02-05-2008, 03:14 PM
Hata insanlar içindir ve biz insanlar hata yaparız. Ama önemli olan sürekli veya çoğu zaman hata yapmamaktır. Aslolan yapılan hatadan ders çıkarmak ve aynı yanılgıya düşmemektir. Peki, bunu düşünüyor muyuz?
Düşünenimiz vardır ama düşünmeyenimiz de vardır. Düşünenler, yaptıklarının yanlış olduğunu anladıkları için aynı hatayı tekerrür etmek istemezler. Düşünmeyenler ise yaptıkları hatanın kendileri için birer alışkanlık olduğunu düşündüklerinden bunu düşünmez. Sadece bu da değil elbette. İşlerine öyle geldiği için de, bir bakıma yaptıkları hatadan çıkar umdukları için hata yapmayı bir meziyet saymaktadırlar.
Şu tespitte hemfikir olmalıyız yapılan hata birkaç kez olabilir ve bu hatalar tekrarlandıkça kendimize zarar verir. Düz mantıkla bakacak olursak hatalarımız çoğaldıkça dünyamız değişir; kirlenir. Bambaşka bir insan olur çıkarız. Kötü insanlar sınıfına gireriz. Kötü insan olarak da kalmayız kötünün kötüsü de olabiliriz (Allah korusun!).
Hatalar öyle bir şeydir ki yer bitirir insanı; ihtiraslar gibi…
Bedbin, karamsar, nankör, hain, alçak ve terbiye sınırlarının ta ötelerine alır götürür insanı
Düşünebiliyor musunuz bunun neticelerini?
Sakın olmaz demeyiniz!
Hayvani nefsin arzularında yaşamak gibi melekler mertebesine de ulaşmak vardır insanın yürüdüğü hayat yolunda.
Hayvandan daha hayvan ve insandan daha insan…!
Lütfen bunu da düşünün!
Bunun arası olmaz mı? Olur. İnsanlar da bunun arasında kendi mecrasında doğru yol almaktadırlar.
Hata insan içindir ve hata yaparız dedik. Zira ancak peygamberler hata yapmaz. İyinin iyiliği kötülüğün varlığıyla anlaşılır. Aynen beyazın siyahla, etin tırnakla, kaşın gözle; zehirin panzehirle mevcut olduğu gibi.
İnsan hakları mukaddes haklardandır. Bundan dolayıdır ki ahiri dünyaya “kul hakkıyla gelmeyin” buyuruluyor. İnsan hakkında mütecaviz olmak ancak gönül rızası ve ihlal edilen hakkın aynileşerek yerine getirilmesiyle mümkündür. Bunun için de hak ihlalinde helallik alınmalıdır. Bu hakkın küçüğü, büyüğü fark etmez. Şurası bilinmelidir ki küçük günahlar birike birike büyük günah haline dönüşür. Karşılaştığımız o kadar küçük büyük davranışlar ve olaylar var ki hangisini anlatmalı.
Bankaya gidiyorsunuz yarım saat kadar bekliyorsunuz tam sıra size geldiği anda uyanığın biri kafasını uzatıyor ve diyor ki:
—Müsaade eder misiniz bir şey soracağım…
Sonra da bu bir şey sormanın da ötesinde işlemini yaptırıyor ve çekip gidiyor. Bu neye benziyor: ”müsaade eder misiniz bir hata yapacağım da…(!)”
Bir dairede iş takibi yapanlar, alışverişte bulunanlar, veznede dikilenler… Her nerede olursanız olun densizin biri önünüze geçip yaptığı şeyin uyanıklık olduğu zannedip işini kısa sürede yaptırmanın sevinciyle zula olmaktadır.
İnsan hayatında dini bir vecibe olarak önemli olan ibadetler kadar taatların da önemi vardır. Ama her nedense ibadetler cami ile sınırlı kalmış diğer uygulamalar ise adeta rafa kaldırılmıştır. İnsanlar adeta, yalan-yanlış, hak-hukuk tanımadan gününü gün etmenin hesabındalar.
Kolaya kaçmanın hesabında olan insanlık… Emek vermeden hatalar üzerine kurulan ve insan haklarına uzanan ihlaller… İyi niyetleri istismar ederek işlenen hatalar…
Sözün özü; emekler bir yanlışa kurban gitmemelidir!
alıntı