Sivas - Sivasliyiz.Com

Tam Görünüm: Hayat-ı Saadetlerinde Peygamber Efendimiz (sav) İle Yapılan Tevessül
Şu Anda Hafifleştirilmiş Görüntüleme Modundasınız. Tam Görünüm Modu için, Buraya Tıklayın
Hayat-ı Saadetlerinde Peygamber Efendimiz (sav) İle Yapılan Tevessül

Osman b. Huneyf radıyallahu anh'dan şöyle rivayet edilmiştir. "Âmâ bir adam Peygamber Efendimizin sallallahu aleyhi ve sellem yanına gelerek: "Ya Rasulallah gözlerim görmüyor ve bu bana çok meşakkat veriyor." diye halinden şikayet etti. O zaman Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem adama şöyle hitap etti: "Öyleyse git güzel bir abdest al, sonra iki rekat namaz kıl ve şöyle dua et; "Ya Rabbi senden diliyorum. Rahmet Peygamberin Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem ile sana yöneliyorum. Ya Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem, ben seninle Rabbine yöneliyorum. Ta ki gözlerim açılsın. Ya Rabbi, benim hakkımda O'nun şefaatini kabul et. Benim de kendim için yaptığım duayı kabul et." (Tirmizi, Deavat:49, İbn Mace,İkame:5, Ahmed b. Hanbel,4/13Cool

Osman bin Huneyf radıyallahu anh olayın devamında şöyle dedi: "Allah'a yemin ederim ki biz daha Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in huzurundan ayrılmıştık ki, adam geri döndü. Sanki gözleri hiç kör olmamıştı." Bu hadisi şerif için Hakim "isnadı sahihtir." ibaresini kullanmıştır. Zehebi de bu hadis-i şerif için sahihtir demiştir.

Peygamber Efendimiz (sav)'in Ahirete İrtihallerinden Sonra Kendisiyle Yapılan Tevessül

Yukarıda zikretmiş olduğumuz hadis-i şerif, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in vefatlarından sonra da kendisi ile tevessül yapmaya örnektir. Taberani bu hadis-i şerifi naklederken, evvelinde şöyle bir olayı zikretmektedir. "Hz. Osman radıyallahu anh'ın hilafeti döneminde, ihtiyaç sahibi bir adam, ihtiyacını giderebilmek amacı ile uzun bir süre Hz. Osman'ın yanına gidip geldi. Fakat Hz. Osman radıyallahu anh bu adama hiç aldırış etmedi ve ihtiyacını gidermedi.

Yine bir gün bu adam, Hz. Osman'ın yanından dönerken, Osman b. Huneyf radıyallahu anh ile karşılaştı ve durumundan şikayet etti. Osman b. Huneyf radıyallahu anh adama şöyle hitap etti: "Git güzel bir abdest al ve iki rekat namaz kıl, sonra Allah-u Zülcelal'e şöyle dua et: "Ya Rabbi Senden diliyorum ve Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem ile sana yöneliyorum. Ya Muhammed! sallallahu aleyhi ve sellem seninle Rabbine yöneliyorum. Ta ki hacetim yerine gelsin." de ve ihtiyacını Allah'a arzet" dedi.

Adam Osman b. Huneyf'in öğrettiğini uyguladı. Daha sonra Hz. Osman radıyallahu anh'ın yanına gitti. Kapıcı bu adamın elinden tutup Hz. Osman radıyallahu anh'ın huzuruna çıkardı. Hz. Osman radıyallahu anh adamı yanına oturttu ve ihtiyacını öğrenip giderdikten sonra şöyle dedi: "Kusura bakma, şimdiye kadar senin ihtiyacını hiç hatırlamadım. Onun için gecikti. Ne zaman bir ihtiyacın olursa hemen bana gel." İhtiyacı giderilen adam, Osman b. Huneyf radıyallahu anh'a gidip: "Allah seni hayırla mükafatlandırsın. Sen Halife Osman ile benim hakkımda (ki meseleyi) konuşmadan önce, ihtiyacımı gidermiyordu." dedi. O zaman Osman b. Huneyf şöyle dedi: "Allah'a yemin olsun ki Hz. Osman radıyallahu anh'la senin hakkında konuşmadım." (Tergib ve Terhib:2/118-119 Taberani’den) Ve yukarıda zikrettiğimiz kör adamın gözlerinin açılması ile ilgili olayı anlattı.

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem kendisine kabir alemindeyken verilen salat-u selamı işitmektedir ve cevap vermektedir. Nitekim Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Hayatım ve ölümüm sizin için hayırlıdır. Siz konuşursunuz ve size cevap verilir. Sizin amelleriniz bana arz olunur. Eğer amellerinizi hayırlı bulursam, Allah'a hamd ederim. Eger amellerinizi kötü bulursam, Allah'a sizin için istiğfarda bulunurum." (Heysemi, Mecmau'z-Zevaid )

Bu hadis-i şerifi Kadı Hafız İsmail, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem salat-u selam konusunda rivayet etmiş, Heysemi de "Mecmaü’z-Zevaid" adlı eserinde sahih olduğunu söylemiştir. Bezzar ise sahih olduğunu söyleyip, tashihini kuvvetlendirmiştir. Diğer bir hadis-i şerifte, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Bir kimse bana selam verdiği zaman, verilen selama karşılık verebilmem için Allah-u Zülcelal bana ruhumu geri verir. " (Ebu Davud: 2041)

Ebu Davud'un Ebu Hureyre radıyallahu anh'dan rivayet etmiş olduğu bu hadis-i şerif hakkında, İmam Nevevi isnadının sahih olduğunu söylemiştir. Ebu’l-Cevza Evs b. Abdullah’tan şöyle nakledilmiştir: "Medine halkı şiddetli bir kıtlık ile başbaşa kalmıştı. Hz. Aişe radıyallahu anha'ya da bu durumdan şikayet ettiler. Hz. Aişe radıyallahu anha şöyle buyurdu: "Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in kabri şerifine bakınız. O kabirden semaya doğru bir pencere açınız. Hatta kabir ile sema arasında bir perde olmasın."

Evs b. Abdullah radıyallahu anh diyor ki: Medine halkı, Hz. Aişe radıyallahu anha'nın dediği gibi yaptı. O sene öyle bol yağmur yağdı ki, otlar yeşerdi. Hatta develer semizlikten çatlayacak duruma geldiler. O seneye "Çatlama Senesi" denildi. (Darimi, Sünen:1/43) Bu tevessül Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in kabr-i şerifi ile yapılmış olan tevessüldür. Kainatın Efendisi, Allah-u Zülcelal'in habibi ve mahlukatın en şereflisi olan Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in, o kabirde bulunması dolayısı ile tevessül edilmiştir. Yoksa kabir olması hasebiyle yapılmış olmayıp, o kabir, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ile müşerref olduğu için tevessül edilmeye hak kazanmıştır.

Ebu Mansur Es-Sebbah "Kitab-ı Şamil" adlı eserinde Utbe radıyallahu anh’dan şöyle rivayet etmiştir. "Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in kabri şerifinin yanında oturuyordum. Bir arabi (kabrin başına) geldi ve şöyle dedi: "Es-selamü aleyke Ya Rasulallah! Allah-u Zülcelal'in şöyle buyurduğunu işittim: “Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah'tan bağışlanmayı dileseler, Resûl de onlar için istiğfar etseydi, Allah'ı ziyadesiyle affedici, esirgeyici bulurlardı.” (Nisa; 64)

Ben sana günahlarımın mağfiret olunması, senin de Allah-u Zülcelal'e şefaatçi olman için geldim.” Adam daha sonra Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin üzerine şu şiiri okudu: "Nefsim feda olsun o kabre ki, Sen onda bulunuyorsun. O kabirde ifaf (paklık) cud (cömertlik) ve kerem vardır."

Sonra arabi oradan ayrıldı. Bana uyku galip geldi ve uyudum. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'i rüyamda gördüm. Bana şöyle buyurdu.
"Arabiye yetiş ve müjdele. Allah-u Zülcelal onu mağfiret etmiştir." (İbn Kesir, İmam Nevevi,İzah:49Cool

alıntı
Referans Adresler