köyümüze gelir.Herkes gibi Nutfu dayı da hoş geldin eder.Halil Ağa Nutfu dayıya dönerek ‘Hoş gelirim gelmem sana ne der’ Nutfu dayı kendini bozmaz ‘Gusura bahma Halil Ağa garannıhda boha bastım’ der
Para Gibi
Rahmetli Ahmet Amca( Ehmet) Ankara’da çalışırken bir miktar parası kaybolur.Alanı kırmak istemediği için kendisi aramayı bırakır ama oğlu İsmail abi aramaya devam eder.Sinirlenen Ahmet amca “La İsmaal ne gibi arıyon” der.İsmail abide cevaben “Para gibi” der.
Şapka
Davutların Niyazi abi babasına Sivas’tan şapka almak için bir dükkana girer ve birini beğenip alır.Eski garajlarda babası Mıstafa dayı dener ama küçük gelir şapka.Niyazi abi tekrar dükkana gider.Şapkayı bırakıp bir numara büyüğünü alıp tam çıkacaktır ki dükkan sahibi durdurur.
-La gardaş niydiyon?Geçiyi bırahıp goçu gotürüyon.O 1 kağıt,öbürü 1,5 kağıt der.
Minare
Malumunuz köyümüz daha çok Malatya ve Maraş’tan yapılan göçlerle oluşmuştur.Köyümüzün büyük sülalelerinden Karzoğlaklar’ın da Maraş’tan geldiğini öğrenen Rahmeli Fehmi abi(Binannaz bacının oğlu) Ankara da çalışırken Kemal Karakoç ile Maraştan gelen bir kişi hakkında geçtiğini iddia ettiği şöyle bir diyaloğu anlatır.
Maraşlı Kemal abiye “ La emmoğlu biz cami minare bilmek bu ney la”
Kemal abi “ He la emmioğlu bizde görmemek için evimizi çuhur tarlaya yaptıh”
Takım Elbise
Memmet dayı Almanya’dan yeni gelmiş ve millet başına toplanmıştır.Nutfu dayı gilinen kirve olmuşlardır daha önceden.Tabi Nutfu dayı bir hediye bekler.Memmet dayı:
-Nutfu kirve sana,senin gibi bir gavura deneyip bir takım elbise getirdim der.
Millet kıs kıs güler ama Nutfu dayı sevinçten Memmet dayı nın ne demek istediğini anlamaz.
(Not:Daha sonra öğrendiğime göre Memmet dayı hediye takım elbise için Nutfu dayıya iki gün çayır biçtirip,1 tanede geçisini almış)
Ben Daalim Bedir baa
Günlerden birgün Memmet dayı (Karakoç),Ali Çavuşların Ali dayı ve başka bir köylümüz daha Jandarma Karakolu yakınlarında sohbet ederken karakol önünde bir bağrışma duyarlar. Oraya vardıklarında eli kelepçeli bir adam ha bire görevli askere küfür etmekte, rahat durmamaktadır.
Memmet dayı sinirlenir.Adamı tutarlar ve araya alıp bir güzel pataklarlar ama adam bu seferde onlara ağır küfürler etmeye başlar.Memmet dayı eline bir pense alır başlar adamın bıyıklarını çekmeye..adam hem bağırır hemde küfür eder.Sonra adamı askerler alır Kangal adliyesine götürürler.Memmed dayı ve diğerlerine de şahit olarak götürürler.
Asıl olay bundan sonra açığa çıkar.Memmed dayı burada adamın 7 kişiyi öldürmüş Acıyurtlu Bedir olduğunu öğrenir.Herkes onlara “siz neden böyle yaptınız,adam çıkınca sizi mutlaka öldürür” der.Memmed dayı olayı anlatırken “Yoh yav bişiy olmaz diyom emme içim cız cız edip duruyor” demişti.
Daha sonra adamın bir süre içerde yatıp çıktığı ve ilk fırsatta Memmed dayı ve diğerlerinin işini bitireceğini söylediği duyulur.Korkular daha da artar.Adam Memmed dayıya o kadar kinlenmiştir ki yanlışlıkla sırf isim benzerliği ve Deliktaşlı diye Memiş dayıyı feci şekilde döğer.Memiş dayı “O Memmed ban dalidim Badır baa” dese de dinlemez.
Bedir birgün Memmed dayının Kulmaç’ta ekin biçtiğini öğrenir.İmamı köyünden biri gelip Memmed dayıya söyler.2 amca zadesiyle birlikte ekin biçen Memmed dayı duyar duymaz yanlarındaki bir taya atladığı gibi köyün yolunu tutar.Belli bir mesafe sonra geriye bakar ki Bedir gelmiş ve emmi uşahlarını dövüyor.O korkuyla köye zor atar kendini.
Bedir’in öldüğünü duyuncaya kadar Memmed dayı köyden dışarı çıkamaz.Bedir ise köyündeki hasımlarıyla silahla vuruşurken hasmının gelinin sopayla koluna vurması sonucu kolu kırılır.Adamın kendine yediremediği için hastanede kahrından çatlayıp öldüğü söylenir
Doğum günü!!!!
Oğul anasına sorar''ana benim doğum günüm nezaman''der anasının oğula cevabı ''ne bilim oğlum büyük kapılar (lakabıyla söylenen başka aile) üç germeç çamaşır asmışlardı o günü doğdun''diye cevap verir...
Sivasın köyü
Sivaslının biri istanbulda berbere gitmiş. Berber sormuş nerelisin diye sivaslı övünerek sivaslıyım gardaş demiş berberde adamıa oyun yapacak ya demiş abi siz şöyle mertsiniz şöyle delikanlısınız artık traşıda susuz köpüksüz olursunuz sivaslı tabi demiş ne suyu berber almış jileti vurmuş adamın sakalına sivaslının canı çok yanmış birşey de diyememiş bir iki jiletten sonra demiş gardaş ben aslında sivasın köyündenim
Kangal'ın Kışı!
Kangalda askerliğini yapıp memleketine giden birisine sormuşlar;
-Orada kış ne kadar devam eder ?
-On üç ay diye cevap verince;
-Bir yanlışlığın olmasın ,yıl zaten on iki ay değil mi? Gülerek cevap vermiş;
-Bir ayda gelecek yıldan ödünç alır.
Benim itten ne farkım var
Borozan Yusuf Belediye Başkanlığı'nı kafasına koyduğu Havuz Beldesine sık sık gider. Yine günlerden bir gün köyüne gitmiş, eş dost ziyaretleri yapmış. Serde tüccarlık olunca birileri oradan köpek istemiş. O da gidiş geliş masraflarını çıkarayım diyerek 2 adet kangal köpeğini koltuklamış yola reven olmuş. O dönemde de fazla vasıta yok. Yürüyerek Kangal yoluna çıkmış ve araba beklemeye başlamış. Bir kamyon gelmiş durmuş önünde. Borozan Yusuf; "Beni Sivas'a kaça götürürsün diye sormuş. Şoförde sana 10 lira, köpeklere 5 lira isterim demiş. Borozan'da "Benim itten ne farkım var, benden de 5 lira al demiş.
neyim necaam
geçmiş zamanlarda kız ile ana bir arada yaşarken akşam olunca anasına seslenir ''ana kalk alecelere gezmeye gidek''der anasının cevabı da ''get anam get onlar benim neyim necaam külaam cicaam ben onların sıcak akmeğini(ekmek) mi gördüm sıcak tandırını mı gördüm benim onlarda ne işim var'' der...
Uyanık Köylü
Gürünlü bir köylünün öküzü hastalanmış adam Allaha dua etmiş ALLAH ım demiş eğer öküzüm iyileşirse senin rızan için 1 ay oruç tutacağım demiş ve ALLAH duasını kabul etmiş öküz iyileşmiş adam tam bir ay oruç tutmuş orucun bittiği gün sabah bakmışki öküzü ölmüş.Adam demişki ALLAH ım sen beni aptalmı sandın orucu ramazana sayarım öküzüde kurbana sayarım demiş.
İnşallah Ölmemiştir
Gürünün deveçayır köyünde birinin anası ölmüş oğlu hem ağlıyor hemde tabudu taşıyormuş.Onu teselli eden komşusu ağlama kurban ağlama inşallah ölmemiştir sen kalbini ferah tut.(Bunu söyleyen köylüde tabudu taşıyormuş)
zaarki
sivasli bir spiker maç sunuyormuş. demişki: top golendi golendi ellahamki gol olacak demiş. orada bulunan Ankaralı nın birisi sormuş ellahamki ne demek diye oda yanıt vermiş: zaarki diye

ALINTI

Rahmetli Ahmet amca(Ahmet Çankaya) Ankara da çalışmaktadır.Kendisinin bir atı vardır fakat iyice yaşlanmış güçden düşmüştür.Satacaktır ama at yem yiyip su içmez.Ata bir müşteri çıkar.Ahmet amca da müşteriye derki:
-Benim at eyidir,hastır emme birez tirentezdir.Eyle hele hüle yemi yemez
Ali Dayı( Ali Özvatan)
Ali Dayıya mal edilen bazı rekorlar vardır.Lakin bunların bir çoğu kendinsin değil çevresindekilerin abartmasıyla yayılmış ve duyulmuştur.İşte birkaç örnek
- İstanbul’a geldiğinde çizmelerini çekerek boğazı geçmiş
- Dama torpah atarken yanlışlıkla bulgur daşını dama atmış (yaklaşık 100 kg dir)
- Lalek puarında Guvali dayıyı tek eliyle yıkmış
- İstanbul boğazını çizmeyle geçtiği gibi
Muska
Rahmetli Duran dayının (Turan Çatlaş) eşi Ziynep bacı hastelenir.Akrabası Emin dayıya hocadan bir muska getir diye yalvarıp yaharır.O da tamam der ama gitmeye üşenir,hocanın nazını çekmek istemez.Alır eline bir kağıt,Elif Cüzüne baharahbişeyler yazar.Daha sonra muska gibi üçgen şeklinde katlar,Ziynep bacıya getirir,üzerine de deri kılıf dikmesini söyler.Ertesi gün baharki Zeynep bacı iyileşmiş hocaya dua ediyo.Dayanamaz “yav yenge onu ben yazdım” dese de Ziynep bacı “süs kele Emin ağa” der inanmaz.
Halil Ağa
Çütlüklü Halil Ağa köyümüze gelir.Herkes gibi Nutfu dayı da hoş geldin eder.Halil Ağa Nutfu dayıya dönerek ‘Hoş gelirim gelmem sana ne der’ Nutfu dayı kendini bozmaz ‘Gusura bahma Halil Ağa garannıhda boha bastım’ der
Para Gibi
Rahmetli Ahmet Amca( Ehmet) Ankara’da çalışırken bir miktar parası kaybolur.Alanı kırmak istemediği için kendisi aramayı bırakır ama oğlu İsmail abi aramaya devam eder.Sinirlenen Ahmet amca “La İsmaal ne gibi arıyon” der.İsmail abide cevaben “Para gibi” der.
Şapka
Davutların Niyazi abi babasına Sivas’tan şapka almak için bir dükkana girer ve birini beğenip alır.Eski garajlarda babası Mıstafa dayı dener ama küçük gelir şapka.Niyazi abi tekrar dükkana gider.Şapkayı bırakıp bir numara büyüğünü alıp tam çıkacaktır ki dükkan sahibi durdurur.
-La gardaş niydiyon?Geçiyi bırahıp goçu gotürüyon.O 1 kağıt,öbürü 1,5 kağıt der.
Minare
Malumunuz köyümüz daha çok Malatya ve Maraş’tan yapılan göçlerle oluşmuştur.Köyümüzün büyük sülalelerinden Karzoğlaklar’ın da Maraş’tan geldiğini öğrenen Rahmeli Fehmi abi(Binannaz bacının oğlu) Ankara da çalışırken Kemal Karakoç ile Maraştan gelen bir kişi hakkında geçtiğini iddia ettiği şöyle bir diyaloğu anlatır.
Maraşlı Kemal abiye “ La emmoğlu biz cami minare bilmek bu ney la”
Kemal abi “ He la emmioğlu bizde görmemek için evimizi çuhur tarlaya yaptıh”
Takım Elbise
Memmet dayı Almanya’dan yeni gelmiş ve millet başına toplanmıştır.Nutfu dayı gilinen kirve olmuşlardır daha önceden.Tabi Nutfu dayı bir hediye bekler.Memmet dayı:
-Nutfu kirve sana,senin gibi bir gavura deneyip bir takım elbise getirdim der.
Millet kıs kıs güler ama Nutfu dayı sevinçten Memmet dayı nın ne demek istediğini anlamaz.
(Not:Daha sonra öğrendiğime göre Memmet dayı hediye takım elbise için Nutfu dayıya iki gün çayır biçtirip,1 tanede geçisini almış)
Ben Daalim Bedir baa
Günlerden birgün Memmet dayı (Karakoç),Ali Çavuşların Ali dayı ve başka bir köylümüz daha Jandarma Karakolu yakınlarında sohbet ederken karakol önünde bir bağrışma duyarlar. Oraya vardıklarında eli kelepçeli bir adam ha bire görevli askere küfür etmekte, rahat durmamaktadır.
Memmet dayı sinirlenir.Adamı tutarlar ve araya alıp bir güzel pataklarlar ama adam bu seferde onlara ağır küfürler etmeye başlar.Memmet dayı eline bir pense alır başlar adamın bıyıklarını çekmeye..adam hem bağırır hemde küfür eder.Sonra adamı askerler alır Kangal adliyesine götürürler.Memmed dayı ve diğerlerine de şahit olarak götürürler.
Asıl olay bundan sonra açığa çıkar.Memmed dayı burada adamın 7 kişiyi öldürmüş Acıyurtlu Bedir olduğunu öğrenir.Herkes onlara “siz neden böyle yaptınız,adam çıkınca sizi mutlaka öldürür” der.Memmed dayı olayı anlatırken “Yoh yav bişiy olmaz diyom emme içim cız cız edip duruyor” demişti.
Daha sonra adamın bir süre içerde yatıp çıktığı ve ilk fırsatta Memmed dayı ve diğerlerinin işini bitireceğini söylediği duyulur.Korkular daha da artar.Adam Memmed dayıya o kadar kinlenmiştir ki yanlışlıkla sırf isim benzerliği ve Deliktaşlı diye Memiş dayıyı feci şekilde döğer.Memiş dayı “O Memmed ban dalidim Badır baa” dese de dinlemez.
Bedir birgün Memmed dayının Kulmaç’ta ekin biçtiğini öğrenir.İmamı köyünden biri gelip Memmed dayıya söyler.2 amca zadesiyle birlikte ekin biçen Memmed dayı duyar duymaz yanlarındaki bir taya atladığı gibi köyün yolunu tutar.Belli bir mesafe sonra geriye bakar ki Bedir gelmiş ve emmi uşahlarını dövüyor.O korkuyla köye zor atar kendini.
Bedir’in öldüğünü duyuncaya kadar Memmed dayı köyden dışarı çıkamaz.Bedir ise köyündeki hasımlarıyla silahla vuruşurken hasmının gelinin sopayla koluna vurması sonucu kolu kırılır.Adamın kendine yediremediği için hastanede kahrından çatlayıp öldüğü söylenir
Doğum günü!!!!
Oğul anasına sorar''ana benim doğum günüm nezaman''der anasının oğula cevabı ''ne bilim oğlum büyük kapılar (lakabıyla söylenen başka aile) üç germeç çamaşır asmışlardı o günü doğdun''diye cevap verir...
Sivasın köyü
Sivaslının biri istanbulda berbere gitmiş. Berber sormuş nerelisin diye sivaslı övünerek sivaslıyım gardaş demiş berberde adamıa oyun yapacak ya demiş abi siz şöyle mertsiniz şöyle delikanlısınız artık traşıda susuz köpüksüz olursunuz sivaslı tabi demiş ne suyu berber almış jileti vurmuş adamın sakalına sivaslının canı çok yanmış birşey de diyememiş bir iki jiletten sonra demiş gardaş ben aslında sivasın köyündenim
Kangal'ın Kışı!
Kangalda askerliğini yapıp memleketine giden birisine sormuşlar;
-Orada kış ne kadar devam eder ?
-On üç ay diye cevap verince;
-Bir yanlışlığın olmasın ,yıl zaten on iki ay değil mi? Gülerek cevap vermiş;
-Bir ayda gelecek yıldan ödünç alır.
Benim itten ne farkım var
Borozan Yusuf Belediye Başkanlığı'nı kafasına koyduğu Havuz Beldesine sık sık gider. Yine günlerden bir gün köyüne gitmiş, eş dost ziyaretleri yapmış. Serde tüccarlık olunca birileri oradan köpek istemiş. O da gidiş geliş masraflarını çıkarayım diyerek 2 adet kangal köpeğini koltuklamış yola reven olmuş. O dönemde de fazla vasıta yok. Yürüyerek Kangal yoluna çıkmış ve araba beklemeye başlamış. Bir kamyon gelmiş durmuş önünde. Borozan Yusuf; "Beni Sivas'a kaça götürürsün diye sormuş. Şoförde sana 10 lira, köpeklere 5 lira isterim demiş. Borozan'da "Benim itten ne farkım var, benden de 5 lira al demiş.
neyim necaam
geçmiş zamanlarda kız ile ana bir arada yaşarken akşam olunca anasına seslenir ''ana kalk alecelere gezmeye gidek''der anasının cevabı da ''get anam get onlar benim neyim necaam külaam cicaam ben onların sıcak akmeğini(ekmek) mi gördüm sıcak tandırını mı gördüm benim onlarda ne işim var'' der...
Uyanık Köylü
Gürünlü bir köylünün öküzü hastalanmış adam Allaha dua etmiş ALLAH ım demiş eğer öküzüm iyileşirse senin rızan için 1 ay oruç tutacağım demiş ve ALLAH duasını kabul etmiş öküz iyileşmiş adam tam bir ay oruç tutmuş orucun bittiği gün sabah bakmışki öküzü ölmüş.Adam demişki ALLAH ım sen beni aptalmı sandın orucu ramazana sayarım öküzüde kurbana sayarım demiş.
İnşallah Ölmemiştir
Gürünün deveçayır köyünde birinin anası ölmüş oğlu hem ağlıyor hemde tabudu taşıyormuş.Onu teselli eden komşusu ağlama kurban ağlama inşallah ölmemiştir sen kalbini ferah tut.(Bunu söyleyen köylüde tabudu taşıyormuş)
zaarki
sivasli bir spiker maç sunuyormuş. demişki: top golendi golendi ellahamki gol olacak demiş. orada bulunan Ankaralı nın birisi sormuş ellahamki ne demek diye oda yanıt vermiş: zaarki diye

ALINTI

