Sivas - Sivasliyiz.Com

Tam Görünüm: AB POLiTiKASININ GELEuEGi Bi GuZ ATIN ARKADAsLAR
Şu Anda Hafifleştirilmiş Görüntüleme Modundasınız. Tam Görünüm Modu için, Buraya Tıklayın
(E) Orgeneral sener ERUYGUR (ATATuRKuu DusuNuE DERNEGi YuNETiM KURULU BAsKANI)

(* 2005 yilinda yayinlanmistir.)

3 Ekim 2005 te AB ile uyelik muzakerelerinin baslamasi bekleniyor.17 Aralik 2005 zirvesinde varilan mutabakat kamuoyunda uzun uzun tartisildi. Bu tartisma sonucunda toplumumuz adeta iki ayri kutba ayrildi. Bir tarafta, yurutulen AB politikasinin Ulus Devlet yapisini catlatacagini dusunenler, diger tarafta bu politikayi uygulamayi inatla surdurenler. Bu bolunme ulkemizde bir sagirlar diyalogunu baslatmis durumda. Turkiye-nin KKTC-yi kendi eliyle yikmasi demek olan Ek Protokol sorunu da, AB ile iliskilere ilginc bir boyut kazandirmis gorunuyor. Belki de kamuoyu baskisi sonucu olarak Turkiye tarafindan yayimlanan deklarasyon isleri iyice kizistirmis durumda. Nitekim konunun ic politika boyutunu kavrayamadigi anlasilan Avrupa Komisyonu Baskani Hans Jorg Kretschmer, sorunu Turkiye-nin kendisinin yarattigini aciklayiverdi. Gercekten de, 17 Aralik 2004-te Turkiye-ye kabul ettirilen kosullar, simdiki Guney Kibris-i tanimama girisiminin ic politika amacli olduguna iliskin onemli ipuclari vermektedir. uunku orada verilen sozlerle deklarasyondaki fikirler celismektedir.

Ne olursa olsun AB-ye girelim dusuncesi; "Turkiye kendi ic dinamikleriyle demokratiklesme yolunda ilerleyemiyor. Bu nedenle AB-ye giris cok onemlidir." diyenlerle, iclerinde sakladiklari belli amaclarini AB araciligiyla gerceklestirmek icin firsat kollayan bolucu, irticai gruplardan yogun ve ortak destek almaktadir. Olaylara salt bireysel pencereden bakis, yani asiri bireyci dusunce olsa olsa marjinal duzeyde destek alabilir. Bu dusuncenin, ozellikle Turkiye gibi ozel kosullari ve konumu olan bir ulkenin sorunlarina cozum getirmesi olanaksizdir. Kuresellesme adi altinda kendi ekonomik cikarlarini diger toplumlara dayatmanin bir sonucu olan bu dusunce, ulkemizin kosullarinda basari sansi olmayan utopik bir ozlemi ifade etmektedir. Ugruna savasilan, sehit verilen ustelik devletimizin temeli olan degerlerle taban tabana zit olan uygulamalarin toplumumuza nelere mal olacagini hesaba katmaliyiz. Yani, yurutulen AB Politikasi-ndan endiseli olanlarin korkularinin yersiz oldugunun inandirici delillerle kanitlanmasi gerekmektedir.



Uygulanan AB politikasini tartismasiz destekleyenlerin dusuncelerini inceleyelim. Bu konuda kamuoyunu olusturmak ve etkilemek amaciyla yogun bir propaganda programi uygulanmaktadir. urnegin; iktisadi Kalkinma Vakfi tarafindan kamuoyunu etkilemeye yonelik bir calisma yapilmistir. Bu calismada AB hakkinda yanlis bilinen bazi hususlar oldugu ifade edilerek, bu yanlisliklari gidermek icin bazi aciklamalar yapilmistir. Soz konusu calismada verilen bircok teknik bilginin dogrulugu tartisilamaz. Ancak bu aciklamalar temel kaygimiz olan "ulus devletin cokmesi", "bolunme" endiselerimizi gideremiyor. uunku AB-ye girince Turkiye bolunur endisesinin yersiz oldugu ifade edilirken yapilan aciklama rahatlatici unsurlari icermemekte ve bir temenniden oteye gidememektedir. Bu aciklamada soyle deniyor: "vatandaslarinin temel hak ve hurriyetlerinin guvence altina alindigi, bireylerin ozgurce ifade edebildigi, dil, din, irk, kultur farkliliklari nedeniyle ayrimciliga maruz kalmadigi demokratik ve seffaf hukuk devleti anlayisinin var oldugu bir ulkenin bozulmasi ve bolunmesi endisesi son derece yersizdir." Bu dusuncenin uygulanan politikanin dogrulugu icin kanit olarak sayilabilmesi icin, AB tarafindan Turkiye-ye cifte standart uygulanmamasi; urnegin, azinliklar konusunda AB uyesi ulkeler icin ayri, aday ulkeler icin ayri uygulamalarin dayatilmamasi gerekmektedir. icinde mutlu olacagimizi varsaydigimiz, onerilen AB Dunyasi-nda bize azinliklar konusunda tarihte de orneklerini gordugumuz baskilar uygulanmaktadir. Buna karsilik Yunanistan-da, gerceklere aykiri olarak azinliklarin bulunmadigi ifade edilebilmekte ve buna ses cikarilmamaktadir. Bize komsularinizla sorunlarinizi cozun denirken, Guney Kibris Rum yonetimi bu kosullari saglamadan AB-ye uye olarak kabul edilmistir. iktisadi Kalkinma Vakfi tarafindan yapilan calismada AB-yi kosulsuz savunma gayreti o derece ileriye goturulmustur ki; ornegin, "Gumruk Birligi-nden Turkiye zarar gormustur" tezine karsilik "iddialar, genellikle AB-ye verilmis bir taviz gorusu etrafinda sekillenmekte ve GB-ni dar bir perspektif icinde sadece dis ticaret rakamlarina indirgeyerek yapilan degerlendirmelere dayanmaktadir." denmekte ve istenmeden endisenin hakliligi dogrulanmaktadir. Gercekte, Turkiye AB arasinda Gumruk Birligi-ni temsil eden 1/95 sayili ortaklik konseyi kararinin giris bolumu Turkiye-nin AB-ye girisine iliskin kesin bir vaatte bulunmaksizin 64 maddesinin buyuk bolumuyle Turkiye-nin dis ticaret dengesine bozucu ve AB-ye baglayici hukumler icermektedir. Bugun ticaretimizin buyuk olcude AB ulkelerine bagimli hale gelmis olmasi bizi AB-ye yaklastirici bir neden olarak ileri surulemez. Bu durum yanlis politikalar sonucunda ortaya cikan bir sonuctur. Turkiye-nin Osmanli Devri-nde 7 alacakli Avrupa Devleti-yle imzaladigi 20 Aralik 1881 tarihli "Muharrem Kararnamesi" benzer bir politikanin sonucu olan, cok aci bir deneyimdir.



Turkiye-nin AB politikasinin ozu Sayin uztin Akguc-un Cumhuriyet Gazetesi-nde deyindigi bir anketle carpici bir sekilde aciklaniyor. Akguc-un anlatimina gore, bir ilkokul ogrencisi "AB-ye nasil girilir?" sorusunu "yalvararak girilir" seklinde yanitliyor. Bu aci verici saptamayi ne olursa olsun girelim mantigini dogru bir tercumesi olarak not etmeliyiz.



Turkiye-nin tek tarafli askini cok iyi degerlendiren AB ulkeleri, Turkiye-den koparilacak ihaleler ve ozellestirme konjonkturune gore, sirayla Turkiye-nin hamisi nobetine de girerek bizden olmayacak seyleri istemek cesaretini gosterebiliyorlar. Bir taraftan avutup diger taraftan amaclarini gerceklestiriyorlar.



AB bizi almaya mecburdur. uunku onlarin cikarlari da Turkiye-nin uyeligini gerektiriyor seklindeki dusunceler bir yonuyle dogrudur. Bu dogru yargiyi, dik durarak, uzun vadeli dusunerek Turkiye-nin yararina kullanabiliriz. 17 Aralik dorugu kararinda da bahsedildigi ve sik sik animsatildigi gibi, "guclendirilmis ortaklik ve ayricalikli ortaklik" soylemlerini duymazdan gelerek boyle bir politikanin yurutulmesi olanakli degildir. Yazili ve gorsel medya haberlerine gore; Eurobarometre 2005 raporu, Slovakya, uek Cumhuriyeti, Belcika, italya, Finladiya, Danimarka, Estonya, Yunanistan, Luksemburg, GKRY ve Avusturya halklarinin Turkiye uyeligine net bir sekilde karsi oldugunu gosteriyor. Almanya ve Fransa-da bu karsitlik yuzde 21 civarinda. Yani istemiyorlar, bizi ilkokul ogrencisinin soyledigi gibi yalvarttiriyorlar.



Bu gercekleri dikkate alinca gelecekte uygulanabilecek politikalarla ilgili saptamalar cok kolaylasiyor. Gorunen su ki, yakin gelecekte ek protokol konusunda zevahiri kurtaracak formuller bulunacak ve 3 Ekim-de ya da sonrasinda muzakereler baslatilacak. Boylece girilecek surecte Turkiye terletilmeye, kapida bekletilmeye ve kendi yapisiyla celisen odunleri vermeye devam edecektir. Basta Sayin Manisali olmak uzere, bircok bilim adamimizin dedigi gibi; Turkiye Gumruk Birligi-yle ekonomik alanda AB-ye almak istediklerini vermistir. simdi kulturel, siyasal alanda vereceklerini vermesi beklenmektedir. Bu amacla Turkiye yanlisi gorunme nobeti sirasi simdilerde ingiltere-de gibi gozukuyor. Avrupa Birligi Daimi Temsilciler Komitesi-nin isi agirdan aliyor gozukmesi, Turkiye ile muzakerelerin baslatilmama olasiliginin bulundugu seklinde algilanmamalidir.



uozum Nerededir? uozum; Turkiye-nin ve ulusun geleceginin, sonucunun net olarak gorulemedigi bir evlilik ugruna tehlikeye sokulmamasini guvence altina alacak onlemlerin gelistirilmesindedir. Bu amacla oncelikle, kendimizi kafa karisikligindan kurtarmaliyiz. Birilerinin de kafalarindaki oyunun cok tehlikeli oldugunu, basarili olamayacaklarini, bu oyunun kendilerinin degil Turkiye-yi somurmek isteyenlerin isine yarayacagini bilmeleri ve buna inandirilmalari gerekmektedir. Turkiye-ye mezar kazmaya soyunanlarin degil, yurttaslarimizin ozgurluklerinin gelistirilmesi gereksinimi vardir. Belli merkezlerin cikarlari degil, oz cikarlarimiz hesaba alinmalidir. Bu amacla olusturulacak ozgun politikalar hem Turkiye-yi zengin kilar hem de yurttaslarimizi mutlu yapar. Yani taslari yerine oturtmak zorundayiz.



Nufusumuzun yuzde 42-sinin gunde 4 dolarin altinda gecinmek zorunda oldugu, dost gozukenlerin Diyarbakir merkezli politikalar yuruttugu ulkemizde ozgun recetelerin bulunmasi ve bu recetelerin uygulanmasi gereklidir.
EMEgiNE SAgLIK Arrow
Referans Adresler