Cevapla 
 
Derecelendir
  • 0 Oylar - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Alimlerin Tasavvuf Hakkında Sözleri
04-09-2008, 09:55 PM
Mesaj: #1
Alimlerin Tasavvuf Hakkında Sözleri
Sadıklarla beraber olmanın gerekliliğine ayet ve hadislerin ışığında açıklık getirmeye çalıştık. Bütün bunlara ilave olarak müçtehid ulemanın sözlerinden de birkaç delil alarak konuyu neticeye bağlayacağız.

Muhaddis Ahmed b. Hacer Haysemi, Fetava-i Hadisiye isimli eserinde şöyle buyurmuştur: "Hülasa olarak Allah-u Zülcelal'e süluk eden şahıs için en güzel yol, bu söylenenlere vasıl olmak için, bir tabib-i azam olan mürşid-i kâmile tabi olup, tedavisinin altına girmektir."

İmam Fahreddin-i Râzî (K.S) Tefsir-i Kebir'inde Fatiha Suresi'ndeki:

"(Ya Rabbi) bizi, o kendilerine nimet verdiğin mesutların yolu olan doğru yoluna hidayet eyle." (Fatiha; 5-6)

ayet-i kerimesinde: "Bir kimsenin ancak bir mürşid-i kâmile teslim olup manevi dairesine girmek suretiyle, kendilerine nimet verilen kişilerin doğru yoluna hidayet olabilir." diye işaret ettiğini söylemiştir.

Hüccet-ül İslam İmam-ı Gazali (K.S), Sufiyyeye dahil olmanın ve onlarla beraber bulunmanın, farz-ı ayn olduğunu söylemiştir. (Şerh'ul Hikem li ibn Uceybe; 1/7)

Çünkü hiçbir kimse kusurlardan ve manevi hastalıklardan beri değildir. Yalnız bu durumdan peygamberler hariçtir, manevi hastalıklardan ve kusurlardan kurtulabilmek için mutlaka bir mürşid-i kâmile teslim olup intisab etmek gereklidir, demektedir. Tarikat ehline, Musa (A.S)'nın Hızır (A.S)'a yapmış olduğu şu teklif şeref olarak kafidir. Nitekim Allah-u Zülcelal, Kur'an-ı Kerim'de bu kıssayı hikâye ederek şöyle buyurmuştur:

"Musa (A.S)'nın Hızır (A.S)'a "Sana öğretilen ilimden bana da öğretmen şartıyla sana tabi olabilir miyim?" (Kehf; 66)

Musa (A.S) Ulu'l-Azm peygamberlerden olduğu halde, Hızır (A.S)'a manevi ilminden dolayı mutabaat yapmayı ve kendisini bu konuda irşad etmesini teklif etmiştir.

Musa (A.S): "Ya Rabbi (bilmek istiyorum) yeryüzünde benden daha alim bir kimse var mı?" diye Allah-u Zülcelal'e münacaatta bulundu.

Allah-u Zülcelal: "Evet kulum Hızır vardır." buyurdu. Musa (A.S) onunla konuşmayı ve beraber olmayı murad etti. Allah-u Zülcelal'de onların buluşmasını sağladı. Musa (A.S), Hızır (A.S) ile bir araya geldiği zaman bu ayet-i kerimeyi ona söyleyerek kendisine tabi olmayı teklif etti.

İşte bu ayet-i kerime, tasavvuf ehlinin, bu manevi ilmi elde etmek için bir mürşid-i kâmile intisab etmesinin gerekli olduğuna en büyük delildir. Ahmet bin Hanbel (R.A) daha önceleri tasavvuf ve tarikatı tasvip etmediği halde, Ebu Hamza Bağdadi (K.S)' yi gördükten sonra tasavvuf ve tarikatın hak ve de gerekli olduğunu itiraf etmiştir. Hatta oğlu Abdullah'a: "Oğlum bu insanlardan ayrılma, onlarla beraber ol; bütün emirlerin (Allah-u Zülcelal'in tanınması, zühd, vera ve güzel âhlak) başı bunlardadır." diye nasihatta bulunmuştur.

İmam-ı Gazâlî kendine bir mürşid arayıp bulduktan sonra, mürşidiyle beraber olmak sureti ile kendini yetiştirmeye çalışmıştır. Ve uzun zaman ondan istifade etmiştir.

İzzettin b. Abdüsselam mürşidi Hasan-ı Şâzelî'nin uzun zaman yanında bulunmuş ve sohbetlerine devam etmiştir. Hatta şöyle buyurmuştur: "Ben şeyh Hasan-ı Şazeli ile beraber olmadan önce kemalâtı ve İslam ahlakını bulamamıştım. Ancak onunla beraber olduktan sonra buldum."

Halbuki Allah-u Zülcelal ayet-i kerime de şöyle emretmiştir:

"Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve sadıklarla beraber olun." (Tevbe;119)

Diğer bir ayet-i kerimede de şöyle buyurmuştur:

"Bana yüz tutanın yolunu tut." (Lokman;15)

Bu ayet-i kerimelerden de anlaşıldığı gibi bir kimsenin bir mürşid-i kâmile intisab etmesi vaciptir. Hatta İmam-ı Gazali'nin buyurduğu gibi farz-ı ayndır. Çünkü sadıklarla beraber olmak, emir olarak bildirilmiştir.

Şeyh-ül Ekber İbn Arabi (K.S) şöyle buyurmuştur: "Her zamanda Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer gibi içi dışı, sözü özü birleşen zevatlar bulunmaktadır. Onlara sadıklar denir. Çünkü onlar özleriyle imanlarında, fiilleriyle amellerinde, sözleriyle hallerinde sabit, doğru, müstakim, haktan ayrılmaz zevatlardır. Bunlarla beraber olmayı Allah-u Zülcelal emretmiştir."

Peygamber Efendimiz (S.A.V) Haris b. Malik (R.A)’a: "Ya Haris! Nasıl sabahladın?" diye sormuş, o da: "Hak bir mü’min olarak!" cevabını verince, Peygamber Efendimiz (S.A.V): "Ne dediğine bak. Şüphesiz her hakikat için bir hakikat vardır. (Bunu ispat et) İmanın hakikati nedir?" buyurmuştur. Haris b. Malik (R.A): "Ben nefsimi dünyadan çevirdim cennetteki mü'minlerin sanki birbirlerini ziyaret ettiklerini görüyorum. Cehennemdeki insanların da sanki ateşin içinde yuvarlandıklarını görüyorum. Allah-u Zülcelal'i Arş-ı Âlâ'da bariz (tecelli ettiğini) görüyorum.” deyince, Peygamber Efendimiz (S.A.V): "Sen hak bir mü'minsin haline devam et!" diye üç kere tekrar etti ve: "Kim kalbini nurlandırmak istiyorsa Haris'e baksın." buyurdu. (Beyhaki, İman: VII/363,hd.10.592)

Tabi bu bakış manalı bir bakıştır. Zâhirî ve surî bakış murad edildiği gibi, râbıtadan murad olan manevi bakış da kastedilmiştir. Bu tür bir bakıştan dolayı insanın üzerine Allah-u Zülcelal'in rahmeti, feyzi ve bereketi geldiği için kalbi münevver (nurlandırmak) eder. İşte mürşid-i kâmillerin yüzüne bakmak da böyledir. Bu bakış ister zâhirî olsun, ister manevi olsun farketmez. Elde edilen menfaat aynıdır.

İmam-ı Gazali'ye "Hüccet-ül İslâm" Şeyh İzzettin bin Abdüsselam'a da "Sultanü’l-Ulema" dedikleri halde ve ikisi de şeriatı ve zâhirî ilmi en üst düzeyde bilmelerine rağmen yine de bir mürşid-i kâmile intisab etmişler ve tarikata girmişlerdir. Bütün bu deliller gün gibi aşikâr olduğu halde, bu ahirzamanda bizler niçin buna ihtiyaç duymuyoruz


Ekli Dosya(lar) Önizleme(ler)
   
SABRİ KÖNTEK diyor ki:
SABRİ KÖNTEK İST:EYÜPSULTAN TÜM KARDEŞLERE SELAMLAR : ALLAH RAZI OLSUN TÜM KARDEŞLERDEN .MEVLAM YARDIMCINIZ OLSUN:...http://sabrikontek.azbuz.com http://sabrikontektirebolu.azbuz.com sabri-kontek@hotmail.com
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Görüntüleyenler: Son Mesaj
  Yaşamak “bir daha” değil… KAFKASKAR 2 41 12-25-2008 12:29 PM
Son Mesaj: KAFKASKAR
  Ey gönül…Ölmedinse Uyan! KAFKASKAR 0 32 12-24-2008 11:11 PM
Son Mesaj: KAFKASKAR
  Koparma Tellerimi Bir Bir Ayırıp Senden… KAFKASKAR 4 52 12-04-2008 03:08 PM
Son Mesaj: KAFKASKAR
  Son Bakış… KAFKASKAR 2 47 12-03-2008 10:51 AM
Son Mesaj: KAFKASKAR
  Fark Etmeli İnsan ((erva ecrin)) 4 67 11-05-2008 08:52 PM
Son Mesaj: Mehmet kocsan
  Güzeli Seven Güzel! Sana Feda Edeceğim Güzellikler Ver! KAFKASKAR 5 80 11-05-2008 08:45 PM
Son Mesaj: KAFKASKAR
  Güzel Ahlak Sahibi Olmalıyız SABRİ KÖNTEK 0 52 10-30-2008 12:39 AM
Son Mesaj: SABRİ KÖNTEK
  Allahın İkramına Talip Olmak Güzel Amelle Mümkündür SABRİ KÖNTEK 1 38 10-19-2008 09:47 PM
Son Mesaj: O.K
  HZ. MUHAMMED (SAV): ''İNSANLAR UYKUDADIR, ÖLÜMLE UYANIRLAR'' SABRİ KÖNTEK 0 39 10-13-2008 11:50 PM
Son Mesaj: SABRİ KÖNTEK
  Emanet Ehli Olmak SABRİ KÖNTEK 0 52 10-10-2008 11:50 PM
Son Mesaj: SABRİ KÖNTEK

Forum Atla:

İletişimSivas | Sivasliyiz.ComYukarıya dönİçeriğe DönHafifleştirilmiş SürümRSS Beslemesi






Seni Seviyorum Msn Nickleri Msn Adresleri Kevenli Check up