Sivas - Sivasliyiz.Com

Tam Görünüm: NE YÜCESİN NE ULUSUN; TÜRKLÜĞÜN AL BAYRAĞI
Şu Anda Hafifleştirilmiş Görüntüleme Modundasınız. Tam Görünüm Modu için, Buraya Tıklayın
Sayfalar: 1 2 3

[Resim: bayragimizil3jt7.jpg]
[Resim: bayragimizil3jt7.dd479e252e.jpg]

Al Bayrak dünya Türk’ünün Turan ülkesinin tek bayrağıdır, Bizler Irak Türkleri olarak, Türkiye Atatürk, Ay yıldız aşkı, sevgisi dünyalarca ölçülmez, kanlarla, canlarla hakkı ödenmez, bu sevgi büyük aşk kutsal, yüce aşktır, yerini hiçbir aşk, sevgi alamaz

Al Bayrak Türk dünyasının simgesi, Ulu Tanrının büyük Türk milletimize, gökyüzünden, şehitlerimizin kanlarıyla, armağan edilen, büyük bir utku, büyük
bir gurur, bir onurlu töresidir, müjdesidir.

Türk Bayrağı, Çana Kale, Kurtuluş savaşlarında, dalgalanan, sönmeyen sonsuza dek
Al Bayrağımız yarının çocuklarına, İmparatorlar, Ata beyler, Devletler koran, büyük önderlerimiz Atatürk, Mehmet Fetih, Enver paşa, Niyazi paşa, Ulu batlı Hasan, Şeh Şamil, Ömer Ali, Rahip paşa, Sultan Murat, İkinci Sultan Abdülhamit, Alparslan, Atalarımız Sibirya, Gagavuz, Özbekistan, Türkistan, Batı Trakya, Kerkük, Musul, Erbil, Balkanlardan, Kıbrıs, Tebriz, Erdebil, Azerbaycan, Tacikistan, Kırım, Türkmenistan, Kırgızistan, Suriye, İran, Mısır, Çaçanistan, Cezayir, Tunus, Kafkas, Ural Altay, Tuna nehri, ve tüm Türk dünyasının şehitleri ile, büyük liderler Ata Türk, Türkeş, Ata Hayrullah, Necdet Koçak, Abdullah Abdulrahman, Adıl Şerif, Rıza Demirci, Atsız, Cemil Kırım oğlu, Şeriat Medarı, Elçi bey, ve her bir Türk topraklarından, yerlerinden Yurtlarından canlanan, her bir Türk şehitlerinden, gazilerden, liderlerden müjdeler getiren, umutlar veren, yarınlarımızı aydınlatan,
Al Bayrak büyük bir Türk milletini saran, yükselten, dağlarında canlandıran, Dalgalandıran, Ulu Tanrının kuşaktan, kuşağa lütuf ettiği, İslam aleminin, birliğiyle, beraberliğiyle, yaşatan büyük Osmanlı devleti, Al Bayrağı tüm dünyaya asarak, göklerden inmeyen, yere düşmeyen bir emanet olarak, bizlere sonsuza dek, kalıcı olarak tüm Türk dünyasının sembolü, ilkesi simgesidir dalgalanarak, dalgalanacaktır.

Al Bayrak, dünya Türkleri tarafından korunarak, savunmaktadır.
Bu Al Bayrağı, Türkçü, Milliyetçi Türkler, canlarından fazla, onu sevdiler,
Ulu Tanrıdan artık sonra, ona tapındılar, baş eğdiler.

Hiçbir zaman Türkler, Al Bayraksız, Türkiye, dünya Türklerinden olamadılar, ayrılmadılar, nerde Türk varsa, orada Al Bayrak olmalıdır, dalgalanmalıdır..
Ve Türk milleti de onunla coşmalıdır, yaşamalıdır, ve onun için ölmelidir.
Al bayrağımız yeniden tüm Turan ülkesine Al Bayrak dönmelidir ve her Türk gökyüzünde dalgalanmalıdır, korunmalıdır. Tüm Türkler Al Bayrak altında yaşamalıdır. Bu uğurda da kanlar, canlar şehitler verilmelidir, Ne mutlu Türk’üm diyene.
Artık Al bayrağı sevmeyenler, yok olmalıdır, Al Bayrağa el uzatanların elleri kırılmalıdır.
Türk’ün olan Al Bayrak, başka bayraklar gibi değil, bu bayrak Ulu Tanrının gökyüzünde, şehitlerin kanıyla, bürünmüş yüce Türk tarihini İslam toplumunu yansıtan bir Türk bayraktır, tüm dünya Türkleri Al Bayrak uğrunda şehit oldular, 88 yıl Irak Türklerinin ellerinden Al Bayrak yere düşmedi, evlerinde, gönüllerinde yaşadı, büyüdü Ata Türk ile büyük Türk milleti ile.

Irak Türkleri çok sayıda kanlı katliam, soykırıma uğrayarak, Türk kaldılar,
Al bayrağa sarıldılar, şehit oldular.

1967 Tarihinde Süleyman Demirel Kerkük Türk şehrine gelişinde, onu 10 yaşında Al Bayrak, yaşasın Türklük, yaşasın Türkiye diye, arkadaşlarla karşıladım onu, 1973 yılında Fahri Koru Türk, Kerkük Türk Kültür Merkezi önünde, Al Bayrak ile karşılama sırasından sonra, her türlü içkence gördük, 10 yaşlarında hapse atıldık.

Bizce Al Bayrak demek, büyük Türkiye, büyük Türk dünyası, Türk devletleri, liderleri demektir.

Bu Bayrak uğrunda, her an ölmeye, can vermeye, kan vermeye Türk milleti Cephede hazırdır.

1959 yılında Komünist Kürtler, Irak Türklerine karşı, büyük Kerkük katliamında bulunarak, üç gün süren bu kanlı işkence, soykırıma yol açmakla, Irak Türklerinin evinde Ata Türkün resmini, Al Bayrağı arıyordular, çok insanlarımızı bu nedenle sürükleyerek öldürdüler.

Kerkük’te birçok evlerde Al Bayraklar, Ata Türkün bütün Türk lider büyüklerin resimlerini bulunmaktaydı.

1959 tarihinde, evimizi ve babamın iş yerini dağıtarak, Ata Türk’le Al Bayrağı aramaya başlamışlardır, Bizlerse babamla, birlikte Kerkük katliamından, iki gün önce, Altunköprü ilçesinde kalıyorduk, her şeyi kırıp yok etmişlerdir.
Bu katliamda Altunköprü’de Türk milleti, her bir hazırlık alarak bu kanlı katliamı engellemeye çalıştılar.

1979 tarihinde Türkçülük, Türkiye, Turancılık, Kerkük, Musul ile benimle kardeşim Ümit Köprülü tutuklanarak, bir yıldan fazla günde dört defa işkence gördükten sonra, evimizi emniyet, istihbarat, Muhaberat, aramaya kalkarak, evimizde, iki Al Bayrak,
Ata Türk’ün, Boz kurt Ankara, İstanbul fotoğrafları, Ata Türk’ün, Alparslan, Türkeş’in, Nihal Atsız, Ziya gök alp, Emin yurda kol, Namık Kemal, Mehmet Akif ‘in Devlet, Bülten, Türk Edebiyatı, Gül pınar, kitap, dergi, kitapları bularak, 75 yaşında Anne, babama işkence yaptılar, babamı tutuklayarak, 7 ay her türlü işkenceyi gözüm önünde yapmışlardır.

Bir yıl 4 aydan sonra, kardeşim Ümitle, özel devrim yargı evinde karşılaştık, devrim yargı evi, beni vatan haini, gizli örgüt, Parti, Türkçülük, Turancılık Türkiye, Musul, Kerkük‘ü Türkiye’ye katmak nedeniyle, arayarak, evimizde Türkçe kitap, dergi,
Al Bayrak bulmak, büyük bir suç olarak, bana önce idam sonra yaşam boyu yargılandım.

Ümit kardeşimde, 6 yıl yargılandı, evimize eşyalarımıza 7 bine yakın olan, kitaplarımı 3 binden fazla dergi, gazetelerimi alıp götürdüler.
17 Sene hapishanede kaldıktan sonra, BM İnsan hakları, Türkiye baskısı ile özgürlüğe kavuştum.
Hapishanede olduğum sıra, Türkçe kitap okuma, radyo yasak olmasına rağmen, gizli yollarla, saklanarak bilgi almakla, uzun yıllar kitap gizli yerlerde saklamış olduğum üç küçük Al Bayrağım vardır. Hapishanenin korku, baskı, işkencesine rağmen 17 yıl günde bir kitap okumaktaydım, yazı yazmaktaydım.

Artık Türk Al Bayrağın, başka bir kutsal sevgisi gönlümüzde yaşamaktaydı.
Al Bayraksız hiçbir zaman vatan, millet olamaz bizimde al Bayrağımız Türkçülük dünyasının, Türkünün Turan devletinin, tek bir Bayrağıdır.


Bu bayrak var olunca, bizde var oluruz, ne kadar gökyüzünde Türklük dünyamızda dalgalanırsa, bizler yaşarız, ölmeyiz, var oluruz, ona el uzatanların elleri kırılıp, gözleri uyulacak, Al Bayrağı yakanlar, yere düşürenler hiçbir zaman insan olamazlar tarih boyunca onlara lanet okunacaktır.

Benim Türkiye’m büyük Turan olacak, Türkiye’m büyük Türk Türkiye’m sonsuza
dek yaşayacak, var olacak, Türklük dünyasıyla birlik beraberlik sağlayacaktır.

17 Sene hapishaneden sonra, Saddam rejimi tekrar her türlü bahane ile, beni ailemi tutuklamak istedi, gizli yollarla 15 kişi olan, ailemle, kuzey Irak Erbil Türkmen şehrine kaçtık, Ailemi Türkiye’ye yerleştirdikten sonra, Erbil Türkmen kuruluşlarında çalışmaya başladım, mutluydum, umutluydum çünkü yıllar boyunca özgür olmaktan, özgürce Al Bayrağı, Türkçe kitapları, Türkçe Radyo, Televizyonlarını izleyeceğim,
yıllar yoksun kaldıktan sonra, hemen odamın masa üstüne orta boyda, bir Al Bayrak bıraktım, karşı duvara büyük bir Al Bayrak, ve önder Ata Türkün resmini asarak, sevindim, mutlu oldum, dünyalar benim oldu, çünkü ne mutlu tüm amaç umutlarıma kavuştum Al bayrağım karşında.

Şimdi her yanımı Ata Türk, Al Bayrak süslenmiş, çevirmiş Artık beş aydan sonra
anne, babamı görmek için, Türkiye’ye gedmeyi düşündüm, kan kardeşlerin yardımı
ile Türkiye topraklarına 21 Ağustos 1996 kavuştum, İlk görevim bu kadar mutluluk, sevinç içinde, ne yapmalıyım.
Çılgınca, mutluluktan, sevgiden kendimi tutamıyorum deliye, çılgına
döndüm, gülüyordum hiçbir şey bugün gibi beni mutlu edemedi, sevindirmedi.

Habur Türk topraklarına, ilk adımları atarak, yere eğilerek, bir avuç toprağı ellerim arasına alarak, her yerime savurdum, kokladım, Türk kutsal toprağını yerini,
öpmeye başladım, hiç duyamadım, hissedemedim bu kadar sevinçli anı 17 sene,
çileme, acı özlemime anıdan ilaç olarak, sanki bu uzun hapishanede kalamadım,
hep bu topraklarda özgürcesine mutlu, sevinmesine, büyümüştüm Türk devleti, Türkiye, Türklük, Ata Türk’ün devleti, artık demokrasi, özgürlük insan hakları,
birlik beraberlik dolu, bir Türkçülük anne vatanın, toprağını, yerini koklayıp, optikten sonra binlerce yıllar dim dik duran, Türklük dünyası 16 İmparatorluğu, büyük Türk devletini yansıtan, Çana kale, kurtuluş düşmanlara karşı, tüm savaşlarda önderlik kazanan, yüzlerce ulu şehitlerin arı temiz kanlar, onur, türe, getirerek, uzun yıllar
tek aşkını, sevgisini arayan, ona kanını, canını, gençliğini veren, şahlanan, dalgalanan, gaziler bu uğurda şehit düşenlerin, yıllar önceleri, özlemli, milli, Türkçülük duygusuyla, yaşayan gözlerim, sevinç gülümseme, mutluluk yaşlarıyla dolarak, Al Bayrak, Ay Yıldız tüm varlığıyla, ululuğuyla, yüceliğiyle, her an dünya durdukça, canlı olarak dalgalanmaktadır, bana umutlar, yaşam özveri, özgürlük vermektedir.

Artık yaşıyorum, ölemedim bu acı çileden sonra, tüm erek, emeklerim arzularım gerçekleşti. Ne yapacağımı bilemedim, şu anda her şeyim yok olmuş gibiyim deliye, çığlına, berduşa döndüm, etrafımda olan insanları bile, his edemedim duyamadım, göremedim sanki bu topraklarda, bu bayrak karşısında, yalnız ben varım ben yaşamaktayım.

Artık ne yapmalıyım, nasıl bu mutluluk, son aşamasında, kendime düzen vermeliyim, kendimi tutamıyorum, bayılıp, kayıp olup, yere düşmek üzereyim, kendi kendimden,
Al Bayraktan, bu temiz Türk kutsal toprağından, güç alarak artık sabrım tükendi,
Al Bayrağa sarıldım, bu sevinç, mutluluk büyük aşk içinde hüngür, hüngür ağlamaya başladım. göz yaşlarım sevinçten, akmaya başladı, kendimden geçtim, bu defa tamam olarak, çıldırdım, deli olmuştum, meğer bu durum üzerinde, ne kadar olduğumun farkında değildim, susuz, açlık bile duymadan, yaşantımda ilk defa olarak, öyle bir büyük sevinç, mutluluk içinde imişim, Al Bayrak eller arasında, kucağımda onu
tüm gücümle tutmaktayım, sarmaktayım, onun için kanımı bile, şu an dökseler akıtsalar, canımı yaksalar, ölsem de veremem, o benimdir, o benim atalarımın, dedelerimindir, düşmanlara veremem, bu uğurda canlar, kanlar adanacak, bu
Al Bayrak, yere düşemez, kıyıcı, bölücü, komünist, Siyonist ellerle, kirlenemez,
bu çılgın, deliye dönmüş halda, kafamı usumu yavaş, yavaş yerine getirmekle, kullanmakla, önüme dönüp baktım, onlarca insanlar, karşımı alarak, kimi alay
ediyor, kimi özgün, dertli bir durumda, kimi Türk milletine, Al bayrağa olan düşmanlığı, belli ederek, bu deli çıldırmış birisi, bunu tutuklayıp, dövmek hapse
atmak söylüyorlar, kimi beni anlayarak, güç vererek, kucaklayarak artık bu millet ölemez, bu Bayrak yok olamaz, bu can, bu kan damarlarda kalınca, Türkçülük
yeniden doğacak, bu Al Bayrak altında, tüm dünya Türkleri yaşayacak,birleşecek kendimi toplayarak, artık şimdi siz beni duymalısınız?

Doğru söylüyorsunuz? ben çıldırmış bir deliyim, ama ben büyük Türk milletinin,
bu kutsal Türk topraklarının, yüce yüksek sonsuza Dek, dalgalanan Al Bayrağın,
çılgınıyım, delisiyim uzun yıllar bu özlemle, acıyla yaşadım. ve benimle, yüzlerce
insan yaşadı, şehit oldu, gözü geride kaldı, bu bayrağı, bu toprağı sizin kadar
benimde, hakım var öpmeye, kucaklamaya, sarmaya, sevmeye ne derseniz söyleyin?
Ben mutluyum, sevinçliyim, şimdi ölsem bile, ölümüm hak oldu, ne mutlu bu toprak,
bu bayrak, Türklük için ölmeye. sınırda olan askerler, jandarma bir çok insanlar beni kucaklayarak, kolları arasına alarak, öpmeye başladılar, ortalıktan, sıradan bir Türklük aşkıyla coşan, kavrulan Türk subay koşarak, ellerinde bir Al Bayrağı,
göksüme takarak, bir bayrakta bana armağan ederek, ağladı, ağladı mutluydu, kucaklaşarak yoluma devam ederek, büyük Türk Türkiye Cumhuriyetine girdim,
kavuştum, bu defa mutluluğum, umudum, sevincim, aşkım dehada artmaya başladı, şimdi gözlerim, her bir yerde, Al bayrağımın dalgalanmasını, canlanmasını görmektedir, ne mutlu bana, ne mutlu Türkiye Cumhuriyetine, Al bayrağa, ve ne
mutlu Türk’üm diye, ne mutlu Türklük uğrunda bu kutsal vatan, bayrak uğrunda ölene, şehit düşene, kan, can verene.


Şimdi ben Türkiye’de, çok mutluyum, ilk defa olarak, kendimi bu kadar sevinç,
umutlar içinde tutamıyorum, yüzümde bin bir umut, gülümsemeler, çok iyimserim, sevinçli kuşlar gibi, özgürüm ellerimde Al Bayrak, gönlümde Türklüğün al bayrağı, yakamda, göksümde al bayarak, etrafımda büyük al bayraklar, mutluluğun yaşamın
ne güzel olduğunu, şu anda bildim, ilk yılım hep öyle geçmişti, Türkiye gazeteleri benimle ilgili görüşmeler, yazılar yazılarak, Irak elçiliği İstihbarat, Muhaberatı tarafından, tehditler başlatarak, kaç defa tutuklamaya, başladılar öldürmeye kalktılar, benimle ilgili yazılar yazan gazetecileri tehditle, öldürmeye kalktılar, BM tarafından beni birinci siyasi olarak, Türkiye dışarısına göndermek isteğiyle, 1997 yılında
Amerika ‘ya siyasi olarak, ilk aşamada gönderildim, Amerika’ya kendimle ,
Ata Türkün resimlerini, çok sayıda al Bayrak götürdüm, Amerika’da özgün dertli idim, hiç sevmedim, hemen 7 seneden sonra, Ana yurt Türkiye’ye döndüm bu defa durum bam başka, görevle, milli Türkçülük davamla, ilgili Türkiye Türklüğünde, Türklük Kerkük, Musul Türkçülük davasıyla, ilgilenmek, çalışmak dehada güzel, kutsal olacaktır. Canımla, kanımla bu atar damarlarımla, göreve Irak Türkmen Cephesinde çağırılarak başladım, en önemlisi Türk dünyası, anavatan Türkiye önemlisi Ata Türk, ordu, toprak, al bayrak, her an benimle olacak, bu görev sürmekle, tüm Türklerin yurdu, vatanı olan büyük Türkiye hakkında, oynanan düşmanlar tarafından, her türlü oyunlar, düşmanlık, beni yakmaya, üzmeye başladı, doğru söylemişler Türkün Türk’ten başka dostu olamaz ve olmamışta, oyunlar büyümekte, etrafımızı ateş, volkan gibi almaktadır, bölücüler, komünistler, masunlar PKK Kürtler batı, İsrail’in, İngilizlerin, Fransa’nın yardımıyla, Türkiye hakkında, arka planı olarak, düşündükleri büyük bir proje, bu düşmanca planlanan ayrımcı, bölücü parçalama politikasına karşı, büyük Türk ordusu, askeri tüm çapasıyla, varlığıyla durarak, artık iş başa geldi, milli alanda, birlikte, beraberce milli Türklük davamıza sarılarak, Türkiye Türk dünyasını kurtarmak için, Çanakkale’de olduğu gibi, yüzlerce, binlerce erlerimiz, gençlerimiz baba yiğitlerimiz, gazilerimiz, liderlerimizin yolunda, izinde yürüyenlerimiz vardır, Türk Türkiye’ni, Türklüğü al bayrağı kurtarmalıyız, canlar, kanlar vere, vere Türkiye cumhuriyeti büyük bir Türk devleti, dünya Türkleri de, bunun uzantısıdır, gözleri, umutları Türkiye’de.

İnsan hakları, demokrasi yoluyla, uygulanmaktadır. Bu ülkede hiçbir ayrımcılık yoktur, tüm insanlara bir gözle bakılmaktı. Tüm Türkiye Cumhuriyetinde, yaşayan milletler,
en önemli görevlerde, özgürce yaşamaktadırlar.

Türkiye Cumhuriyetinde %100 insan hakları uygulanmaktadır. Buna rağmen vatan hainleri, bölücüler, Düşmanlar Mert, yiğit Türk askerini arkadan vurmaktadırlar.
her yerde suçsuz, Türk vatandaşları, çocuklar yaşlılar suçsuz yere öldürülüyor,
Türk kuruluşlarına düşmancasına haincesine saldırıyorlar batı, PKK, bölücü terörler tarafından, el birliği yaparak karşı durmaktadırlar.

Nerde öyle Türkiye gibi, demokrasi, insan haklarını koruyan, savunan bir ülke tüm insan eşit, birlikte, her bir önemli görevlerde çalışıyorlar.

Türkiye’m onurlu, Temiz, güzel kahramanlar, aslanlar ülkesi, bu ülke Ulu Tanrımın büyük bir vericisi, kutsal toprağıdır, artık tüm düşmanlara karşı kanımızla bu toprağı, bu bayrağı koruyacağız, Ne hakla bu bayrağı yakıyorlar, yere atıyorlar bu bayrak uğrunda atalarımız kanlarını, canlarını vererek tuttular düşürmeden utkuyla savaşı kazandılar, savaştılar düşmanı yurdumuzdan, topraklarımızdan çıkartılar, attılar
Al bayrağı tepelere, dağlara, yükseklere, göklere, denizlere asmalıyız, can verip bu uğurda ölmeliyiz, Al bayrağı yere düşürmemeliyiz.

Al Bayrağa karşı, duranlar bir gün yok olacaklar, Türk’e karşı duranlar Allah’ından bulacaklardır.

Bu bayrak, Türk milletinin her bir yerinde, ülkesinde, yurdunda Türk dünyasında, toprağında, dağında, göğünde, tepesinde dalgalanacak. Ona el uzatanların eli kırılacak, yok olacaklar, Türk al bayrağı, Türk şehitlerimizin kanıyla gökyüzünde bir simgedir, Türk milletine, Al Bayrağa uzanan elleri kırılsın, yürekleri çatlasın, tüm düşmanlar bölücüler,- ayrımcılar Kahrolsun, yok olsun, yuvası dağılsın, evi yıkılsın, , yaşasın, dünya durdukça dursun, büyük Türklüğün, büyük Türk devleti, büyük Türkiye yaşsın var olsun.

Her Türk her bir alanda, büyük Türk milleti yararına bir hizmet sunmak kutsal bir görev sayılmaktadır.

Her bir varlığımızı Türk milleti uğrunda verirsek, ne mutlu bizlere, bu ülkeye
bu Al bayrağa sahip çıkmamız savunmamız gerekmektedir.

Son günlerde Al bayrağımız, Türkiye’de ve Türkiye dışında bulunan vatan hainleri
bir gün cezalarını bulacaklar, bayrağa uzanan eller yerinden kırılacak, doğru temiz onurlu anne babası Türk olanlar yiğitlerimiz, erlerimiz gençlerimiz ülkücülük davasıyla yananlarımız, sevdalılar bu bayrağa sonsuza dek canlarını, kanlarını vere, vere gökyüzünde tutarak dalgalandıracaklardır.

Bu al bayrak tüm Türkçülük dünyasının büyük Türkiye, Turan bayrağıdır ve tek bayrak olarak kalacaktır.

Bu bayrağa, bu Türk vatana âşık, sevdalı olanlar, tarih boyunca atalarımız kahramanlarımız canlarını, kanları ile bu bayrağı korumuşlardır koruyacaklardır.

Bu acı bayrak olayına dayanmadan bu gibi Türk düşmanlarını bu topraklarda yaşatmamalıyız.

Önder Atatürk’ün Türkiye’sinden bunları sürmek, bu ülkeden çıkartmak bu Al bayrağı savunmamız gözlerimiz gibi onu korumalıyız.

Bu bayrak yakma olayına dayanmadan, içten gönülden coşarak iç Türkçülük, Türkiye, duygusuyla, Bayrak gönülde Türklük sevgisiyle yaşayarak coşarak, atan ve Türk al bayrak için Türkiye Cumhuriyetin önderi Ata Türk, Türk dünyası ilkesi prensibi ile
var olanlarla birleşerek, Türklükle büyüyüp yaşayanlara canımızı kanımızı sunmalıyız, bu uğurda ölmeyi, şehit olmayı bir vatan Türklük borcu olarak bilmeyiyiz.
Ne mutlu Türküm Diyene
Ne Mutlu Türklük Türkiye
Türk dünyası için ölenlere.
Yaşayanlara.

YAZAN: SADUN KÖPRÜLÜ
fotoğraf süper Smile yazıyıda okumaya başladım ama cok uzunmuş yarıda kaldı... emğine sağlık
ADAK


AL BAYRAKTIR ANA YURDUN GELİNİ
BU CANI TÜRKLÜK’E ADADIM ANNE.
ON İKİ YAŞINDA ETTİM YEMİNİ
BU CANI VATANA ADADIM ANNE.

TEZ GÜNDE DOĞUYA BAŞLAR BİR AKIN,
ÖZKARDEŞ ÖCÜNÜ ALMAMIZ YAKIN.
GİDİP DE GELMEZSEM AĞLAMA SAKIN,
BU CANI ALLAH’A ADADIM ANNE.

YAR SAÇINA DÜĞÜMLENMİŞ GÜL GİBİ
YILAR YILI MEYVE VEREN DAL GİBİ.
ZARF ÜSTÜNE MÜHÜRLENMİŞ PUL GİBİ
BU CANI TÜRKLÜK’E ADADIM ANNE.

KAFKASLAR’DA KAVGA BAŞLAR KAN OLUR,
ÖTÜKEN DAĞLARI BOZ DUMAN OLUR.
ERİNDE, GECİNDE KOÇ KURBAN OLUR,
BU CANI ALLAH’A ADADIM ANNE.
Ne Mutlu Türküm Diyene

Toprak bedenimi sarsa
Bayrak gönlümdeki yarsa
Selam Edirne’den Kars’a
Adım, adım yürüyene

Yeseviden başlayan yol
Hacı Bektaş,Yunus kol,kol
Hepsinde bir beraber ol
Gönül sözü dinleyene

Çağlar açtım,çağlar dürdüm
Yirmi dört boy hayat sürdüm
Dünyaya adalet ördüm
Medeniyet dileyene

Üç kıtada ayak izim
Üç kıtada dilim sözüm
Türk’üm, Türk’üm diye sazım
Avaz avaz söyleyene
Ne Mutlu Türküm Diyene.

tşkler çok sağolun
vatan sağolsun
biz sağ olmuşuz olmamışız ne çıkar
önce vatan
vatan olmadıktan sonra ne namus kalır, ne din kalır ne haysiyet
tüm bunların yerinde olması için ÖNCE VATAN REİS

hayrullah doğanın kardeşi mecid doğaı tanıyormusub reis
Sayfalar: 1 2 3
Referans Adresler