Cevapla 
 
Derecelendir
  • 2 Oylar - 2 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
ALLAH’IN SEVDİĞİNE DÜŞMAN OLMAK!
10-05-2008, 11:23 PM
Mesaj: #1
ALLAH’IN SEVDİĞİNE DÜŞMAN OLMAK!
‘Evliya’ ve ‘veli’ kimlere denir? Haklarında kötü konuşmanın vebali var mıdır?

‘Veli'nin çoğulu ‘Evliya'dır. Evliya; Allah'ı bilen, Allah'ın dostu, sevgili kulu ve manen yakınıdır. Allah'a itaatta ve muhabbette çok ileri derece de olup Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)in sünnetini yerine getirmede çok titiz davranan kimsedir.

Allah-u Zülcelal bu kimseler hakkında ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: "İyi bilin ki, Allah'ın veli kulları için hiçbir korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir. Onlar, iman edip takvaya ermiş olanlardır. Dünya hayatında da, ahirette de onlar için müjdeler vardır. Allah'ın sözlerinde asla değişme yoktur. Bu, en büyük mutluluğun ta kendisidir." (Yunus; 62-64)

Görüldüğü gibi bu ayet-i kerimede veliler için korku ve üzülme olmadığı, onların vasıflarının iman ve takva olduğu belirtilmiştir. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) de Allah'ın veli kullarını anlatırken şöyle buyurmuştur: "Onlar öyle kimselerdir ki, görüldükleri zaman Allah'ı hatırlatırlar." (İbn-i Mace, İbn-i Ebi'd-Dünya)

Gerçekte velileri görmek derhal ahireti hatırlatır. Zira onlarda haşyet, yani Allah korkusu ve tevazu vardır. Sanki nübüvvetten bir nur parlamaktadır, onlar Allah Resûl’ünün gerçek varisleridir. Çünkü Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: "Allah, iman edenlerin velisidir (dostudur, yardımcısıdır), onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır." (Bakara; 257)

Allah'ın velileri, Allah'a iman ve taat yönünden yakın olanlardır. Çünkü iman, bütün batıl ve yanlış inançlardan sıyrılarak gerçeğe, hakka ulaşmış olmanın ifadesidir. İşte Allah dostları, iman ve marifetullaha ve takva ile de üstün ahlaka ulaşmış olduklarından, Yunus Suresi 62. ayette de buyrulduğu gibi, her türlü korkudan kederden ve yeisten kurtulmuşlardır. Çünkü onlar, en üstün kudret olan Allah-u Zülcelal'in dostluğunu ve himayesini kazanmışlardır.

Velilere Düşmanlık Etmek Tehlikelidir

Veli bir kula düşmanlık göstermenin akıbetini şu hadis-i kudsî şöyle beyan etmektedir: "Her kim beni tanıyan ve ihlas ile bana ibadet eden bir kuluma düşmanlık ederse, ben de ona harp ilan ederim..." (Buhari)

Veli, Allah'ın emir ve rızasından ayrılmayan bir kul olduğuna göre, ona düşmanlık eden kimsenin haklı bir sebebi olamaz. Burada Allah-u Zülcelal'in harbi; onu ya günahlara daldırması ya da küfür bataklığına saplamasıdır.

Ehl-i sünnet ve'l-cemaate göre, geçmiş ümmetlerde olduğu gibi, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)in ümmetinde de Allah'ın veli kulları vardır. Velilere inanmak haktır. Evliyaları kabul etmemek, Kur'an ayetlerini inkar olup, sapıklık ve küfürdür.

Allah-u Zülcelal'in veli kulları haktır ve veli kullara inanmak şarttır. Veliler de Allah-u Zülcelal'in kullarıdır. Onlarda herkes gibi insandırlar. Onlar nefis ve şeytanın peşinden gitmez, Allah-u Zülcelal'in emirlerine göre hareket ederler. Sur'un son nefhasına kadar Allah'ın veli kulları bulunacak ve eksik olmayacaktır.

Kıyamet günü, evliyaullah için ne mahzun olmak, ne kederlenmek ve ne de korku vardır. Allah-u Zülcelal'in veli kulları, Allah-u Zülcelal'e olan sevgilerinin fazlalığından, kendilerine tabi olan kimseleri dünya sevgisinden koparıp Allah-u Zülcelal'in doğru yoluna bağlarlar.

Allah dostlarını sevenler, besledikleri muhabbetten dolayı, Allah-u Zülcelal'i de sevmiş olurlar ve böylelikle Allah-u Zülcelal'in dostluğunu kazanırlar. Çünkü Allah için Allah dostlarına muhabbet, Allah-u Zülcelal'i sevmek demektir. Allah dostlarının münkirliğini yapanların çoğunluğunun küfür üzere ahirete gittikleri görülmüştür. Allah dostlarına yakın olmanın faydası çoktur. Bu dünyada evliyalara yakın olan kimse, aynı yakınlığı ahirette de muhafaza eder. Allah-u Zülcelal bir insana dost olursa, herkes ona itaat etmek mecburiyetinde kalır.



VALİNİN AKİBETİ

Seyyid Ahmed Bedevî Hazretlerinin Kuzey Afrika ve özellikle Mısır'ın tasavvuf hayatında derin izleri olduğu gibi tasavvuf tarihi içinde de önemli bir yeri vardır. Tasavvuf ehli onu Abdülkadir Geylânî, Ahmed Rufâî ve İbrahim Desûkî (kaddesallahu esrarahum) gibi zevatı kiram ile birlikte ‘Aktab-ı Erbaa’dan biri olarak kabul eder ve hürmet gösterirlerdi. Nitekim Bedeviyye Tarikatı mensuplarının haçlılara karşı verdikleri çetin mücadele de bilinmektedir.

Her devirde Allah dostlarına sataşan ve düşmanlık edenler olduğu gibi onun zamanında, hatta vefatından sonra da Seyyid Bedevî Hazretlerine sataşan ve karşı çıkanlar, onun büyüklüğünü inkâr edenler oluyordu.

İşte, Seyyid Bedevî Hazretlerine muarız olanların başında da Ahmed Bedevî Hazretlerinin medfûn bulunduğu Tanta şehri yakınında bulunan Garbiyye şehrinin vâlisi geliyordu. Bu vali, Seyyid Bedevî Hazretlerinin herkes tarafından sevildiğini çekemez, büyüklüğüne inanmaz ve aleyhinde olur olmaz şeyler söyleyip, ona dil uzatırdı.

Bu sebeple, Seyyid Bedevî Hazretlerinin türbesinde her sene düzenlenmekte olan mevlid ve Kur'an okuma törenlerine, kendi yönetimi altında bulunan Garbiyye ahalisini gitmekten men ediyordu. Vâlinin bu yakışıksız tavrını haber alan zamanın büyüklerinden Şeyh Muhammed Şenavî Hazretleri o şehre gidip, vâli ile görüştü.

Böyle yapmasının çok mahzurlu olduğunu, Seyyid Hazretlerinin çok büyük bir evliya olduğunu, aleyhinde konuşmaması gerektiğini anlatıp, kendisine çokça nasihatte bulundu. Fakat basireti kapanmış olan nasipsiz vâli, bu nasihatleri hiç kâle bile almayarak yürümekte olduğu bu yanlış yoldan dönmedi. İnatla eski hâline devam etti.

Olanlara çok üzülen Şeyh Muhammed Şenâvî, bu durumu mânevî olarak Seyyid Ahmedi Bedevî'ye arz ederek şikâyette bulundu. Bunun üzerine zuhuratta, Ahmed Bedevî Hazretleri tarafından Şeyh Muhammed Şenavî'ye: "Sabret! O, yakında cezasını bulacak. Bir zaman sonra onun yüzünde bir yiyici yara çıkacak ve önce dudaklarını, sonra da dilini yiyecek." denildi. Ve durum Şeyh Muhammed Şenâvî Hazretlerinin zuhuratta gördüğü gibi oldu. Bir zaman sonra vâlinin yüzünde bir yara çıktı. Bu yara önce dudaklarını, sonra dilini, daha sonra da yüzünü tamamen kapladı ve vali bu yara sebebiyle ölüp gitti.


GÜLİSTAN ARAŞTIRMA SERVİSİ


Ekli Dosya(lar) Önizleme(ler)
   
SABRİ KÖNTEK diyor ki:
SABRİ KÖNTEK İST:EYÜPSULTAN TÜM KARDEŞLERE SELAMLAR : ALLAH RAZI OLSUN TÜM KARDEŞLERDEN .MEVLAM YARDIMCINIZ OLSUN:...http://sabrikontek.azbuz.com http://sabrikontektirebolu.azbuz.com sabri-kontek@hotmail.com
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Görüntüleyenler: Son Mesaj
  Sözün derman olsun! KAFKASKAR 3 45 12-25-2008 11:20 AM
Son Mesaj: KAFKASKAR
  ALLAH İLE KUL ARASINA GİRMEK NE DEMEK? SABRİ KÖNTEK 3 49 11-22-2008 11:07 PM
Son Mesaj: tekniker58
  Allahın İkramına Talip Olmak Güzel Amelle Mümkündür SABRİ KÖNTEK 1 38 10-19-2008 09:47 PM
Son Mesaj: O.K
  Allah’ın Mü’minlere Cennette Hazırladığı Nimetler (1) SABRİ KÖNTEK 0 46 10-16-2008 12:56 AM
Son Mesaj: SABRİ KÖNTEK
  Alevilik Nedir? BaranCan58 55 531 10-14-2008 09:21 PM
Son Mesaj: Bedirhan
  Emanet Ehli Olmak SABRİ KÖNTEK 0 52 10-10-2008 11:50 PM
Son Mesaj: SABRİ KÖNTEK
  Vücudumuz için teşekkürler KAFKASKAR 0 80 10-02-2008 11:14 PM
Son Mesaj: KAFKASKAR
  Allah’ı niçin göremeyiz?-İrade-istenç KAFKASKAR 8 152 10-01-2008 11:25 PM
Son Mesaj: KAFKASKAR
  İnsanın Yaratan’a karşı duruşu KAFKASKAR 4 95 10-01-2008 11:24 PM
Son Mesaj: KAFKASKAR
  EY NEFSİM ! ! Sana Yazıklar Olsun KAFKASKAR 10 169 10-01-2008 08:21 PM
Son Mesaj: KAFKASKAR

Forum Atla:

İletişimSivas | Sivasliyiz.ComYukarıya dönİçeriğe DönHafifleştirilmiş SürümRSS Beslemesi






Seni Seviyorum Msn Nickleri Msn Adresleri Kevenli Check up