Sivas - Sivasliyiz.Com

Tam Görünüm: 18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ
Şu Anda Hafifleştirilmiş Görüntüleme Modundasınız. Tam Görünüm Modu için, Buraya Tıklayın
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9

TARİHSİN ÇANAKKALE

Mavi sularına bir baktım, sanki tarih dalgalanıyor, Şöyle etrafına bir bak, her yerde Mehmetçik yatıyor. Gelibolu'da her akşam güneş hüzünle batıyor,

Türk'ün kara bahtına bu yerler ışık tutuyor.Mehmetler, Mustafalar,Yahyalar! Ölümsüzsünüz. Siz Türk milletinin kalbine gömüldünüz. Adınızla tarih yazıldı bütün sayfalara,Bu kitabın her sayfasında sizler övüldünüz

Kalemle yurdumuzu elimizden aldılar, Çanakkale'm, seni mekan tutacaklarını sandılar. İnançsız gafiller kaba kuvvetlerine kandılar, Mehmetçiğin inanç ateşiyle yandılar.

Mehmetçik, senin yerin ebediyyen boş kalmayacak. Senin sayende bu vatan Türk'ün oldu.Türk'ün kalacak. Senin kanınla yoğrulan bu kutsal topraklar,Yemin ediyoruz, göz dikenlere mezar olacak.

Sadettin AYDOĞDU


18 Mart Çanakkale

Bulutlar sarmıştı her yanı,
Kapkara bir geceydi,
Yağmur,bardaktan boşalırcasına,
Sağnak gibi yağıyordu,
Yedi düvelin gemilerinden yükselen,
Top,tüfek sesleri,
Her yanı inletiyordu,
Mustafa Kemalin askerleri,
Aslanlar gibi dövüşüyordu,
Ve Çanakkale kahramanca,
Düşmana selam veriyordu,
Kükrüyordu tepeden,
Mustafa Kemal,
Vatanıma ayak basacaksa düşman,
Yaşamanın ne gereği var,
En son nefer ölünceye kadar,
Dövüşeceksiniz aslanlar,
Görecek bütün dünya,
Ne aslanlar doğururmuş,
Emineler,Hatçeler,Ayşeler,Fatmalar.


Ali Osman Yılmaz

ÇANAKKALE


Türk'ün başı diktir,asla öne eğilmez.

İmanı kavidir,bileği hiç bükülmez.

Dünya tarihine kazılmıştır,silinmez.

Mehmetçikler ölümsüzdür,

"ÇANAKKALE GEÇİLMEZ"



Yüce bir onurdur Çanakkale'li olmak.

Şehitlere rahmet,Mukaddestir bu toprak.

Güzel doğasında,tertemiz havasında,

Mutluluk kıvançtır.nefes alıp yaşamak.



Gökyüzünden gece ve gündüz rahmet yağar.

Düşman barınamaz,efsunludur bu diyar.

Berrak,kıpır kıpır boğazın suları,

Zafer türküleri söyler esen rüzgar.



Seherde Ezan sesi,susuz ruhlara kaynak;

Akşamın grup rengi,denizde bayrak bayrak.

Dünya tarihine kazılmıştır silinmez,

Mehmetçikler ölümsüzdür,

"ÇANAKKALE GEÇİLMEZ"







ÇANAKKALE GEÇİLMEZ



Seyredin tefekkürle,batının yaptığını,

Çanakkale'de her yer et ve kemik yığını.

Her karış toprağında ya kafa ya bir el var,

Ya bir mermi kovanı veya bir şarapnel var.

Top, tank ve uçağıyla yüklenmiş haç hilale,

O destanını göklere nakşetmiş Çanakkale.



Kimi Kars,kimi Sinop,kimi Manisa'lıdır,

Potinleri yırtılmış,çoraplar yamalıdır.

Tekbirlerle düşmanın üstüne gidiyorlar,

Sanki ölüme değil, düğüne gidiyorlar.

Ezanın susmaması tek hedef,ana dava,

Uçak kağıttan bir kuş,donanmalar mukavva.



Toprak etten kemikten,deniz kandan al gibi,

Hava;barut ve duman,ölüm şerbet,bal gibi,

Tattın Allah yolunda şehadetin hazzını,

Bak Melekler kılıyor Cenaze Namazını.

Toprağa düşenlere,düşmeyen eder gıpta,

Şehit,on kere Şehit olmak ister kalkıp da.



Ahmet Mahir PEKŞEN


ÇANAKKALE

Bir efsanedir Çanakkale Savaşı,
Kalktı binlerce şehidin naaşı,
Destanlaştı Mehmet oğlu Koca Seyit Onbaşı
Vurdu kardaş,kardaşı...

İnglizler kurdu tuzakları,
Siper ettiler zavallı Anzakları
Düşmanlar Türk'ün gücünden ürktü,
Baş mimarımız Atatürktü

Kahramanca savunduk tepeyi,dağı,bayırı
Destanın adı Anafartalar,Seddülbahir; Conkbayırı
Bayrakları bayrak yapan kandı,Çanakkale'de döktük kanı,
Satmadık hiçbir zaman bu cennet vatanı

Tarihin akışını değiştiren,
Türk'ün şan ve şerefini zirveye eriştiren,
Vatana sevgi duygusunu geliştiren,
İman gücünü bayraklaştıran,
Ve orada savaşanları kutsallaştırıp kahramanlaştıran,
Görkemli bir destandır Çanakkale

Mayın gemimiz Nusred'ti
Yüce Rabbim'e bin şükür bize yardım etti
Şehid oldu binlerce er,
Çanakkale ebedileşen zafer...

Çanakkale 250Bin şehidin kefensiz yattığı,
Türk'ün şanına şan kattığı,
Ve bir devrin battığı yerdir...

Şuheda yetmez sana abide,anıt,
İşte Çanakkale en büyük kanıt...

Gün o gündü

ne çok eskidi düşler ufak adımlarla
ne çok sonbahar
dündü yüreğimizin bir taka gibi çırpınışı
akan günde aç açık
terleyen avuçlarımızın şarkılarını mırıldandığımız
kavrulan yazı
umursamadığımız kışı
devrimi sevdayı barışı
sözlerimiza bayrak ettiğimiz gündü

ne çok eskidi yeminler ufak yalanlarla
ne çok döneklik
dündü karanlıktan hesap sorduğumuz
kahırlı gecelere boşverip ay ışığında
sorgülanan ömürleri güneşe verdiğimiz
yüreklere kazınan bir sevdaydı bağımsızlık
altıncı filo'nun yüzüne tükürdüğümüz gündü

ne çok eskidi yurtseverlik uzak pazarlarda
ne çok dolar
ne çok hainlik
dündü çanakkale anafartalar
ve o 'mavi gözlü dev'
sömürgeciye karşı haykırdığımız gün
dündü
dündü
gün o gündü

Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de

Türk tarihinde unutulmaz vardır şanın şöhretin
Çanakkale boğazında Türkün gücünüde öğrettin
Mehmet’in dünyaya neler yapacağını gösterdin.
Toprağında akıl almaz kahramanlık var Çanakkale
Destanlara destan olan yurt Çanakkale’de

Düşman bataryaları mevzilere ateş kustukça
İmanlı Mehmet’im göğsünü siper ettikçe
Göğüste mermi parçalanıp yere düştükçe
Her günün bir başka destandır Çanakkale
Destanlara destan olan yurt Çanakkale’de

Düşman zırhlılarından mermi yağmuru yağar
Mehmet din imanı havada mermiyi tutar
Mermiler havada sevdalanır birbirini öper
Dillere sen destan oldun şan Çanakkale
Destanlara destan olan yurt Çanakkale’de

Düşman gemileri tabyalara mermi yağdırır
Nüsret gemisi gece boğaza mayın döktürür
Düşman zırhlılarını birebir boğaza gömer.
İmanın imansıza hükmettiği sen Çanakkale
Destanlara destan olan yurt Çanakkale’de

Her iki yakanda mevziler uzayıp gider
Her atılan mermi düşmanı sulara gömer
Yirmi altı sayısının sırrını boğazda çözer
Düşmana geçit vermeyen sen Çanakkale
Destanlara destan olan yurt Çanakkale’de

Çanakkale’nin geçit vermez bayırları
Düşman her taraftan kesti yolları
Mehmet’im süngü harbiyle attı onları
Türk’ün ateşle imtihanı sen Çanakkale
Destanlara destan olan yurt Çanakkale’de


Havada uçuşup giden top mermilerinden
Mehmet oğlu Hasan’ın kolu ayrılır gövdesinden
Şehit düşer çok akar Conkbayırın teklerinden
Yeni bir destan yazılır sende Çanakkale
Destanlara destan olan yurt Çanakkale’de

Düşman şaşkındır, aptaldır ilerleyemez bile
Türkoğlu savaşta bile aklına getirmez hile
Kınalı yiğitler kurbandır gözünü kırpmaz gine
Her gün bir destan yazılır Çanakkale’de
Destanlara destan olan yurt Çanakkale’de

Mermi bitmiştir cephane kalmamış elde
Osman oğlu Mehmet Erzurumlu gidiyor önde
Tekbir getirerek süngü ile savuruyor boğaza
Her gün ayrı bir destan yazılı Çanakkale’de
Destanlara destan olan yurt Çanakkale’de

Sebtülbayır sırtlarında Osman İzmir süngüyle dövüşür
Asil kahraman asker yaralı düşmanla suyu bölüşür
Sağlam kahpe düşmanla mertçe hesap görülür
Mehmet merhametiyle destanlaşır kardeş Çanakkale’de
Destanlara destan olan yurt Çanakkale’de

Kimisi yamyamdır, kimisi Hindu itin dolu
İngiliz şerefsizi, alçak domuz yavrusu
Fransız kancığı, kahpenin doğurduğu
Sulara gömer Denizli Kemal Çanakkale’de
Destanlara destan olan yurt Çanakkale’de

57. alay kahramanca savaşır anzak koyunda
Kahramanlık yaratır düşmanın her hücumunda
Mermiye karşı süngü ile savaşır Allah’ın huzurunda
Destanlar yazar Mehmet Çanakkale’nin anzak koyunda
Destanlara destan olan yurt Çanakkale<2de

Komutanı emretmiş ölmeyi, asla geri dönmemeyi
57.alay şehit düşer erinden komutanına kadar
Yarbay Hüseyin Avni Bey gösterir kahramanlılığını
Birliğin önünde savaşarak kanı döker son damlasına kadar
Destanlara destan olan yurt Çanakkale’de

25 Nisanda Conkbayırında saldırıyor kahpe düşman
Kanlı savaş 9 ağustosa kadar sürüyor, yenilgi tadıyor düşman
Ahmet’im, Osman’ım, imanla duvar ordu geçirmedi oradan
En kanlı savaşı verdi, şahadet şerbetini içti Conkbayırı Çanakkale’de
Destanlara destan olan yurt Çanakkale’de

Üst teğmen Nazif Çakmak şimşek gibi gözleri bakıyor oradan
Küçük ve büyük Anafartalar ovasını gözlüyor koruyor oradan
Nazif Çakmak 28temmuz 1915 de şahadet şerbetini içmiş orda
Ruhuyla bekliyor kahraman komutan vatanı Çanakkale’de
Destanlara destan olan yurt Çanakkale’de

Mehmet çavuş ile coşkulu bir ruh ile anıtında buluşuyoruz
Düşmana taşla sopayla saldıran eşsiz kahramanla tanışıyoruz
Ahi rette şefaat etmesi şartı üzere abideden çavuşumdan ayrılıyoruz..
Ağlayarak topluca Çanakkale’de başka bir şehitliye varıyoruz
Destanlara destan olan yurt Çanakkale’de

Bomba sırtına tırmanıyoruz, kahramanların yanına kafileyle ağlayarak
Ellerinde kuranlar gözlerimizin önünde tekbir getirerek saldırıyorlar
Okumayı bilmeyenler kelimeyi tevhit getirerek düşmana saldırıyorlar
Kanlı sırtı savunan peygamber komşuları Çanakkale’de yatıyor
Destanlara destan olan yurt Çanakkale’de

Mehmetçiciği saygı anıtı önünde bizde seni saygı ile selamlıyoruz
Ey kahraman asker senin merhametini tüm gönülden alkışlıyoruz
Senin gibi bir neslin evladı olduğumuz için Allah için övünüyoruz
Yaralı düşmanı kucaklayıp düşmana teslim eden asker Çanakkale’de
Destanlara destan olan yurt Çanakkale’de

Büyük kemikli kitabesini ağlayarak gururla topluca okuduk öyle
Söyleyin dünya tarihçileri, tarihte böyle ikinci bir ırk var mı? Söyle
Beş aylık çeliğe karşı imanın direnişinin kahramanlığını cihana söyle
20 Aralıkta kahpe ardına bakmadan boşaltır kemikli mevzisini öyle
Destanlara destan olan yurt Çanakkale’de


Büyük Anafartalar mezarlığında yürüyoruz birlikte ağır ağır
20.alay komutanı Halil Bey gel adaşım dadaşım yanıma diyor.
21.alay komutanı Yarbay Ziya Bey, Halid yanımıza geliyor
Hangi yüzle bu Çanakkale şehitleri huzuruna geldiniz diyor
Destanlara destan olan yurt Çanakkale’de

Dur deme boşuna dinlemem seni,
O topraklarda yatan dedemdir görecem onu
Bana bıraktı miras bu çenet vatanı
Şu anda kahramanlık destanını yazdığın yerdeyim atam
Destanlara destan olan yurt Çanakkale’de

Nuri Yamut Paşa anıt yaptırtır
Şehit kemiklerini tekbirlerle toplattırılır
Türkün tarihine vefa örneği bir sayfa katar
Şu Çanakkale ilçesi Gelibolu da
Destanlara destan olan yurt Çanakkale’de

Seyit onbaşı anıtı muhteşem durur
200 kiloluk mermiyle agemenmunu vurur
Düşman yenilgi acısı içinde kendini bulur.
Şu geçit vermez boğaz olan Çanakkale’de
Destanlara destan olan yurt Çanakkale’de

Şanlın Nusret gemisi gece karalığında mayın döşüyor.
Yenilmez armada mayına çarpıyor derin sulara gömülüyor
Oceanla gemisi aynı akıbetle Türkün gazabını yaşıyor
Şu geçit vermez boğaz olan Çanakkale’de
Destanlara destan olan yurt Çanakkale’de

Anzak koyunda inanılmaz mucizevî savaşlar verdik
Bu savaşta genç kınalı ana kuzusu fidanlar verdik
Tarihe türkün yenilmezlik rekorunu bir daha yazdık
Gördüğün masmavi olan yeşille bütünleşen Anzak koyunda
Destanlara destan olan yurt Çanakkale’de

Atalarım yapmış Seddulbahır kalesini boğaza hâkim bir yere yapılır
İngilizlere bu savaşta tarihin en acı yenilgisini burada yaşatılır
Ertuğrul koyu çıkarması İngiliz bir adım atamadan o mezar yapılır
O gün haçlılara karşı tarihte altın sayfalarda yer alacak zafer yazılır
Destanlara destan olan yurt Çanakkale’de

Havuzlar şehitliği kahramanlığın destanlaşan bir diğer adı
Şehitlere selam söyle ana doludan muhabbet et şefaat iste
Dikkat et adımlarına her adımda alta yatan atandır sızlar kemiği
Türkün destanlarından biri havuzlar şehitliğinde yazıldı böyle
Destanlara destan olan yurt Çanakkale’de

Horasan ereniyim geldim dedeler namazgâhız da namaz kılıp yatmaya
Sizlerle birlikte olup biz torunlarınız için sohbet edip sizden şefaat istemeye
Benim felah gecemde gönül sarhoşluğu içinde sizinle birlikte hakka varmaya
Mehmet oğlu Halil yeniden dünya geldi manevi hazla sabah ezanlarıyla Çanakkale’de
Destanlara destan olan yurt Çanakkale’de





Çanakkale Ruhu Ve Bir Şehit Anası

Hüseyin'in Anası

Yıl 1915, yağmurlu ve serin bir sonbahar gecesi... Çanakkale Savaşı kazanılmış fakat milletin harim-i ismetine el uzatmak isteyen bakışı bulanmış yedi düvelle karşı harp bütün şiddetiyle devam etmektedir.

Bir zamanlar yedi iklime dal budak salarak “Devlet-i ebed müddet” namıyla buyruk yürüten Osmanlının kök şehri bu defa başka bir faaliyete sahne olmaktadır.

Bıyıkları yeni terlemiş yağız delikanlılar istasyonda vagonlara doluşarak “yurdunu alçaklara çiğnetmemek için” frenk işgalcileri ile yaka paça olma azırlığındadırlar.

Trenin kalkışı için kampana çalışmış, istasyon hareketlenmiştir. Bu arada sık sık çakan şimşekler, istasyonun bir köşesinde dimdik ayakta duran yaşlı bir Türk anasının abideleşmiş siluetini nazara vermektedir. Yağmura ve soğuğa aldırış etmeden orada bir sutun gibi bekleyen bu kadının hali kumandan Abdulkadir Bey'in dikkatini ve hürmetini celbeder. Bir koşu yanına kadar gidip bir isteğinin olup olmadığını sorunca ihtiyar kadın, bir tekmil verme edası içinde “Söğütün Akgünlü köyünden Mehmet oğlu Hüseyin” in annesi olduğunu ve aslanını selametlemeye geldiğini söyler.

Kumandan, yüzünde sanki asırların çilesi bulunan bu mubarek ananın duasını alabilmek için Hüseyin'ine haber yollatır. çağırıldığını öğrenen genç delikanlı hemen seğirterek anasının haritalaşmış mubarek ellerine sarılır.
Çileli ana ciğerparesini parçalarcasına bağrına son bir kez daha basıp koklar ve ardından tarihin durup dinlediği şu sözleri söyler:

“Hüseyinim yiğit oğlum benim... Dayın Şipka'da, baban Dimetoka'da, ağalarını sekiz ay evvel Çanakkale'de şehit düştüler. Bak son yongam sensin! Minareden ezan sesi kesilecekse, camilerin kandili sönecekse sütüm sana haram olsun, öl de köye dönme!. Yolun Şibka'ya uğrarsa dayının ruhuna fatiha okumayı unutma. Haydi oğul Allah yolunu açık etsin”


Bu sözler, bir Türk anasının hayatta kalan son evledına nasihatleridir.
Komutan, Bu şuur abidesi kadının sözleri karşısında donakalır. Gayr-i ihtiyari sorar: “Demek sizin ailenin erkekleri hep şehit oldular öyle mi?”
Başımıza taç yapacağımız ihtiyar ananın şu cevabı ise komutan Abdülkadir Beyin iliklerine işleyecek kadar ibretlidir:


”Yalnız bizim ailenin değil oğul, bizim köyün mezarlığına elli yıldır delikanlı gömülmedi. Vatan sağolsun da, Hepimiz ölelim ne çıkar?...


emeyine yüreyine yazan ellerine saglık
güzel bir paylaşım
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9
Referans Adresler